Hollywood’un cinsiyetçi tavrına karşı son zamanlarda sesini yükselten pek çok kadın oyuncu arasına Oscar Ödüllü Emma Thompson da katıldı. 

Hollywood’un ezelinden beri var olan cinsiyetçiliği ve sektör içerisindeki kadınlara karşı tutumuyla mücadele etmek zorunda kalan ve pek çok önemli işlere imza atan kadın oyuncular uzun süredir Hollywood’a karşı seslerini daha da yükselmiş durumdalar. Rose McGowan, Nicole Kidman, Maggie Gyllenhaal, Kristen Stewart, Carey Mulligan, Meryl Streep gibi nice başarılı oyuncuların verdiği bu mücadeleye şimdi de Howards End (1992), Sense and Sensibility (1995), Love Actually (2003) gibi filmlerin yıldızı Oscar Ödüllü oyuncu Emma Thompson da katıldı.

Radio Times‘a konuşan Thompson, Hollywood’da kadınlara pek çok konuda fırsat tanınmamasından ve kadınların maruz bırakıldığı yaş ayrımcılığından bahsederek sektör içerisindeki cinsiyetçiliğin şimdilerde daha da kötüye gittiğini vurguladı. “Herhangi kayda değer bir gelişmenin söz konusu olduğunu düşünmüyorum ve bence kadınlar için nasıl görünmeleri gerektiği konusu benim gençlik zamanlarımda olduğundan bile daha kötü bir durumda. Bu yüzden, hayır, hiç de etkilenmedim. Bu hâlâ tamamen boktan bir durum. Gençken daha iyi bir dünyaya doğru yol aldığımızı düşünüyordum gerçekten. Ancak şimdi dönüp baktığımda özellikle kadınlar için hatırladığımdan daha kötü bir vaziyette her şey ve ben bunu çok rahatsız edici ve üzücü buluyorum. Bu nedenle birçok genç kadın oyuncular gibi geride kaldım ve aslında onlarla yaptığım konuşmalardan çıkardığım sonuç şu ki; aynı şeylerle yüzleşiyor, aynı şeyleri yazıyoruz ve hiçbir şey değişmiyor. Kadınların uğradığı cinsiyetçilik ve nahoşluk daha da kökleşiyor ve daha da büyüyor.” diyerek ifade ediyor kendisini başarılı oyuncu.

56 yaşında olan Thompson, The Legend of Barney Thomson adlı son filminde 77 yaşındaki bir seks işçisini canlandırıyor. Bu konuya da değinen Thompson bunun yaş ayrımcılığı olduğundan bahsederek “Bu rolü üstlenecek o yaş civarlarında biri gerçekten hoş olurdu. Ancak oldukça komik bir rol olduğu için direnemedim ben de.” diyor.

Benzer yaş ayrımcılığına Hollywood hakkında görüşlerini dile getiren Maggie Gyllenhaal da maruz kalmıştı. 37 yaşındaki oyuncuya 55 yaşındaki bir adamın sevgilisi rolünde oynayamayacak kadar yaşlı olduğu söylenmişti. Hollywood’un bu mizojinik tavrı karşısında kadınların kendi yerlerini bulabilmesi ne kadar zorlu bir mücadele olsa da hem kamera arkasındaki hem de kamera önündeki kadınlar seslerini olabildiğince daha da yükseltiyor ve pek çok harika işler yapmaya devam ediyorlar. Bu vesileyle Reese Witherspoon‘un 2012 yılında kurduğu, sinemada güçlü kadın karakterlere odaklanan filmler üretme amacı taşıyan yapım şirketi Pacific Standard ile Meryl Streep‘in destekçisi olduğu, sinemada kadınların sesini duyurmayı amaçlayan ve 40 yaş üstündeki kadın senaristlerin imkânlarını arttırmak için kurulan bir senaryo geliştirme programı olan The Writers Lab‘i de hatırlatmadan geçmeyelim! Neticede Nicole Kidman‘ın da dile getirdiği gibi “Bu cinsiyetçiliğin önüne geçmenin en mühim kısmı birbirimize destek olmak ve bir kız kardeşlik inşa etmektir.”

 

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi