Bir film tekrar sinemaya uyarlandığında orijinalinden daha iyi olabilir mi? En az orijinali kadar başarılı 10 yeniden çevrimi sizler için sıraladık!

Hollywood sinemasının yeniden çevrim filmleri ne kadar çok sevdiğini biliyoruz. Ellerinde malzeme mi kalmadı bilinmez, neredeyse her yıl başka birkaç filmin sinemaya tekrar uyarlanmasına şahit oluyoruz. Ghostbusters, Teenage Mutant Ninja Turtles, Jumanji… Ancak kimi zaman bu filmlerin bazıları orijinallerinden daha iyi işler çıkartıyor. Şöyle alalım:

En Az Orijinali Kadar Başarılı 10 Yeniden Çevrim!

Some Like It Hot – 1959

somelikeithot-filmloverss

Çoğu sinema izleyicisi Some Like It Hot filminin 1935 Fransız yapımı Fanfare D’amour filminden esinlenilerek çekildiğini bilmiyordur. Bunun en büyük sebebi Some Like It Hot’ın günümüzde bile hala en başarılı komedi filmleri arasında yer almasından olabilir. Marilyn Monroe‘nun ışığıyla büyülediği filmde asıl alkış Jack Lemon ve Tony Curtis‘ın.

The Thing – 1982

thething-filmloverss

Biri 1951, biri 1982 yıllarında çekilen The Thing John W. Campbell Jr.’ın “Who Goes There?” isimli hikayesinden uyarlandı. Howard Hawks‘un 1951 yılında beyazperdeye uyarladığı The Thing From Another World, izlemesi oldukça keyifli bir film olmasına rağmen John Carpenter‘ın The Thing’i birçok açıdan daha farklı ve yenilikçiydi. Makyaj ve efekt konusunda dönemine göre çığır açan filmin müzikleri de efsane besteci Ennio Morricone‘a aitti. İlk filme göre daha klostrofobik ve paranoyak bir tatla sunulan The Thing, “Hangisi insan değil?” sorusuyla deyim yerindeyse tırnak yedirtiyor.

Scarface – 1983

scarface-filmloverss

Yoksa siz de efsanevi Scarface filminin bir yeniden çevrim olduğunu bilmeyenlerden misiniz? Al Pacino‘nun başrolünde oynadığı kült Scarface aslında 1932 yılında çekilen aynı isimli filmin yeniden çevrimi. 1932 versiyonunda gangster Al Capone‘un odaklanılan düşüşü ve yaptığı çapkınlıklar yerine, 1983 yapımında Brain DePalma hayali karakter Tony Montana‘nın yükselişine ve çöküşüne odaklandı. Öyle ki Al Pacino’nun baş döndüren performansı sayesinde tüm dünya Al Capone’u Montana olarak hatırlıyor.

The Fly – 1986

theflz-filmloverss

John Carpenter The Thing için ne yaptıysa,  David Cronenberg de aynısını The Fly için yaptı. 1958 yapımı The Fly’ı fikir olarak alan Cronenberg, kendi versiyonunda taptaze ama bir o kadar da “iğrenç” bir filme imza attı. Başrol oyuncusu Jeff Goldblum‘un mükemmel performansıyla benzersiz bir drama ve aynı zamanda korku filmine dönüşen film, o dönem hepimizin korkulu rüyası olmuştu.

Heat – 1995

heat-filmloverss

İki versiyonu da yönetmen Michael Mann‘a ait olan Heat, 1989’da L.A Takedown adıyla sinemadaydı ancak başarısız bir olarak değerlendirildi. Ancak daha sonra Michael Mann senaryo üzerinde değişiklikler yaptı ve 1995 yılında yeni bir versiyon çekti. Yanına Robert DeNiro ve Al Pacino‘yu alan yönetmen filmini yeniden çekerek yeni versiyonunu adeta efsaneleştirdi. Her yönetmenin başına gelmeyecek bir şeye imza atan Mann, kendi filmini tekrar uyarlayarak kendine bir şans daha vermiş oldu.

Oceans’s Eleven – 2001

oceanseleven-filmloverss

Orijinali 1960 yılında çekilen Ocean’s Eleven‘ın başrollerinde Frank Sinatra, Sammy Davis Jr. ve Joey Bishop gibi isimler yer alıyordu. Yeniden çevrimi ise 2001 yılında gerçekleşen filmin kadrosu yine yıldızlarla doluydu: Brad Pitt, George Clooney, Matt Damon, Julia Roberts, Andy Garcia… İlk filmi hala kült olarak kalmış olsa da, yeniden çevriminde Brad Pitt – George Clooney ikilisinin muhteşem performansı ve yönetmen Steven Soderbergh‘in basit bir soygun hikayesini böylesine sürükleyici bir şekilde anlatmış olması kesinlikle kaçırılmamalı.

The Manchurian Candidate – 2004

THE MANCHURIAN CANDIDATE, Denzel Washington, Kimberly Elise, 2004, (c) Paramount

Birçok film yazarı tarafından gönülsüz olarak nitelendirilen bir oyunculuk sergileyen Frank Sinatra‘nın aksine 2004 yapımı The Manchurian Candidate filminde başrol oynayan Denzel Washington belki de kariyerinin performansını sergilemişti. Meryl Streep ve Liev Schreiber ile devleşen filmin çarpık yapısı, uyarlandığı romana adeta hakketiğini gösteriyordu.

The Departed – 2006

Costello’s henchman, French (RAY WINSTONE), throws Billy Costigan (LEONARDO DiCAPRIO) into a wall after a scuffle with a bar patron in Warner Bros. Pictures’ crime drama “The Departed.” PHOTOGRAPHS TO BE USED SOLELY FOR ADVERTISING, PROMOTION, PUBLICITY OR REVIEWS OF THIS SPECIFIC MOTION PICTURE AND TO REMAIN THE PROPERTY OF THE STUDIO. NOT FOR SALE OR REDISTRIBUTION.

The Departed filminin orijinalinde Çin sinemasına ait ve isminin Infernal Affairs olduğunu biliyor muydunuz? Çok başarılı bir polisiye hikayeyi anlatan Infernal Affairs, yönetmen Martin Scorsese‘nin dikkatini çekiyor ve Scorsese bu hikayeyi yeniden sinemaya uyarlıyor. Oyuncu kadrosuyla adeta yıldız geçidi olan filmde, özellikle Jack Nicholson tam anlamıyla döktürüyor. Kimilerine göre The Departed Scorsese’nin son 10 yılda çektiği en iyi film.

Casino Royale – 2006

casinoroyale-filmloverss

James Bond karakteri kadar her dönemin standardına uyabilen başka bir karakter var mıdır? Sanmıyoruz. Birçok kez sinemaya uyarlanan, devam filmleri çekilen James Bond serisinin belki de en akılda kalıcısı Casino Royale, eski versiyonuna göre birçok açıdan daha başarılı. Orijinal Casino Royale seksist, yer yer yabancı düşmanlığı içeren bir yapıya sahip. Daniel Craig‘in yer aldığı Casino Royale ise James Bond’un daha derinine inen, daha karmaşık, daha detaycı. Kadınlara olan düşkünlüğü ile bilinen Bond’un kırılmış kalbini ve hasarlı karakterini görmüş oluyoruz.

Dredd – 2012

dredd-filmloverss

1995 versiyonu 90’lı yıllar için çok etkileyici olsa da Sylvester Stallone‘nin abartılı oyunculuğu ve banal diye tabir edebileceğimiz diyaloglar şimdiki sinema izleyicisine pek uygun değil. 2012 yapımı yeni versiyon Dredd filminde ise yönetmen çizgi roman dünyasına sadık kalıyor ve o evreni daha gerçekçi gösteriyor.

Kaynak: MoviePilot

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi