Son dönemde hem Türkçe Rap, hem de dizilerimiz bir değişim içerisindeler. Zamanın ruhuna uyum sağlayan bu iki unsur birbirleriyle sağladıkları dirsek temasıyla, bu değişimi her ikisi için de faydalı bir yükselişe çevirmiş durumdalar.

Yıllarca aynı senaryoların ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirildiği ülkemizde diziler bir değişim içerisine girdi. Uzun süredir ağa, töre ve herkesin aynı holdingte çalıştığı inanılmaz aile ilişkilerinin döndüğü ailelerin bulunduğu diziler prim yapmıyor. Tabii ki bu topraklarda bu kodların tamamen çözülmesi oldukça zaman alacak. Hala bu diziler devam ediyor ama AB sınıfı izleyici bu yapımlara artık tamamen sırt çevirmiş durumda. Bu kitleye hitap eden diziler de alternatif hikayeler anlatmak zorunda. Aslında tüm bu değişimi tek bir kavramla da açıklayabiliriz: ”Netflix Affect”.

Netflix alışılagelmişin dışındaki yayın politikasıyla tüm dünyayı yerinden  sarsmış durumda ve ayrıca inanılmaz bir büyüme içinde. Netflix’in önümüzdeki yıl için hazırladığı bütçesi dünya üzerindeki yüzlerce ufak ülkenin ekonomisinden daha büyük bir hale gelmiş durumda. Türkiye’ye hala tam olarak entegre olamasalar da kampanyalarından ne kadar saldırgan ve istekli olduklarını görüyoruz.

Ülkemizde de bu ”Netflix Affect” sebebiyle yeni dijital yayın platformları oluşmaya başladı. BluTV ve puhutv. BluTV yapı ve işleyiş olarak kendisine Netflix’i örnek alan ve Netflix gibi, -yapımcı diliyle söylersek- daha edge (Uç) yapımlar yapmanın derdinde olan bir platform. puhutv’nin işleyişi daha farklı. BluTV internet platformu olmanın getirdiği rahatlıkla daha keskin ve dikkat çekici işler yapabiliyor. Ve bu işleri yaparken gayet akıllıca bir şekilde zamanın ruhunu çok iyi hesap ediyorlar. Türkçe Rap’in son yıllardaki değişimini ve yükselişini ilk fark edenlerin arasında büyük ihtimalle BluTV yöneticilerini de sayabiliriz. Fakat bu durum yalnızca BluTV yapımları ile sınırlı değil. Ulusal kanallarda yayınlanan, AB grubuna hitap eden ve ratingi yüksek dizilerde de Türkçe Rap’in kullanımına şahit oluyoruz. Örneklerimizi vermeden önce biraz da Türkçe Rap’in değişiminden, daha doğrusu ”beyaz yakalı”, şehirli kesmin son dönemdeki Türkçe Rap’le olan yakın ilişkisinden bahsetmemiz gerekiyor.

Türkçe Rap’in ve Türk Yapımların Kol Kola Yükselişi

Çukur - FilmLoverss

2000’lerde Türkçe Rap adına çok önemli eserler verilmiş olsa da bu dönem beğenseniz de beğenmeseniz de başka bir dönem. Sansor Salvo ve Kamufle ile başlayan bu değişimin günümüzdeki en büyük bayrak taşıyıcıları; Da Poet, Eypio, Ağaçkakan, Gazapizm ve tabii ki Ezhel. Hemen hemen hepsi Amerika’daki muadilleri gibi ”Para, pul, şan, şöhret, kadın hikâyeleri, cinsiyetçi sözlerle dolu şarkılar” yapmak yerine, derdi ve duruşu olan ciddi işler yapmanın peşindeler. Bu saydığım isimlerin büyük bir çoğunluğu protest tavırları olan sol görüşlü insanlar. Doğal olarak kendince belirli bir şekilde ”solda” konumlanmayan çalışan ”beyaz yakalı” kesimle anlaşmaları daha kolay oluyor. Daha önce çok fazla rastlamadığı bu alt kültürde kendisine yakın insanlar olduğunu fark eden ”beyaz yakalı” kesim o insanları inanılmaz bir sevgi ve heyecanla sarıp sarmalıyor. Bu konuya en güzel örneklerden biri herkesin tahmin edeceği gibi Ezhel. Ezhel’in başarısının en büyük sebebi müziği değil. Yanlış anlaşılmasın burda Ezhel’in müziğini asla kötülemiyorum. Ezhel, alt kültürden kendine tarz edinebilmiş biri. Bu sebeple başarılı. Yani başarısının altında yatan en önemli neden bu. Sesi ya da rhymları değil.

Son zamanlarda ‘’beyaz yakalı’’ kitlenin farklı olan her şeyi sevme davranışı geliştirdiğini bu Ezhel sayesinde gözlemleyebilirsiniz. Konu Ezhel’in iyi ya da kötü olması değil. Bu aslında onu sonradan seven kesim için hiç önemli değil. Bu kitle farklılığa o kadar aç ki; beğendiği şeyin farklı olması onun için yeterli oluyor. Ezhel şu an bu topraklarda muadili olmayan bir müzik yapıyor. Bir sürü insan autotune kavramını Ezhel sayesinde öğrendi. Yani Ezhel şu an bu kitle için oldukça farklı. Ezhel bir sonraki albümünde dünyanın en iyi rap albümünü de yapsa farklı bir şey yapamazsa ne yazık ki kendisini sarıp sarmalayan kitle, aynı zamanda kendisine en çabuk sırt çevirebilecek kitle. Ezhel öyle bir patlama yaptı ki konserlerine bilet bulunmuyor, sosyal medyanın her yerinde o var. İşte BluTV bunu fark edip, bu ülke standartları için oldukça başarılı bir iş olan 7YÜZ’ün bir bölümü için Ezhel’i kullandı. Şarkı dizi için özel yapıldı. Melisa Sözen ve Engin Hepileri’nin sahnesinde çalan ‘’İmkansızım’’ şarkısı Ezhel’in en sevilen şarkılarından biri olarak tüm dijital platformlarda satışa sunuldu. Ezhel’i sonradan seven bu kitlenin büyük bir çoğunluğunun aynı zamanda BluTV’nin en büyük hedef kitlesi olduğunu bilmek gerek. ‘’BluTV yapımı 7YÜZ’de Ezhel’e denk gelmek’’ tam olarak ‘’Bu kesime nasıl hitap edebiliriz?’’ sorusunun cevabı. Oldukça başarılı bir iş.

Bahsettiğim gibi yalnızca BluTV değil, ulusal kanallardaki yapımlar da bu meseleyi oldukça kullanıyorlar. Özellikle son zamanlarda bir dizi bölümlerinde çaldığı şarkılarla Youtube izlenme sayılarını direkt olarak etkiliyor. Uzun zamandır genel olarak beğenmesem de müzik tercihlerinde bu kadar başarılı bir dizi görmemiştim. Show TV’de yayınlanan Çukur dizisi. Türkçe Rap’in yükselişteki isimlerinden biri olan Eypio’nun dizi için seslendirdiği ‘’Gömün Beni Çukura’’ şarkısı Youtube üzerinden bir ayda 17 milyon izlenmeye ulaşmış durumda. Dediğim gibi Çukur Türkçe Rap’i çok etkili kullansa da genel anlamda şarkı tercihleri çok iyi. Musa Eroğlu’nun meşhur ‘’Mihriban’’ türküsü ve Ceylan Ertem’in ‘’Aşık Mahsuni’ye Saygı’’ albümünde coverladığı ‘’Zalım’’ parçası dizide kullanıldıktan sonra Youtube’daki izlenme sayıları 30 milyona ulaşmış durumda. Dizi ayrıca eskinin çok kaliteli gruplarından Replikas’ın ‘’Yaş Elli’’ şarkısını birçok insana tanıtmış oldu. Ve yine son bölümlerinden birinde Gazapim’den ‘’Heyecanı Yok’’ şarkısını çalarak seviyeyi iyice yükseltmiş durumdalar. Birkaç yıldır Youtube’daki bazı şarkıların altında ‘’X dizisinden gelenler burda mı?’’, ‘’X dizisinden önce de burdaydık’’ gibi yorumlara siz de denk gelmişsinizdir. Evet bazı şarkılar diziler sayesinde meşhur olabiliyordu ama Çukur dizisi bunu bambaşka bir seviyeye çıkardı.

Yine son dönemin beğenilen dizilerinden olan Ufak Tefek Cinayetler’’ dizisinde de kendisini yeni nesil rapçilerden saymasak da, onun en yeni nesil şarkısı diye tanımlayabileceğimiz ‘’Suspus’’ şarkısının çalındığını da belirtmek gerekiyor.

Ve son olarak bence tüm bu yazıya aslında en güzel örnek niteliğinde olan Sıfır Bir – Bir Zamanlar Adana’da – Gazapizm ilişkisi. Daha önce Youtube’da yayınlanırken BluTV’nin çok isteyerek ve emek sarf ederek bünyesine kattığı Sıfır Bir – Bir Zamanlar Adana’da tam olarak BluTV’nin istediği edge iş. Adana’nın varoşunda geçen bu hikayenin müziklerinde ise İzmir Göztepe’li bir rapçinin imzasını görüyoruz. Zaten bu yapımın müziklerini, ‘’Müzik değil acılardır evrensel olan”, “Bir insanın bir insana duyduğu şu aşka bakın, sanki bir halkın tüm özgürlük umutları”, “Tabutlar kaldırılır ve çocuklar kandırılır” gibi tespitleri ve sözleri olan Gazapizm’den başkası yapamazdı. An itibariyle Gazapizm’in Youtube’da en fazla dinlenen iki şarkısı Çukur’da da çalan ‘’Heyecanı Yok’’ ve Cashflow ve Esat Bargun’la birlikte seslendirdiği Pusula şarkıları.

Zamanın ruhu değişirken Türk yapımları ve Türkçe Rap de değişiyor. Bu ikilinin birlikteliğinden herkes mutlu durumda. Ratingler iyi, şarkılar dinleniyor, ‘’Beyaz Yakalılar’’ mutlu. Bakalım bu birlikteliğin şiddeti giderek artmaya devam edecek mi? Ve yeri gelmişken belirtmek gerekiyor; bu saydığım isimlerin kliplerini izlerseniz prodüksiyon olarak ülkedeki dizilerin yarısından daha kaliteli işler ortaya koyduklarını görebilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi