Bir süredir konuşuluyor, duyanlar illa olmuştur. Dünyayı Kurtaran Adam’ın 35 mm’lik orijinal kopyalarından biri bulundu. Film Neon Harbor sitesi kurucusu Ed Glaser tarafından Türkiye’nin kuzeybatısında keşfedildi. Bu filmin 30 yıldan uzun sürenin ardından elimize geçen ilk orijinal kopyası. Ed Glaser şu an filmin restorasyonuyla uğraşıyor. Hatta kendisi gibi Dünyayı Kurtaran Adam hayranı olanlar için bir sinema salonunda özel bir gösterim yapma hayalleri kuruyor. Glaser, filmi elinde tutan emekli makinistin, prodüksiyon şirketine gösterim sırasında filmin zarar gördüğü şeklinde yalan söyleyip de filmi iade etmediğini de belirtmiş.

Hikayedeki enteresanlıkların farkındasınız değil mi? Dünyayı Kurtaran Adam kadar kült bir yerli filmin, otuz yılı aşkın süredir orijinal kopyası elimizde yok. Ele geçirilen ilk kopya, filmi yalan söyleyerek şirkete iade etmeyen bir makinistin elinde. Filmi muhafaza eden makiniste ise Türkiyeli olmayan bir sinemacı erişebiliyor ancak.

Turkish-Star-Wars-filmloverss

Dünyayı Kurtaran Adam’ın 35 mm’lik Orijinal Kopyasının Bulunuşu

Öyle milliyetçi hassasiyetlere sahip bir insan sayılmam, hatta tam tersine herhangi bir milliyetçi hassasiyetim yok. Bu memlekette hayallerinin peşinden koşan, maddi imkansızlıklarla boğuşan sinema-televizyon ve benzer bölümleri okuyanlar için ediyorum bu lafları. Ya da akademik araştırmalar yapmayı çok para kazanmaya, kalmayı gitmeye tercih edenler adına ediyorum. Bir taraftan da “Dünyayı Kurtaran Adam nerede?” diye soran Nazan Öncel’in sesi geliyor kulaklarıma… Bu keşfin Amerikalı bir sinemacı tarafından yapılmış olması, üzerine tartışmaya değer geliyor bana.

Sıkıntı tam olarak bu keşfi Ed Glaser’ın yapmış olması değil. Ed Glaser alanında yetkin, işini fevkalade iyi yapan bir sinema yapımcısı ve sinema tarihi uzmanı. Hollywood uyarlaması Yeşilçam yapımlarına da ciddi bir merakı var. Bu ilgisi dünya sinemasına dair aslında, 2010’dan beri farklı ülkelerin düşük bütçeyle Hollywood’dan arakladığı filmler üzerine bir program hazırlıyor. Sürdürdüğü çalışmaları ilgilenen herkesin kullanımına sunmaya çalışan bir isim. Dünyayı Kurtaran Adam’ın da yönetmeni olan Çetin İnanç’ın büyük bir hayranı. Yönetmenin diğer bir filmi olan, yurtdışında Rampage ismiyle tanınan Korkusuz‘un Turkish Rambo diye tanınmasına büyük katkıları olan ve filmin İngilizce altyazılı DVD’sinin yapımcısı olan bir isim. Yakın zamanda Dünyayı Kurtaran Adam’ın ekibi ve sevdiği diğer filmlerde yer alan bir sürü isimle röportaj yapmak için İstanbul’daydı. Film yurt dışında Turkish Star Wars olarak tanınıyor, bunda Glaser’ın büyük katkısı var. Kısacası Ed Glaser işinin hakkını veren ve severek yapan bir isim, filmi keşfeden o olduğu için şanslı sayılmalıyız.

Sıkıntı, Türkiyeli emekli bir makinistin kişisel koleksiyonuna erişimi maddi sebeplerle veya ilgili ağa sahip olmadığı için Türkiyeli bir sinemacının sağlayamamış olması. Sıkıntı, koskoca prodüksiyon şirketinin muhafaza edemediği filmi, tek bir insanın dalavere çevirmek durumunda kalarak muhafaza etmeyi başarmış olması. Üstelik geçen bunca senenin ardından muhtemelen korkudan ismini saklı tutması. Sıkıntı, Ed Glaser’ın “Deja-view” isimli programını yurtdışında takip eden bir sürü insanın bu uyarlamalara salmış olduğu merakın, Türkiye’de garip insanların bireysel hobisi olarak algılanması. Aşağıya Neon Harbor’ın Turkish Rambo olarak adlandıdığı Serdar Kebapçılar’la yaptığı bir röportajı bırakıyorum, röportajın kendisi Türkçe, İngilizce bilenler de Youtube’daki yorumlara mutlaka bir göz atsınlar derim. Eğer bu röportaj Türkiyeli bir mecra tarafından yapılsa ve izleyenlerin ağırlığı yine Türkiyeli olsa, yorumlar cinsiyetçi ifadelerden geçilmiyor olurdu, yorum yazanların hatırı sayılır kısmı da Serdar Kebapçılar’ın kim olduğunu sorguluyor olurdu. Aşağıdaki videonun altı ise insanı motive eden bir sürü yorumla dolu.

Dünyayı Kurtaran Adam ve Diğer Kayıp Yapımlar

Dünyayı Kurtaran Adam‘ın kült olma sebebi, filmin muhteşem bir yapım olması değil hepimizin bildiği üzere, Cüneyt Arkın’ın başrol oyuncusu olmasından filmin Star Wars’tan sahne araklamasına kadar pek çok farklı unsurun bir araya gelip de absürt bir komediyi meydana getirmesi. O komedinin de zamanla kendi kültür alanını yaratmış olması. Filmin evrensel bir dili yakalamayı başarmış olması, yine bu tesadüfi unsurların bileşiminin bir etkisi. Kısacası, bu memlekette tesadüfen ortaya çıkan güzel bir şey olsa dahi ellerimizden kayıp gidiyormuş gibi hissettim ben Dünyayı Kurtaran Adam‘ın 35 mm’lik orijinal kopyasının Ed Glaser tarafından 30 yılın ardından bulunduğunu duyduğumda. Glaser’ın Yeşilçam uyarlamalarına böylesine bir merakı olmasa, film bulunabilir miydi bilmiyorum. Kayıp olan bir sürü yapım var hala. Üstelik sadece orijinal kopyası değil, tümden kayıp olan yapımlar var. Oğuz Atay‘ın Beyaz Mantolu Adam isimli öyküsünün uyarlandığı ve neredeyse kimsenin izlemediği kayıp kısa film bunlardan bir tanesi.

Tanıdığım bir sürü insan böyle bir keşif yapmak için pek çok şeyi göze alabilirler. Fakat çalıştıkları kurumlar, böyle bir şeyin maddi yükümlülüğünü üstlenmez veya üstlenemezler. Neon Harbor gibi bir youtube kanalı açılsa, Türkiye’de hak ettiği karşılığı alamayacağından bir kurumdan bağımsız böyle bir keşfi yapmanın yegane yolu, doğalında maddi imkanlara sahip olmakmış gibi duruyor. Kısacası fikriniz ne kadar parlak, birikiminiz ne kadar sağlam olursa olsun, karşılığını almanız mümkün olmuyor. Keşfi yapan Ed Glaser diye sevinmeliyiz. Bu sayede yakın zamanda filmin oldukça kaliteli bir kopyasına erişme imkanımız olacak. Fakat genel tablo sinemaya ilgi duyan, kümülatif bir birikimin parçası olmak isteyen yerli araştırmacılar için çok olumsuz.

Yeri gelmişken ilgilenenler için, Filmloverss yazarlarından Batu Anadolu’nun hazırladığı Yeşilçam’da Hollywood Uyarlamaları özel dosyasının bir linkini buraya bırakıyorum.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi