Maddi sıkıntılar yaşayan Jerry, yaptığı dolandırıcılıkların su yüzüne çıkmaya başlamasıyla, ihtiyacı olan yüklü miktarda parayı elde etmek için bir plan yapar. Karısını kaçırtıp, çok zengin olan kayınpederinden fidye isteyecektir. Alınan fidyenin bölüşülmesi karşılığında bu iş için iki tane adamı görevlendirir. Adamların kadının evine girmesiyle, olaylar çığırından çıkacak ve basit bir kaçırılma hikayesi, ardı arkası kesilmeyen seri cinayetlere dönüşecektir.

1987 yılında, Minnesota’da gerçekten yaşanmış bir hikayedir, Fargo. Olayda yer alan kişilerin isteği üzerine isimler değiştirilmiş ancak geri kalan her şey olduğu gibi bırakılmıştır. Anlatıldığında kulağa son derece trajik ve gerilim dolu gibi görünen bu gerçek hikaye; Coen kardeşlerin üslubuyla, bir kara mizaha dönüşüyor. “Bu kadarı da olmaz” derken, izleyici yer yer gülmekten kendini alamıyor.

Birçok eleştirmenin Coen Kardeşler’in en başarılı filmi olarak değerlendirdiği Fargo, 7 milyon $ gibi düşük bir bütçeyle hazırlanmış olmasına rağmen 60 milyon $ hasılat elde etmiştir. En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi kadın oyuncu, en iyi yardımcı erkek oyuncu, en iyi özgün senaryo, en iyi sinematografi ve en iyi kurgu olmak üzere 7 dalda Akademi Ödülleri’ne aday olmuş, en iyi özgün senaryo ve en iyi kadın oyuncu dallarında ödül almıştır. 

Filmin müzikleri; The Big Lebowski (1998), Being John Malkovich (1999), A Serious Man (2009), Mildred Pierce (2011) gibi birçok başarılı filmin soundtrack albümüne imzasını atan Carter Burwell tarafından yapılmıştır. En az olay örgüsü kadar dikkat çeken film müzikleri, es geçilemeyecek kadar iyi. Ana tema olarak kullanılan “Den Bortkomne Sauen” isimli Norveç halk şarkısının yanında; Merly Haggard’ın “Big City”, Jose Feliciano’nun “Let’s Find Each Other Tonight” gibi ünlü şarkılarına da yer verilmiş.

Filme anlam katan; es geçilemeyecek bir diğer unsur da Frances McDormand’dır. Bu filmdeki performansıyla Oscar’a aday gösterilen McDormand;  7 aylık hamile, Marge Gunderson isimli bir polis memurunu canlandırıyor. Filmlerde sıkça karşılaştığımız; bütün gün donut yiyip televizyon izleyen polislere benzer bir tip yaratılmış. Donut ve televizon, cisim olarak gösterilmese de; karakterin altında bir yerlerde onların var olduğunu biliyoruz. Marge karakteri filmin en önemli mizah unsuru sayılabilir. Frances McDormand ise bu karakter için çok doğru bir seçimdir bana kalırsa.

90’lı yıllarda çekilmiş daha birçok kara filmle birlikte, kült filmler arasında adı geçen Fargo; 98 dakika gibi kısa bir sürede izleyiciyi içine çekip, komedi ve gerilimi bir arada yaşatıyor. Başarılı açık alan çekimleriyle akılda kalıyor. Barton Fink (1991), The Big Lebowski (1998), The Man Who Wasn’t There (2001) filmlerini beğendiyseniz; Coen sinemasının en önemli örneği sayılan bu film için 98 dakikanızı ayırmanızı öneririm.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi