Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa

Steven Spielberg imzalı 1982 yılı yapımı E.T. the Extra-Terrestrial bilimkurgu dünyası içerisinde yeni bir atmosfer yaratıcısı olmuştur. Bir uzaylı ile dünyalı bir çocuğun aralarındaki bağ ile ilerleyen hüzün dolu ama aynı zamanda her zaman umut ışığını da göğsünde taşıyan film, 80’ler bilimkurgu dünyasının bir doruk noktasıdır. Biz de bu doruk noktasını inceleyerek E.T. the Extra-Terrestrial hakkında bilmeniz gereken 15 detayı derledik.

Steven Spielberg tarafından yönetmenliği yapılan Melissa Mathison tarafından senaryosu yazılmış olan film, E.T. the Extra-Terrestrial bir uzaylının, dünyanın dışından dünyayı incelemek için gelmiş ancak terk edilmiş bir canlının bilinmediği topraklarda yapayalnız kalmasıyla beyazperdede yolculuğuna başlar. E.T. yapayalnız kaldığı ve korkutuculuğu içerisinde kendi yolunu kaybettiği bu dünyada hayatta kalmak için bir yol ararken kendini bir anda bir evin arka bahçesinde bulur. Bu arka bahçe aslında evinde olsa da kendini bu eve ve çevresindekilere yabancı hisseden Elliot’ın (Henry Thomas) evidir. Klasik bilimkurgu-gerilim hikayesinin başlangıç klişesi ile Spielberg izleyiciyi ilk başta bilinmezliğe doğru bir yola sürükler. Evin arkasındaki depoda Elliot korkulu ama bir o kadar da meraklı bakışlarla E.T. ile karşılaşır. İşte tam da bu noktada Spielberg klişesinin kırılmasını yaratır ve kendi büyüsünü yaratır. Elliot E.T.’yi öldürmeye, E.T.’de Elliot’ı yemeye falan çalışmaz. Aralarında tarifi imkansız bir bağ oluşur. Bu bağ ile beraber Elliot E.T.’yi gardırobunda saklamaya başlar. E.T.’nin isteği evine dönmektir ve yapabildiği doğaüstü olaylar ile Elliot’ın güvenini ve merakını kazandıktan sonra konuşma yetisini eline alarak ‘call home’ der. Bu arayış, bu çağrı E.T.’nin eve dönme arzusunu yansıtırken Elliot için de yapılacak bir amaç ve kendini değerli hissedebileceği bir gaye olur.

Elliot E.T.’ye yardım etmeye çabalarken Elliot’ın büyük erkek kardeşi Michael (Robert MacNaughton) ve küçük kız kardeşi Gertie (Drew Barrymore) E.T.’yi tanımaya ve onunla iletişim kurmaya başlarlar. Michael E.T.’nin eve dönmesi için çabalarken, Gertie de E.T.’nin iletişim kurması için ona bilmeden de olsa yardım eder. Ancak E.T. ile Elliot arasında tüm bunların yanında başka bir bağ meydana gelmeye başlar. Artık bir şekilde E.T. ile Elliot arasında ruhsal, telepatik ve fiziksel bir bağ meydana gelmeye başlar. E.T. evde yalnız kaldığı bir zaman evde dolanmaya başlar. Yabancı olanları denemeye başlar. Bu deneyimler arasında bira içen Elliot sarhoş olmaya başladığında okulda ki Elliot da sarhoş olmaya başlar ve bu aralarındaki bağın ilk adımı olarak gerçekleşir. Daha sonra E.T.’nin insanlar tarafından yakalanmasıyla beraber eve dönüş umudunun ve kendini güvende hissettiği Elliot’ın yatak odasından sökülüp alınması E.T.’nin hayat enerjisini tüketmeye başlar. E.T.’nin ışığı sönmeye başladıkça Elliot da hasta olmaya ve ölmeye başlar. Filmin tüm duygusallığının ve yüzü olmayan insanların eleştirisi yanında E.T. ile Elliot’ın bisiklet ile uçtuğu sahne ya da Cadılar Bayramı kostümler ile beraber film kalp kıran atmosferi içerisinde unutulmaz umut ve dostluk ışığının resmedilişi olmuştur. Dostluk bağından çıkarak evine yabancı olan Elliot ile dünyaya yabancı olan E.T.’nin dostluğunun anlatıldığı dünya, insan, kaos ve ön yargı eleştirisinin unutulmaz bilimkurgu filmi E.T. the Extra-Terrestrial hakkında bilmeniz gereken detayları sizler için derledik ve Spielberg’ün nesiller boyu devam eden edecek olan bilimkurgu başyapıtı hakkında bir derleme oluşturduk sizler için.

***Yazının bundan sonrası E.T. the Extra-Terrestrial filmine dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

E.T. the Extra-Terrestrial Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay!

E.T.’nin Yaratılamaması

E.T.

Steven Spielberg E.T.’nin yaratılması sürecine girince 80’ler bilimkurgu dünyası içinde olmayan bir tarafı yansıtmak istedi ve yansıttı. O zamana kadar yapılmış en etkili gerçek oyunculu bilimkurgu karakteri olan E.T. yaratılış süreci içerisinde büyük sektelere uğradı ve yaratılmasının gerçekleşemeyeceği gibi görünen bir durum içerisine girdi. Spielberg ilk önce E.T.’yi yaratması için teklifi Rick Baker’a götürdü ancak Baker John Landis imzalı An American Werewolf In London çekimlerinde çok meşguldü. Daha sonra Spielberg  Chris Walas’a teklifi götürdü, ancak Walas da Spielberg’ün teklifini kabul edemedi çünkü David Cronenberg imzalı Scanners filminde yer alıyordu. Spielberg üçüncü kez E.T.’nin yaratılması teklifini Rob Bottin’e götürdü ancak o da John Carpenter’ın unutulmaz bilimkurgu filmi The Thing için kamera arkasında yer alıyordu. Spielberg E.T.’nin yaratılması sürecini gerçekleştiremeyeceğini düşünürken en son olarak teklifi Close Encounters Of The Third Kind filminde beraber çalıştığı Carlo Rambaldi’ye götürdü Spielberg ve E.T.’nin yaratılması gerçekleşti!

E.T.’nin Sinema Tarihinde En İyi Filmler Arasında Yer Alması

e-t-filmloverss-2

Spielberg’ün içindeki çocuğu sinemaya yansıtarak bilimkurgu dünyasında bir çığır açtığı film E.T. hala büyük etki ile sinefillerin çocuksu dünyasını büyüleyen bir yapımdır. Bu büyüleme içerisinde E.T. her zaman sinema tarihinde kendini öne çıkarmıştır. 2006 yılında Amerikan Film Enstitüsü tarafından sıralanan Sinema Tarihinin En İlham Veren 100 filmi sıralamasında 6. sırada, 2007 yılında yine enstitü tarafından yayınlanan Tüm Zamanların En İyi Filmleri listesinde 24. sırada ve 2008 yılında Bilimkurgu Türünde En İyi 10 Film listesinde de 3. sırada yer almıştır. E.T. the Extra-Terrestrial Amerikan Film Enstitüsü’nün sıralamaları yanı sıra Channel 4’ün En İyi Aile Filmleri listesinde ilk sırada yer alırken, Steven Schneider tarafından derlenen ‘Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 1001 Film’ listesinde yer almıştır. Bunlarla beraber Entertainment Weekly tarafından yapılan oylamada sinema tarihindeki en iyi yirminci film seçilmişti.

E.T. İçerisindeki Alligator Göndermesi

e-t-filmloverss-3

Elliot evin arkasındaki kulübede bir şey gördüğünü söyledikten sonra hala korkusunu gözlerinde yaşarken Spielberg aile için kardeş ve çocuk dinamiklerini ortaya çıkarmak istediği için Elliot’ın büyük erkek kardeşini Elliot’a karşı olarak konumlandırmıştır. Bu konumlandırışla beraber Michael, Elliot’a zorbalık yapıp aynı zamanda onu korkutmaya devam etmektedir. Elliot korkmuş bir şekilde evin arkasındaki kulübede bir şey gördüğünü söylediğinde Michael ona bir şehir efsanesi olarak kanalizasyon kanallarında timsahların gezdiğini belki onlardan birini gördüğünü söyler. Bu söylem Spielberg tarafından Alligator filmine bir göndermedir. Çünkü Alligator filminin senaristi ve hikayesinin yazarı John Sayles, yazmış olduğu bir diğer hikaye olan Night Skies’ın ilk taslağını Spielberg’e göndermiştir ancak Spielberg E.T.’nin çekimlerini tercih ederek Sayles’in hikayesini geri çevirmiştir ve bunun üzerine E.T.’nin içerisine Alligator göndermesini işlemiştir.

E.T.’nin Yaratılmasındaki Muazzam Bütçe

e-t-filmloverss-4

10.5 milyon dolarlık bütçeye sahip olan film E.T. the Extra-Terrestrial’da E.T.’nin kuklasının yapılması için harcanan miktar filmin bütçesinin yüzde onundan fazlası yani yaklaşık 1.5 milyon dolar harcanmış. Ayrıca 1993 yılında çıkan Spielberg imzalı Jurassic Park filmine kadar E.T. Spielberg’ün en fazla kar etmiş filmiydi. Bununla beraber eğer enflasyonu dahil ederek düşünürsek E.T. bugüne kadar yapılmış tüm filmler arasında en çok kar etmiş dördüncü film olma özelliğini taşıyor.

Harrison Ford’un E.T.’deki Kısa Rolü

spielberg-harrison-ford-filmloverss

Spielberg E.T. ile Elliot arasındaki bağın kurgusunu izleyici ile buluştururken Elliot’ın okulda olduğu anları Elliot için ve onun çocuk dünyası için unutulmaz anlar yaratmış ve bu yönetmenin içerisindeki çocuk dünyası bu sahnelerin atmosferi ile hiçbir zaman akıldan çıkmayacak bir hale gelmiştir. Elliot okuldayken fen dersinde kurbağaları kesmesi gerektiği ona söylenir. Bunun üzerine Elliot tüm kurbağaları özgür bırakır tıpkı E.T.’ti dünyadaki yetişkin insan caniliğinden özgür bırakmak istediği gibi. Bunun üzerine filmden kesilmiş ancak çekimleri yapılmış sahneler filmin hikayesinde yer alır. Filme alınmamış bu sahnelerde okul müdürünün ofisine yollanır Elliot ve buradaki okul müdürü izleyici karşısına Harrison Ford olarak çıkar. Ford’un yüzü filmde gözükmez çünkü E.T.’de üçüncü perdeye kadar Elliot’ın annesinin yüzü dışında hiçbir yetişkinin yüzü gözükmez. Ford bu iki dakikalık cameo’su ile beraber E.T.’nin oyuncu kadrosunda yerini almıştır ancak izleyici ile buluşamamıştır.

Önceki Sayfa1 / 3Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi