Önceki Sayfa1 / 10Sonraki Sayfa

Hazırlayanlar: Batu  Anadolu, Levent Tanıl

İlk filmler her zaman heyecan vericidir. Sinemaya uzun yıllar katkıda bulunacak, filmleriyle ilham kaynağı olacak yönetmenler ortaya çıkabileceği gibi bu beklentileri boşa çıkaracak filmlerle de karşılaşmak olasıdır. Yine de zamanında görmezden gelinmiş, yerin dibine batırılmış ilk filmlerin yıllar içerisinde kazandığı değere baktığımızda bile, ilk filmlerle ilgili “hızlı ve öfkeli” değerlendirmelerden kaçınmak en doğru davranış gibi görünüyor!

Biz ise belki de işin biraz kolayına ve keyifli kısmına kaçtık. Dan Gilroy’un ilk yönetmenlik deneyimi olan ve bu hafta vizyona giren “Nightcrawler”ın, gerek eleştirmenler gerekse izleyiciler nezdinden büyük övgüler alması üzerine “En iyi İlk Filmler” dosyası hazırladık. Sizler de en beğendiğiniz ilk filmleri yorum kısmına eklemeyi unutmayın. Keyifli okumalar.

Jean Vigo – L’atalante (1934)

L’Atalante için hem ilk hem de son film denilebilir. À propos de Nice ve Jean Taris, Swimming Champion isimli iki kısa belgeselden sonra çok ses getiren Zéro de conduite isimli orta metraj filme imza atan Fransız yönetmen Jean Vigo’nun ilk uzun metrajı olan L’atalante’nin çekimleri oldukça zor geçer. Fransız anarşist Eugène Dieudonné üzerine bir film çekmek isteyen Vigo, Zéro de conduite’in Fransız eğitim sistemine getirdiği eleştiriler nedeniyle yasaklanmasıyla kendisine dayatılan senaryoya razı olur. Mavnalarda yaşayan insanları yeni evli bir çift üzerinden ele alan L’atalante, ikili arasındaki aşk ve gerilim dolu hikayeyi büyüleyici biçimde yansıtır. Özellikle zincirleme geçişler kullanarak ve farklı ruh halleri içindeki karakterleri üst üste bindirerek rüya tadında sahneler yaratan Vigo, görüntü yönetmeni Boris Kaufman’ın (sonradan 12 Angry Men’in de görüntü yönetmenliğini yapacaktır) deyimiyle “sinematik cennet”in temellerini atar. Şairane gerçekçilik akımı içerisinde coşkulu anlatımıyla diğer yönetmenlerden farklılaşırken filmin zorlu çekimleri esnasında verem hastalığının nüksetmesi sonucu filminin son kurgusunu yapamaz. L’atalante gösterime girdiğinde yerden yere vurulur ve kısa bir versiyonu vizyona sokulur. Vigo, bundan kısa bir süre sonra henüz 29 yaşındayken hayatını kaybeder. L’atalante ancak İkinci Dünya  Savaşı’ndan sonra ABD’de gösterildikten sonra hak ettiği övgüleri elde edecektir.

Önceki Sayfa1 / 10Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi