İtiraf ediyorum bu yazıyı Madonna konserinden sonra yazmaya karar verdim ve yazı konsept itibarıyla filmden daha çok Madonna hakkında olacak. 7 Haziran akşamı TT Arena’da Madonna 55bin izleyiciye (benim gibi ilk defa izleyeyenler için) unutulmaz anlar yaşattı. 2 saat aralıksız, dinlenmesiz, molasız sahnede en hareketli performansları canlı canlı gerçekleştiren sanatçı herkesi kendine hayran bıraktı. Ömrüm boyunca çocuklarıma dahi anlatacağım bir gösteri izledim.



Peki, sahnede canlı canlı film tadında koreografiler sergileyen sanatçının sinema kariyerini atlamak bir filmloverss yazarı olarak bana yakışır mı? Bugüne kadar uzun, kısa, animasyon dublajı gibi farklı türlerde 22 filmde rol almış şarkıcının sayılı filmini izlemiş olmama rağmen kariyerine en çok yakıştığını düşündüğüm Evita’yı yazmak istedim.



Arjantin Başkanı Juan Peron’un efsanevi eşi Eva (Duarte) Peron’un hayatını konu alan müzikal Madonna’nın hayatında da ayrı bir öneme sahiptir. Ünlü şarkıcı filmde rol alabilmek için yönetmene uzun uzun yazdığı mektuplar ve ikna çabaları sonucu rolü kapmıştır. Kendisinin bu rol için ne kadar uygun olduğunu, rolüne nasıl hazırlanmayı planladığın mektuplarında sayfalarca anlattıktan sonra yönetmen Alan Parker rol için kendisinde karar kılmış.



Başrollerini Antonio Banderas ve Jonathan Pryce ile paylaşan Madonna hırslarının peşinden koşan ve en sonunda zirveye tırmanan Eva Duarte rolü için gerçekten de çok çalıştı. Özel oyunculuk dersleri, haftalarca süren dans dersleri disiplinini hiç aksatmadan bir bir uyguladı. Ama yıllardır Broadway’in en başarılı oyunlarından biri olan Eva Peron’u bir dünya yıldızı da olsanız beyazperdeye uyarlamak ve bu algıyı yıkmak ne yazık ki çok zordu. Eleştirmenler tarafından Madonna’nın  muhteşem performansına rağmen oyunculuğu tutku ve heyecandan yoksun olarak değerlendirildi. Parker’ın yönetmenlik deneyimi ise apolitik ve suya sabuna bulaşmaz… Dediğim gibi belki de Broadway’de senelerce kapalı gişe oynayan oyundan sonra yeni bir çaba olarak filmi kabullenmek istemedi kimse veya beklentiler çok yüksekti. Sonuç olarak Madonna’nın hayatının rolü başkaları için pek de Madonna’nın hayatının rolü olarak görülmedi.



2 saat süren müzikalde Elizabeth Taylor’ın Cleopatra’daki rekorunu kırarak 85 kostüm değiştirdi Madonna. Aynı zamanda 39 farklı şapka, 56 çift küpe takan ve 45 çift ayakkabı giyen oyuncu o yıl Guinness Rekorlar Kitabı’na da girdi.


Sonuç olarak sinema tarihinde unutulmazlar arasında yer alamasa da sırf Madonna’nın performansı ve güzel sesi için izlenmesi gereken bir film. Ayrıca yine Madonna’nın muhteşem yorumuyla hayatımıza kattığı o güzel şarkıyı da es geçmemek gerek: “Don’t Cry For Me Argentina…”



2002 yılında o dönemdeki kocası Guy Ritchie’nin yönetmenliğinde rol aldığı “Swept Away” filmi de ne yazık ki hüsranla sonuçlandı ve şarkıcının oyunculuk kariyeri asla müzik kariyerindeki kadar parlayamadı. 

19 yıl sonra ülkemizde konser veren 52 yaşındaki (elimizde resmi kayıtlar olmasaydı asla inanmazdım ama) popun gerçek Diva’sı Madonna, sinema sektörüyle olamasa da müzik anlamında hayatlarımızı etkilemeye devam ediyor. Perşembe akşamki performansını izledikten sonra ümidimizi kaybetmememiz gerektiğini gördüm, bunca başarılı albümden neden daha başarılı bir film gelmesin…


İyi Seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi