Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Todd Haynes’in son filmi Carol, kadın cinselliğini cinsel yönelim ile harmanlayan ve eleştirmenler tarafından olumlu yorumlar alan bir film oldu. Bu film sayesinde tekrar gündeme gelen kadın eşcinsel cinselliği konusunda BFI en iyi 10 Amerikan lezbiyen filmi listesi hazırladı. 

Kadının cinselliğinin her zaman korkulu bir rüya olması tekerrür etmekten öteye gitmedi zaman içerisinde. Freud kadın cinselliğine bilinmezlik alanı olarak yaklaştı, kadının fallik haseti içerisinde olduğunu söyledi. Tarihler ve toplumlar boyunca kadın cinselliği bir mağara alegorisi içerisinde kendi gizemini korudu. Bu gizem ile tıpkı gizlenen bir tarikat gibi kadın cinselliği saklandı fakat elbette yok olmadı.

Kadın cinselliğinin şeytanın akıl çelmesi, cadı oyunu veya günaha sokan şey olarak tanımlayan toplumlarda bio siyaset aslında her zaman kadın cinselliğinin üzerinden egemenliğini kurmuştur. Bu egemenlik anlayışı cinsiyet kimliklerinin sınırlarını ve yasaklarını çizerek egemenliğin tek elde toplandığı bir örgüt halini almıştır zamanla. Bu baskıcı ve zorlayıcı siyaset heteroseksüel, beyaz erkek için bir kurtarıcı bir süper kahraman elbette fakat bu iki özelliğin alt başlıklarında toplumun erkek algısına zıt bir özelliği olursa bu erkek yine bio siyasette kurulmuş olan egemenliğin ayağı ile ezilir. Erkek için bir kaçış noktası olabilecek bu siyaset kadın için ise işkencenin ve zorbalığın eril düşüncesinin sadece görünen kısmı.

Kadın cinselliği gizli kapaklı konuşulsa da toplumun yüzeyinde saklanan bir cinsellik. Özellikle hetero normatif toplumlarda eşcinsel bir kadının cinselliği en büyük tabulardan biri. Fakat bu gizli ve gizemli olanın çekiciliği bio siyasetin kanı kemiği olan heteroseksüel erkek için her zaman fantezi olarak ortaya çıkar. Bu erkek için lezbiyen cinselliği hem yasak olması gereken hem de en çekici ‘şeylerden’ biri olur, tıpkı Havva’nın elması gibi. Bu gizli ve merak edilen cinsellik için uzun yıllar boyunca eril düşünce çerçevesindeki zihniyetler lezbiyen film temasını ellerine koz edindiler. Fakat son yıllarda lezbiyen film konusunda yeni bir devrim gerçekleşti ve kadın cinselliği ve kadın eşcinselliği bir fantezi merceği altında olmaktan çıktı, özgür kaldı. İşte bu özgür kalan filmler arasından BFI en iyi 10 Amerikan lezbiyen filmi listesini yayınladı.

BFI Tarafından Seçilen En İyi 10 Amerikan Lezbiyen Filmi

Caged (1950)

caged - filmloverss

John Cromwell’ın yönettiği 1950 yılı yapımı film Marie Allen’ın (Eleanor Parker) hikayesine odaklanıyor. Marie 19 yaşındaki hayatın korkuttuğu bir dul kadındır. Yaptığın bir hırsızlık ile yakalanınca Marie cezaevine yollanır. Orange is the New Black gibi popüler kültürün son ürünü olan bir yapımın yıllar önce yapılmış heyecan verici önderi olan Caged, kadının cinselliği ile kapana sıkılmışlığının en güzel örneklerinden biri. En iyi kadın oyuncu (Eleanor Parker) ve en iyi yardımcı kadın oyuncu (Hope Emerson) dallarında akademi ödüllerine aday olan filmde, egemenliğin bir kadın elinde olması durumunun kadın cinselliğine baskısı ve bu öğretilen baskının kadın elinde bile hala meşru olduğunu gösteriyor.

Double Strength (1978)

double - strength - filmloverss

Barbara Hammer‘ın kısa filmi olan Double Strength bir lezbiyen tarafından çekilmiş ilk lezbiyen temalı film unvanını taşıyor. Bu kısa filmde Hammer kendi aktivist tarafını ortaya çıkarıyor ve lezbiyen kimliğini, lezbiyen kimliğinin arzularını ve cinselliğini kamera ile buluşturuyor. Hammer’ın kullandığı teknikler ve yaptığı kurgular filmi kurgusal olan ile realitenin, fantezi ile gerçekliğin kesişmesi ve parçalara ayrılarak birbirine karışmasına olanak sağlıyor. Birçok uluslararası galeride ve müzede gösterilmiş olan film Hammer’ın 70’lerde yapmış olduğu lezbiyen kimliğini merkeze aldığı filmlerden sonuncusu. Bu kısa film cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim konusunda yapılmış en ‘nokta atışı’ yapımlardan birisi.

Born in Flames (1983)

born - in - flames - filmloverss

New York’ta geçen bu distopik filmde kadınlar erkek gücüne karşı artık bir şey yapılması gerektiğini düşünerek gücü ellerine almak için bir devrim yapıyorlar. Bu filmdeki cinsiyet farkı sorunları, cinsel yönelim konusundaki kavgalar ve kadın hakkı için verilen savaş bir adım öne çıkarılıyor. Filmdeki kadın oyuncular kendi hayatlarındaki aktivist ruhlarını filmde çok başarılı bir şekilde yansıtıyorlar. Oyuncular arasında en iyi yönetmen Oscar ödülünü kazanan Kathryn BigelowAdele Bertei, Florynce Kennedy ve Sheila McLaughlin yer alıyor. Bu feminist hareketin öncü filmlerinden biri olan Born in Flames kadın cinselliğinin en realistik ve anti-militarist ele alınan örneği. 

Desert Hearts (1985)

desert - hearts - filmloverss

Lisa Cholodenko‘nun 2010 yapımı The Kids Are All Right filminin belki de öncüsü diyebileceğimiz Donna Deitch’in 1985 yapımı Desert Hearts filmi lezbiyen bir çiftin gerçekliğine odaklanıyor. İki heteroseksüel oyuncu Helen Shaver ve Patricia Charbonneau tarafından canlandırılan lezbiyen çift filmde Hollywood tarzında toplumun normları tarafından harmanlanmış bir çifti oynuyorlar. Lezbiyen bir yönetmenin, anaakım izleyici için yapmış olduğu bu kadın eşcinsel temalı film yayınlandığı dönemde özellikle sevişme sahneleri konusunda uzun bir süre gündemde kaldı. Hatta bu sahneler ile özdeşleşmiş olan film, iki oyuncunun hafızalara lezbiyen kimliği ile yer etmesine olanak verdi. 1961 yapımı The Misfits yapımının hikayesinden etkilenilen film kullandığı eril western müzikleri ile farklı bir hava yakalıyor.

Female Misbehaviour (1983-92)

female - misbehaviour - filmloverss

Alman film yapımcısı, performans sanatçısı ve yazar Monika Treut tarafından çekilen film, dört kısa hikayeden oluşuyor. Yine aktivist Annie Sprinkle‘ı başrole taşıyan Treut, seksin ve cinsiyetin sınırlarında ateşli bir yolculuk yapıyor. Kadın cinselliğinin sınırlarını kırmaya çabalayan bu iki aktivist, performans sanatçısı çok cesur bir işe imza atıyorlar 80’li yıllarda. Bu korkusuz yapımda kadın cinselliği, lezbiyen ilişki yanında sadizm ve mazoşizm ilişkisi bağlamında cinsel arzuların kapıları seyirciye önceden hiç olmadığı kadar sınırsız bir şekilde açılıyor. Camille Paglia‘nın Sprinkle ile beraber yer aldığı filmde, Paglia film için ‘sosyal ve cinsel alanlarda “uzaylı” olan kendisinin günlük hayatının fotoğraflanması gibi’ tanımını yapıyor.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi