Önceki Sayfa1 / 11Sonraki Sayfa

Bu ay, korku sinemasının unutulmaz korku figürü Dracula’nın anlatılmamış bir hikaye adı altında ve bu sefer epik dediğimiz türe kayarak fantezi-epik\korku biçiminde karşımıza çıkacağı Dracula: Başlangıç ile M.Ö.79 yılında Vezüv Yanardağı’nın kısa bir süre içinde yok ettiği Pompeii’in tirajik sonunu kurgusal bir hikayeyle aktaran Pompeii filmlerinin vizyona girmesi üzerine epik sinemanın ana hatlarını çizip, türün en iyi 10 örneğini seçmek istedim.

Şiir ve edebiyatta olduğu gibi sinemada da çoğunlukla antik dönemlerdeki kahramanlık hikayelerinin destansı bir dille anlatıldığı tür olan epik; mitoloji, kutsal kitaplar, tarihe geçmiş büyük savaşlar veya iz bırakmış kişiliklerin biyografileri, kahramanlık hikayeleri ve anlatılageldikçe efsaneleşmiş olaylardan beslenir. Türün sinemadaki yolculuğuna baktığımızda, miladının 1914 İtalyan yapımı Cabiria olduğunu, 20’li yıllarda The Ten Commandments ile dini epiğin devreye girdiğini, altın dönemini ise 50’li ve 60’lı yıllarda yaşadığını görüyoruz. Türün 70’li yıllarla birlikte çaptan düştüğünü ve 90’lardaki kıpırtıların ardından 2000’de Gladyatör’ün göz kamaştıran ticari ve eleştirel başarısı, bunu takiben Yüzüklerin Efendisi serisinin epik\fanteziyi canlandırması, geçtiğimiz yıl Noah, bu yıl vizyona girecek Exodus gibi dini\epiklerin sahne alması gibi faktörlerle günümüzde epik sinemanın o şaşaalı günlerine erişemese de üretken bir dönemden geçtiğini söyleyebiliyoruz.

Peki, epik film dediğimiz zaman ne anlıyoruz, ne anlamalıyız? Epik, hemen hemen her türle yakın ilişki içinde olduğundan epik film sınıflaması genellikle yanış yapılmakta veya yapılamamakta. Epik film dediğimizde öncelikle izleyeni coşturan, galeyana getiren, o damara seslenen işleri gözümüzün önüne getirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda, yapılmış epik film listelerini incelediğinizde Rüzgar Gibi Geçti’den Doktor Jivago’ya, Titanik’ten Schindler’in Listesi’ne, bilimkurgu ve savaş filmlerine kadar sayısız filmin epik olarak değerlendirilebildiğini göreceksiniz. Ancak en büyük yanlış, özellikle epik sinemada tür değerlendirmesi yaparken filmin baskın olmayan türünü baz almak ve bazen de büyük ölçekli, gösterişli dev yapımları epik olarak değerlendirmek. Öyle düşündüğümüz zaman Avatar da epiktir. Ama filmin bilimkurgu olduğunu göz ardı edebilir miyiz? Evet, Avatar aynı zamanda epik\fantezidir fakat epik sinemaya bu şekilde bakarsak sınırlarını çizmemiz çok güç olacaktır. Burada yapmamız gereken filmdeki epik unsurların o filmi epik yapmaya yetip yetmeyeceğini dartabilmek ve alt tür listelerine yönelmek olacaktır. Bu yüzdendir ki, en iyi 10 epik film listemi hazırlarken kılıç sandalet epiklerini ve tarihi epik olarak da adlandırabileceğimiz filmleri baz aldım. Tarihi epik derken de  Gandhi gibi biyografi epikleri eleyip Abel Gance’ın biyografik epik olmasının yanında şablonumuza da uyan Napolyon’unu almayı uygun gördüm. Dönem filmine yakın duran eserleri dışarda tutup, tarihi epiği de sadece tarihte yaşanmış olayları ele alan filmler olarak düşünmediğimi belirtmek istiyorum. Kurosawa epikleri bu şekilde listedeki yerlerini aldılar. Yine bu yaklaşım neticesinde Excalibur ve Yüzüklerin Efendisi üçlemesi gibi epik\fantezileri değerlendirme dışında tuttuğumun altını çizeyim.


Önceki Sayfa1 / 11Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi