1982 yılında beyazperdede izleyici ile buluşan E.T. the Extra-Terrestrial izleyicinin yaşına veya herhangi bir sıfatına bakmaksızın izleyiciyi büyüsüyle kendine hayran bırakmıştı. E.T.’nin kendine hayran bırakması ele aldığı yabancı ve çocuk ilişkisinden ve hüznünden öte; izleyicide tarif edemediği bir etki bırakması sayesindendi. Bu etkinin yeniden oluşmasını isteyenler ve bunu özleyenler için yeni büyülü bir evrenin kapısı yeniden Steven Spielberg tarafından açılıyor, karşınızda The BFG’nin büyülü dünyası ve E.T. ile The BFG arasındaki benzerlikler!

Melissa Mathison tarafından senaryosu yazılmış olan ve Mathison ile Steven Spielberg’ün unutulmaz bir işbirliği ile ortaya çıkan E.T. izleyiciye asla unutamayacağı hüzünlü ama bir o kadar da kalbi en derinden ısıtan bir deneyim yaşatmıştı. E.T.’yi izlemek özellikle bir nesil için tarifi imkansız bir haz bırakmıştı. Bir yabancı, bir uzaylı filmde dünyaya gelir ve dünyanın korkunçluğu içerisinde kapana sıkışır. Bu kapana sıkışmışlık içerisinde bir tesadüf zincirinin ve belki de Spielberg’ün dünyaya biraz mucize katmak için yaptığı oyun ile bu yabancı yaratık Elliot isimli bir dünyanın çocuğu ile tanışır ve bu tanışmayla beraber artık ikisinin bedenleri ve ruhları izleyiciyi de içine alan bir birlikteliğe uzanır. E.T.’nin eve dönmek için çabalamasıyla beraber Elliot’ın da kendi evinde aslında evinde olduğunu hissetmesinin çabası bir süre sonra paralellik içerisine girer ve Spielberg ile Mathison’ın muazzam zihinlerinde bu parallelik büyük bir oyun haline dönüşür. Bu oyun içerisinde artık E.T.’nin ve Elliot’ın isimlerinin benzerliği, isteklerinin parallelliği bir zihinsel ve bedensel bütünlüğe doğru yola çıkar ve artık sinemada izleyicinin veda sahnesi ile kalbini kıran büyük bir beraberlik ve arkadaşlık ortaya çıkar. Sinemanın büyüsüyle beraber ve beyazperdenin sınır tanımayan özgülüğü içerisine Spielberg ve Mathison izleyiciye unutulmaz bir miras bırakırlar E.T. ile beraber. E.T.’nin bu muhteşemliğinde beyazperde her zaman bundan yoksun yıllar geçirmiş olsa da artık E.T.’ye özlem artık bir nefes alma alanına sahip. Çünkü şimdi bu mirasın yeni bir ürünü daha karşımızda. Spielberg ve Mathison’ın 34 yıl sonra yeniden unutulmaz bir dostluğa ve yeniden tek bir beden olma arkadaşlığına imza attıkları yeni filmleri The BFG – The Big Friendly Giant izleyiciyi unutulmayacak bir tanışma ve arkadaş olma hikayesine görütüyor.

The BFG – The Big Friendly Giant Roald Dahl’ın çok satan çocuk kitabından uyarlanan bir film. Dahl unutulmaz çocuk dünyalarının ve evrenlerinin kapılarını açıp bu dünyaları tasvir etmiş insanlardan biri ve yaşanılan dünyaya biraz da olsa mucize ekleyerek hayal dünyaları ile yaşamlara dokunan bir yazar. The Gremlins, Charlie and the Chocolate Factory, Fantastic Mr. Fox, Matilda gibi yazdığı muazzam kitaplarla çocuklarla beraber yetişkinler için de başka evrenlerin ve hayallerin kapısını açabilen Dahl, The BFG ile de büyük hem de çok büyük bir evrenin kapısını açıyor. Dahl’ın bir dev ile küçük yetim bir kızın hikayesinin anlatıldığı The BFG’nin beyazperdeye taşınması sürecinde senaryosunu Melissa Mathison kaleme alıyor, yönetmenliğini de Steven Spielberg gerçekleştiriyor. Bu bir araya gelen puzzle parçalarıyla beraber ortaya yeni neslin E.T.’si olarak adlandırılabilecek büyülü macera ortaya çıkarken akıllara iki film arasındaki benzerlikler geliyor ve bu benzerlikleri yakalayan izleyici zihni The BFG için daha fazla heyecanlanıyor.

E.T. ile The BFG Arasındaki 4 Muazzam Benzerlik!

the-bfg-e.t-2-filmloverss

Yukarıda belirttiğimiz bu heyecanın yanına büyük bir ümit de doğuyor ve beyazperdeye yansıyor çünkü E.T.’nin ‘call home’ diyerek evine dönmeye çabalaması ve bu çabayla yaşadığı umut ve hüzün ikilemini izleyicinin kalbinin en derininden hissedebilme ihtimali her yaş ve her jenerasyon için büyük bir şans ve ümit cevheri taşıyor. Biz de bu ümidi biraz araştırdık ve E.T. ile The BFG arasında kurulabilecek benzerlikleri, E.T.’nin mirasını devam ettirebilecek olan The BFG’nin büyüsünün bazı ögelerini derledik.

Arkadaşlığın Dokunuşu

the-bfg-filmloverss-1

E.T’de uzaydan gelen yabancı tek başına dünyada bırakılır ve bu yalnızlık içerisinde de bir çocuğun yalnızlığını bulur ve bu iki yalnız yürek bir birlikelik yaratırlar. Bu birliktelik sinema tarihindeki en unutulmaz arkadaşlığın birlikteliğidir ve belki de ayrılışın izleyiciyi en çok ağlattığı bir dostluktur. Bu dostluğun beyazperdede yansıması uzun zamandır sessiz bir şekilde köşede beklerken The BFG ile tekrar canlanacak gibi duruyor. Devler arasında dışlanmış olan, et yemediği için, daha kısa olduğu için kendi benzerleri arasında yabancılaştırılmış olan dev ile yetimhanede yaşayan ve diğer çocuklardan farklı olan bir kızın arkadaşlığı bize E.T.’nin yaratmış olduğu dotluğu hatırlatacak gibi gözüküyor. Yabancı olan ile arkadaş olan iki çocuğun hikayesi olan her iki filmde de kalbimize dokunan ve birbirine çok benzeye iki sahne de mevcut ve bu sahneler bize The BFG’nin E.T. ile olan bağını daha da hissettiriyor. E.T.’nin Elliot’a veda ederken parmağını uzatması ve parmağı ile Elliot’a dokunarak arkadaşlığını sonsuzluğa taşıması The BFG’de tekrar yaratılıyor. Küçük kız Sophie dev ile olan dostluğunu göstermek için ona elini uzattığında tıpkı E.T. gibi dev de parmağını uzatıyor ve bu unutulmaz dokunuşlar ile iki filmin arasında inanılmaz bir köprü kuruluyor ve iki sahne ile izleyici beyazperdede dostluğun büyüsüne kapılıyor.

Filmlerin Umut Işıkları

THE BFG

Filmlerde arkadaşlığın ve duyguların yoğunluğu çocuk kalplerin büyülü dünyası ile birleşiyor ve fantastik dünyanın içerisindeki bilimkurgu ile beraber izleyiciyi başka bir evrene sürüklüyor. Gerçek hayatın korkutucu kabuslarından uzak olmasa da bu evrenlerdeki gerçek dostluğun ve hislerin gücü izleyici için hem deneyimlemek için arzu duyulan hem de sadece izlemenin bile büyük bir duygusal deneyim olduğu alanın kapılarını açıyor. E.T.’nin hayat enerjisinin göstergesi olarak göğsünden çıkan bir ışık izleyiciyi büyükler aynı zamanda hayatın umudunu gösteriyor. Evinden uzak olan E.T. gittikçe yalnızlaşmaya ve dünyanın karmaşası içerisinde sürüklenmeye başladıkça bu ışık gittikçe sönükleşiyor ve bu sönükleşme ile beraber hem E.T.’nin hem de izleyicinin umudu gittikçe azalıyor. Ancak filmin sonlarına doğru hayata karşı direniş olan gerçek dostluk ve dostluk için yapılan mücadele bu ışığı tekrar parlatıyor. E.T.’nin ışığı parlamaya başladıkça ayrılığın gelmesi izleyiciyi tatlı bir hüzne daldırıyor çünkü ne olursa olsun umut tekrar yeşermiş oluyor. Aynı umut duygusunu The BFG’nin rüyalar diyarında da hissedebiliyor izleyici. The BFG’nin devi rüyalar evreninden rüyaları toplayarak insanlara geceleri üflüyor. Bu rüyaların ışığı bize E.T.’nin umut ışığını hatırlatıyor. Sophie’nin rüyasındaki yalnız kalmama umudu ile beraber gelen güç onun rüyasını bir altın gibi parlatıyor ve bu iki ışık kaynağı izleyici için umudun yol göstericisi oluyor.

Bedenlerin ve Duyguların Bir Olması

THE BFG

E.T filminde Elliot dış dünyadan korktuğu için ve E.T.’yi dışarıdaki insanların korkutucu dürtülerinden korumak için onu evde, güvenli alanında tutmaya çabalar. Bu çabanın yanında insanların onda bir farklılık olduğunu bilmemesi için günlük yaşantısına da devam eder. Elliot’ın okula gittiği bir gün E.T. evde yalnız kalır ve onun için yabancı olan bu alanı tanımak için bir keşif turuna çıkar. Bu keşif turu içerisinde insalığı ve insanlığın yaratmış olduğu evrenin teknolojisini ve ritüellerini öğrenmeye çabalarken deneyimler yaşar. Bu deneyimleri E.T. yaşarken aynı hisleri ve vücutsal tepkileri okulda olan Elliot’ın da yaşadığını görür izleyici. Duygusal bir bağın yanında artık E.T. ile Elliot arasında bir bedensel bağ da vardır. E.T.’nin ne olduğunu bilmeden evde içtiği biralar onun zihnini ve bedenini ele geçiri ve E.T. evde sarhoş olmaya başladığında Elliot’ın da okulda sarhoş olduğunu görürüz. Sinema tarihi içerisinde unutulmaz olan bu bağ The BFG ile tekrar yaratılıyor. Bu tekrar yaratılma da bedensel tepkilerin bağı dışında daha çok duygusal ve hüzünlü bir bağ çıkıyor izleyicinin karşısına. Sophie ve devin birbirine bağlanması kalbin yalnızlığı üzerinden ilerliyor. Dev Sophie’ye yalnız atan kalbini duyduğunu söylüyor ve bu yalnız kalbin aynısına devin de sahip olduğunu devin hüzünlü geçmişini öğrendikçe fark ediyor izleyici. Bu iki hüzünlü kalbin bir araya gelmesi tıpkı E.T.’de olduğu gibi bir çocuk ile bir ‘yabancının’ kopmayacak bağını beyazperdeye taşıyor. E.T.’nin dostluk bağını The BFG tekrar şiirsel bir şekilde yaratıyor.

Yetişkin Dünyasının Kalıpları Dışındaki Büyülü Evrenler

THE BFG

Steven Spielberg ve Melissa Mathison 34 yıl sonra tekrar bir araya geliyorlar ve E.T.’de yaratmış oldukları kalıp dışı bir evren ve birliktelik tasvirini yeniden beyazperdede izleyicinin karşısına çıkarıyorlar. E.T. ilk kez izleyici ile buluştuğu anda gerçekliğin temellerini sarsan bir tesir alanı yarattığı gibi aynı duyguyu yönetmen ve senarist The BFG ile de yaratıyorlar. E.T.’de bir uzaylının yetişkinler dünyasında anlaşılmaması ancak bir çocuğun hayal gücünün ve inancının sınırsızlığında kendine yer bulması ve bu yerde bir dostluğu hissetmesi gibi The BFG’de de insanlardan uzak duran bir dev küçük bir kızın maceraperest ve yalnız ruhunun içerisinde kendi yalnız kalbine bir yer buluyor. Spielberg E.T. ile izleyiciyi büyülü bir evrene doğru yola çıkarmıştı ancak bunu yaparken animasyona kaçacak herhangi bir görsellikte yapmayıp yetişkin dünyasının içerisinde bu büyülü evreni yaratmayı başarmıştı. Ve bu zıtlıkların bir araya gelmesi izleyici için E.T.’yi farklılaştırmıştı. Şimdi tekrar Spielberg aynı yolu izliyor ve The BFG ile beraber izleyiciyi bildiği dünyadan çıkarmadan fantastik bir evrene sokuyor ve bu sefer dünyanın içerisindeki yabancı ile bir yakınlık sağlıyor. Ve yeniden hiçbir yargılama ve yetişkin dünyasının tabularıyla gelen sınırları olmadan sadece dostluğun sıcaklığıyla bunu yapıyor.

Steven Spielberg ile 34 yıl aradan sonra tekrar çalışan Melissa Mathison’ın yarattığı büyülü evrendeki yeni macera The BFG izleyici ile beyazperdede buluşmak için ve E.T.’nin dostluğunu tekrar hissettirmek için vizyonda!


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi