Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa

1996 yılında Joel ve Ethan Coen tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan Fargo bir adamın kalkıştığı plan ile hayatın olasılıkları içerisinde tahmin edilemez bir maceranın ve kovalamacanın başlamısın temsilidir. Sinemadaki kan ve hırs temsilleri arasında çok farklı bir yerde duran Fargo sinefiller için her zaman farklı bir yerde durur, çünkü beyazın korkutuculuğu içerisinde ilerleyen film aynı zamanda arkasında soru işaretleri de bırakan büyük bir kara komedinin de resmedilmesidir. Biz de bu soru işaretlerinden yola çıktık ve Fargo hakkında bilinmesi gereken 15 maddeyi derledik.

Joel Coen ve Ethan Coen tarafından yazılmış ve yönetilmiş ve kadrosunda William H. Macy, Steve Buscemi, Peter Stormare, Frances McDormand, John Carroll Lynch, Kristin Rudrüd, Harve Presnell olan; aynı zamanda kardeşlerin filmografisi içerisinde en değerli yerlerden birinde bulunan Fargo, gerçek bir olaydan esinlenilmiştir yazısı ile izleyiciyi karşılar. Bu karşılama ile beraber izleyicinin omuzlarına büyük bir yük binen filmde bir adamın hayat içerisindeki bunalmışlığı temsil edilir ilk başta. Karısının ve karısının babasının hayata karşı duruşlarından ve kendi hayatına olan müdahalelerinden bir nebze de olsa bıkmış olan araba satıcısı Jerry Lundegaard karısının kaçırılması için bir kurgu düzenlemeyi planlar. Karısının kaçırılmasını sağlayacak ve bu kaçırılma ile karısının babasınında büyük bir miktarda fidye elde ederek artık kendine göre zavallı olan hayatından kaçabilecek. Bu kurgunun oyuncuları olması için iki ‘kötü adam’ ile görüşür Jerry. Bunlar Carl Showalter ve Gaear Grimsrud’dur. İkili Jerry’nin karısını kaçıracaktır ve ona hiçbir zarar vermeden babasından fidyeyi alıp aralarında bölüşecektir. Bu kaçırılma olayından sonra Coen Sineması içerisinde büyük yer alan tesadüfler ve belki de hayatın gerçeklikleri baş göstermeye başlar. İki kötü adam bir polis tarafından durdurulunca ve bir cinayet işleyince artık filmin rotası başka bir yöne doğru evrilmeye başlar. Bu cinayeti araştırmak üzere hamile şerif Marge Gunderson devreye girer ve artık büyük bir kovalamaca başlar. Bir kişi kendi paçasını kurtarmak için kaçarken, bir kişi paranın hırsına kendini kaptırmışken; bir diğeri paranın hırsı ile mücadele etmeye çabalar ve bir diğeri de olayları çözmek için hayatını buna adamaya başlar. Tüm bu karmaşa içerisine bir de karın beyazının korkutuculuğu ve gözleri bulandıran dingin kaosu eklenince Fargo hem bir gerilime hem de bir kara komediye dönüşür. Sahnelerin unutulmazlığıyla beraber repliklerin içinde kaybolan izleyici aksanın getirmiş olduğu komedi ve hayatın sürüklediği olguların içerisinde muazzam bir sinematik yolculuğa çıkar. Biz de bu yolculuk içerisinde gözünüzden kaçmış olabilecek veya filme dair aklınıza başka bir fikri getirecek detayları derledik ve Fargo hakkında bilmeniz gereken 15 maddeyi sıraladık.

Hazırlayanlar: Elif Barış, Osman Karakülah

***Yazının bundan sonrası Fargo filmine dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Fargo Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!

Filmin İzleyiciyi Şaşırtması

fargo-8-filmloverss

Filmin izleyiciyi şaşırtması genel bilindik anlamda bir şok etme durumunu içinde barındırmıyor. Daha çok yönetmenlerin filmin ana konusu üzerinden dönmeyen bir filmi ortaya koymaları altında izleyiciyi oyuna getirmelerinden doğan bir şaşırtmaca yatıyor. Bunlardan ilki cinayeti araştıran ve aslında filmin merkezlerinden biri olan ana karakteri Marge Gunderson hakkında. Frances McDormand tarafından canlandırılan Marge yani filmin iyi tarafında olan ve filmin ana konusu olan cinayet ve kaçırılma olayının peşinde olan şerif filmin ilk 33 dakikasında yer almıyor. İlk 33 dakikada yani filmin yaklaşık üçte birinde yer almayan bu karakter aslında konunun merkezinde olsa da yönetmenlerin izleyiciye aktarmak istediklerinin dışında yer alıyor ilk başta. Filmin bir diğer şaşırtma noktası ise filmin beyaz karı üzerindeki kan kırmızısında yatıyor. Filmin dediğimiz gibi ana merkezinde yer alan kaçırılma olayı ve cinayet olsa da film lanse edildiği gibi kan içindeki bir film değil. Filmde ölen kişi sayısı yedi ve bunların beşini Gaear ikisini Carl öldürüyor. Bunun yanında şerif Marge ise sadece iki kere ateş ediyor tüm film boyunca.

Spontane Gelişen Kuş İmzası

fargo-2-filmloverss

Filmin başında yer alan daire çizen kuşlar hazırlanılmış ve planlı yapılan bir çekim değil. Bir kaza sonucu bu çekimler yapılıyor ve filme ekleniyor. Coen kardeşlere göre her zaman filmlerinde kuşlar hakkında bir şanslılık meydana geliyor ve buna şunları örnek veriyorlar: Barton Fink filminin sonundaki kuş ve Blood Simple’daki kuş sürüsü. Aynı zamanda Joel Coen de bu meydana gelmiş yönetmenlerin kuş imzası hakkında şunu dile getiriyor: “kuşlara yapmalarını istediğimiz şeyleri yaptırma konusunda bizim esrarengiz bir yeteneğimiz var”.

Filmin Görünmez Konuğu: George R.R. Martin

fargo-1-filmloverss

Fargo’da William H. Macy tarafından canlandırılan Jerry Lundegaard araba anahtarlarını Gaear ve Carl ikilisine vermek için bara girdiğinde, barın kapısının hemen yanında George R.R. Martin oturuyor.

Coen Kardeşlerin Filmdeki Referansları

fargo-7-filmloverss

Jerry Lundegaard filmin başında bir kişiyle telefonda konuşuyor. Telefonda konuştuğu bu kişini ismi Riley Dieffenbach’dır. Ancak bu kişinin ismini ve soy ismini ayrı ayrı düşündüğümüzde yani Riley ve Dieffenbach olarak iki kişi olarak düşündüğümüzde referansı görebiliyoruz. Bu ikili aynı zamanda John Frankenheimer imzalı Seven Days in May filminde yer alan iki şerif. Bununla beraber Coen Kardeşler’in filmde Stanley Kubrick göndermeleri oldukça göze çarpıyor. Carl şehre giderken ‘just a little of the ol’ in-and-out’ diyor ki bu cümle A Clockwork Orange’dan alınmış bir cümledir. Carl ve Gaear Minneapolis’den ayrılırken arabada These Boots are Made for Walking şarkısı çalmaktadır, bu şarkı da Full Metal Jacket filminin unutulmaz ögelerinden biridir. Son olarak da ikilinin kaçırma eylemini gerçekleştirirken kapıyı kırma sahneleri tamamen The Shining ile aynı çekimlere sahip bir sahnedir.

Kamerada Gözükmeyen Hayatlar: Norm ve Marge Gunderson

fargo-11-filmloverss

Joel Coen, Frances McDormand ve John Carroll Lynch’in filmde canlandırdıkları evli çift ruhunu tam anlamıyla hissetmek ve karakterlerinin ruhunu yakalamaları için canlandırdıkları Norm ve Marge Gunderson karakterleri için derin bir hayat hikayesi oluşturmuş. Ancak bu hikayenin hiçbir kısmını kamera önüne taşımak istememiş olsa da bu hikaye içerisinde oyuncuların karakterlere bürünmelerini istediği için onlara çok gerçekçi bir şekilde bu olay örgüsünü dikte etmiş. Kameralara yansımayan hayat hikayeleri ise şu şekilde: Norm ve Marge ikisi de polis olarak görev yaparken tanışır ve evlenmeye karar verirler. Ancak bu evlilik kararı ile bir karar daha alırlar, içlerinden biri işi bırakacaktır. Marge’ın daha iyi bir polis olması sebebiyle Marge polisliğe devam ederken Norm işi bırakır ve evde ördek boyamaya başlar. Çiftin artık ortak alanları olmadığı için film boyunca çifti sadece ya beraber yemek yerken görürüz ya da beraber yatarken.

Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi