Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

“Shakespeare’in yaşamı, düşünceli akan, ışıltılı Avon nehri yakınında başladı. Nehir bugün Stratford’da Shakespeare’in gömülü olduğu Holy Trinity kişisesinin yanından geçer ve oyunlarının dünyanın tüm uluslarından insanlarca dinlendiği ve seyredildiği tiyatronun duvarlarının dibinden akar gider.” Venedik Taciri, Julius Caesar, On İkinci Gece, Romeo ve Juliet, Hamlet, Macbeth, Ophelia… Saymakla bitmeyecek ve güzelliğiyle başarısı tanımlanamayacak eserler veren Shakespeare’in edebiyat üzerindeki bu gücü, sinemaya da yansıdı. Shakespeare’in birçok eseri sinemaya uyarlandı ve hatta birçoğu tekrar tekrar uyarlandı ve uyarlanmaya da devam edecek. Çünkü Shakespeare’in eserlerinin zamansızlığı bizim zaman algımıza her geçen gün karşı koyuyor ve gün geçtikçe daha güçlü ve daha etkili hale geliyor. Bu sebeple Shakespeare’in sinemadaki yansımalarını daha net görebilmek amacıyla En İyi 10 Shakespeare uyarlamasını sizler için derledik.

En İyi 10 Shakespeare Uyarlaması

Hamlet (1948)

HAMLET (1948)

İngiliz Edebiyatı’nın en güçlü ve en etkileyici trajedilerinden biri olan Shakespeare’in en uzun oyunu Hamlet, edebiyat tarihinde en çok uyarlaması olan metinlerden biridir. Hem tiyatroda hem sinemada yerli ve yabancı birçok uyarlamasını izlediğimiz Hamlet’in en dikkat çekici uyarlamalarından biri de Laurence Olivier imzası taşır. Hamlet, Olivier’ın ikinci yönetmenlik deneyimi ve sinematografisi siyah beyaz olan tek filmidir. 20. yüzyılın en başarılı uyarlamacısı olarak anılan Olivier, yönetmenliğini yaptığı filmde başrolü de üstlenerek tüm zamanların en iyi Hamlet’i olarak anılır. “On Acting” eserinde hem sinema hem tiyatro oyunculuğu üzerine bilgilerini ve tecrübelerini paylaşan Laurence Olivier, Hamlet performansıyla Akademi’den En İyi Erkek Oyuncu Oscarı’nı alarak tescilli bir başarı da elde etmiştir. Prens Hamlet’in, kral babasını öldürdükten sonra tahta geçen ve annesiyle evlenen amcası Claudius’tan aldığı intikama odaklanan olay örgüsü, orijinal metne sadık kalarak Shakespeare’in kederden öfkeye evrilen hikâyesinde ihanet, intikam, ensest ve ahlaksızlık temalarının hakkını fazlasıyla vermiştir.

Kiss Me Kate (1953)

kathryn-grayson-and-howard-keel-in-kiss-me-kate-1953-filmloverss

Shakespeare’in Hırçın Kız (The Taming of the Shrew) adlı oyunundan uyarlanan film komedi ve müzikal türlerini iç içe geçiriyor. Kathryn Grayson ve Howard Keel’i başrolde gördüğümüz 1953 yapımı filmin yönetmen koltuğunda ise Cole Porter oturuyor.

Forbidden Planet (1956)

forbidden-planet-filmloverss

Bugün severek izlediğimiz birçok bilimkurgu filminin öncüsü olduğunu söyleyebileceğimiz Forbidden Planet, dönemin şartları altında değerlendirilerek izlendiğinde kıymetinin daha net anlaşılabileceği bir film. Shakespeare’in yazdığı son oyun olma özelliğini de taşıyan Fırtına (Tempest) adlı eserinden uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda ise Fred M. Wilcox oturuyor.

Throne of Blood (1957)

kumonosu-jo-1957-filmloverss

Akira Kurosawa da elbette Shakespeare ile yolu kesişmiş yönetmenlerden biri. 1957 yılında yönettiği Throne of Blood, Macbeth’in Kurosawa yorumu olarak değerlendirilebilir. Filmin özellikle aksiyon içeren sahneleri dönemin şartları altında yapılmış en iyi çalışmalardan biridir. Orijinal adı Kumonosu-jo olan filmin gelmiş geçmiş en başarılı Macbeth uyarlamalarından biri olduğu söylenebilir. İşin arkasında Kurosawa olduğunda ise bu durum pek de şaşırtıcı değildir.

West Side Story (1961)

westsidestory-filmloverss

West Side Story, bir Romeo ve Juliet uyarlaması aslında. Robert Wise ve Jerome Robbins’in yönettiği müzikal türündeki filmde Natalie Wood ve Richard Beymer’i görüyoruz. En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil toplamda 10 Oscar ödülü kazanan film Maria (Natalie Wood) ve Tony (Richard Beymer)’nin Romeo ve Juliet trajedisi tadında tüm müzikleriyle başarılı bir seyir sunuyor.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi