Proje aşamasından itibaren adından sıkça söz ettiren Düzenbaz, tam anlamıyla bir Amerikan rüyası sunacağı izlenimi verse de aslında vadettiklerinin bir kısmını kasti olarak teğet geçen bir film. Bu durum David O. Russell filmlerinde görmeye alıştığımız bir yapı aslında. Örneğin; Üç Kral’ın savaş filmi gibi görünmesine rağmen temelde üç askerin arasındaki ilişkiye odaklanması, Dövüşçü’nün bir boksörün yükseliş hikayesi gibi sunulup sonrasında parçalanmış aile draması çıkması ve geçen sene izlediğimiz Umut Işığım’ın romantik komedi görünümü kazındığında aslında travmatik karakterlere sırtını yaslayan psikolojik bir aşk filmi oluşu. Düzenbaz (American Hustle) da böyle bir film. Suç merkezli bir öykü beklerken ilginç karakterlere ve onların seçimlerine dayalı bir filmle karşılaşıyoruz.

O. Russell’ın filmlerinde en fazla önemsediği şey karakterler ve bu karakterlerin dünyaları. Düzenbaz’da bu açıdan fazlasıyla tatmin edici. Hikayenin tüm rengi ve temposu bu karakterlerin varlığına ve perdedeki yansımalarına dayanıyor.

Gelgelelim filmin konusuna; 1970’lerde geçen gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde dolandırıcı Irving Rosenfeld (Christian Bale) ve ortağı Sydney Prosser (Amy Adams) FBI ajanı Richie DiMaso (Bradley Cooper) tarafından yakalanınca hüküm giymemek için onunla çalışmak zorunda kalırlar. Görevleri ise kendileri gibi dolandırıcılık yapan 4 farklı üst düzey suçlunun yakalanmasını sağlamaktır. Başlarda son derece kolay gibi gözüken bu plan zamanla değişime uğramaya başlar ve karmaşık ilişkiler ağına dönüşür.

American Hustle 2

Filmin daha ilk dakikalarından itibaren kaotik ve bir o kadar da eğlenceli bir atmosfere dahil oluyoruz. David O. Russell’ın nevrotik karakterleri, hızlı kurgusu ve sabit tutmaktan hiç hoşlanmadığı kamerası gene yerli yerinde. Kostümler, saç ve makyaj çalışması gayet göz alıcı. Dönemin ruhunu yansıtan müzikler – biraz fazla kullanılmış olsa da – keyif miktarımızı yükselten etkenler olarak sıralanabilir. Peki filmin sıkıntısı ne diye sorulacak olursa verilecek cevap senaryo olur. Eric Singer ve David O. Russell tarafından imza atılan senaryo gerçekten güzel detaylar barındırsa bile oldukça dağınık ve kafası karışık bir akışa sahip. Bu sebepten ötürü sürekli beklediğimiz o vurucu an bir türlü gelmiyor//gelemiyor. Bu da filme karşı takınılan ‘’daha iyi olabilirmiş’’ tavrının bence en büyük sebebini oluşturuyor.

Oyunculuklara değinecek olursam; özellikle Amy Adams ve Jennifer Lawrence’ın Altın Küre’yle taçlandırılan performansları, kadronun geri kalanını sürklase ediyor. Christian Bale’se, son yıllarda alıştığımız üzere gene riskli bir tarz benimsiyor. Neredeyse karikatürize bir karakter çalışması yapan Bale ile ilgili bazı anlarda olumsuz bazı anlardaysa olumlu bir his oluşuyor. Bir parantez de Bradley Cooper için açmak gerek. Kariyerin en iyi performanslarından birini sergileyen Cooper’ın filme çok şey kattığı aşikar.

Özetlemek gerekirse Düzenbaz yılın iyi filmlerinden. Yarattığı beklentiyi tam olarak karşılıyor mu sorusu tartışılır ama vasat bir film olduğunu görüşüne de katılmadığımı belirtmek isterim. Muhtemelen 86. Oscar ödül töreninde de adını sıkça duyacağız.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi