Array ( [0] => 9 [1] => 38 [2] => 7467 [3] => 10 [4] => 832 [5] => 11 [6] => 1237 [7] => 1875 [8] => 1125 [9] => 15422 [10] => 12794 [11] => 13 [12] => 708 [13] => 7468 [14] => 14 [15] => 208 [16] => 15421 [17] => 1859 [18] => 15423 ) test Array ( [0] => 7468 [1] => 2692 [2] => 9697 ) test Array ( [0] => Array ( [name] => Politik [link] => http://www.filmloverss.com/kategori/turler/politik/ ) )
Dozhivem do Ponedelnika
1968 - Stanislav Rostotskiy
106
Rusya
Senaryo Georgi Polonsky
Oyuncular Vyacheslav Tikhonov, Irina Pechernikova, Nina Menshikova
Özge Yağmur
Özellikle Sovyetler’in kalkınma politikalarının bireylere etkisi üzerinden sistem eleştirisi yapan Rostotskiy, mekân olarak bilinçli bir hareketle kentsel dönüşüm ürünü bir okulu seçiyor.

Dozhivem do ponedelnika

 

“Cahil, ileriyi görme yetisi üç bin yılın ötesine gidemeyen insandır.” – Goethe

 

Goethe’nin bu tasviri yaparken üzerinde durduğu “üç bin yıllık” süreç, “din” kavramının oluşumuna yapılan bir göndermedir. İnsanlar, özellikle dinler ortaya çıktığından bu yana politik bir duruş sergiler. Bu politik duruş yüzyıllar boyunca ‘Tanrı’nın kulu olmak’ anlamını taşıdığı ve koruduğu gibi, “devlet” olgusunun da yapı taşını oluşturmuş ve tarih boyunca bu kavramı beslemiştir. Dozhivem do ponedelnika (1968)  filmiyse söz konusu cahilliği; Sovyetler döneminde kolektif toplum içinde bireysellik, özgürlüğün kısıtlanması, pratik düşüncenin amaca uygun tarihsel başarısı ve sınıfsal çatışmalar üzerinden ele alıyor. Etik kavramını da öğretmen – öğrenci ilişkisi üzerinden irdeleyen film, yönetmen Stanislav Rostotskiy’in kendine has diliyle filmografisinden bize gülümseyerek Tozlu Raflar köşemizdeki yerini alıyor. Rusya İmparatorluğu’nun 1917’deki Büyük Ekim Devrimi’yle bir başka deyişle Bolşevik İhtilali’yle yıkılmasıyla birlikte SSCB kuruluyor. Çarlık Rusya’sının baskılarının devrimle gelen ve komünist manifestolardan beslenen sistemine filmiyle güzelleme yapan Rostotskiy, aynı zamanda bu sistemin neden oturmadığına dair sorularımıza da yanıt veriyor.

Ilya Semenovich Melnikov sıradan bir Sovyet lisesinde tarih öğretmenidir. Natalya Sergeyevna ise Melkinov’un eski öğrencisi olmakla beraber aynı okulda İngilizce öğretmenliği yapar. Okuldaki herkesin âşık olduğu Ilya ile Natalya arasında gözle görülür bir çekim vardır. Aralarındaki ilişki herkesin dikkatini çeker ve hedef haline gelirler. Söylentiler arttıkça Ilya içine kapanır ve varlığıyla daha fazla sorun teşkil etmemek için okuldan ayrılmak ister. Okulda son haftasıdır ve öğrencilerine “mutluluk” üzerine kompozisyon yazdırır. Her öğrencinin birbirinden farklı ve kendi içinde de değişkenlik gösteren mutluluk tarifi aslında rejimin bireye etkileri açısından iktidar-eğitim ilişkisi üzerinden bir değerlendirmedir.

Michael Foucault’un iktidar kavramına ilişkin çözümlemelerini eğitim yönetimi bağlamında açacak olursak; Fransız düşünür, özne-iktidar, iktidar biçimleri, büyük kapatılma ve denetim toplumları, özneleşme ve kendilik teknikleri gibi kavramları eğitim politikalarının yapılandırılmasında kullanılan bakış açıları olarak tanımlamıştır. İktidar kavramı, doğruluk rejimi üretimi olarak iktidar, iktidarı çözümleme araçları ve iktidarla mücadele yöntemleri, yönetimsellik kavramı ve neo-liberal politik rasyonalitenin eleştirileri gibi ele aldığı konularla hiyerarşik düzene yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Bu doğrultuda yönetmen Rostotskiy, Ilya karakteriyle ürettiği bilgiyle eleştiri pratiği kurabilen bir entelektüel çizmiş ve sistem eleştirisini bu karakter üzerinden anlatmayı tercih etmiştir.

Özellikle Sovyetler’in kalkınma politikalarının bireylere etkisi üzerinden sistem eleştirisi yapan Rostotskiy, mekân olarak bilinçli bir hareketle kentsel dönüşüm ürünü bir okulu seçiyor. Yıkılan Çarlık ve sonrasında toplumsal hayatta yapılan köklü değişiklikler, insanların yeni hayatlarına alışma süreçlerinde yaşanan çatışmaların temelini oluşturuyor. Gerek o sırada yürürlükte olan müfredatta, gerekse sosyal hayatın bir parçası olarak “soğuk” kavramı filmde sık sık vurgulanıyor. İnsanlar Sovyet politikalarıyla şekillenen tavırlarıyla, rutin olan her şeye soğuk bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Tam bu aşamada sınıfta yazılan kompozisyonun neden “mutluluk” üzerine olduğuna dair bir aydınlanma yaşıyoruz. Bu doğrultuda, tarih yazımı ve resmi tarih yazımı arasındaki farklara ulaşmak mümkün… Özellikle resmi tarih yazımında etkili olan devlet politikasının, bireylerin psikolojileri üzerindeki etkileri doğrudan filmin çatışma unsurlarını oluşturuyor. Resmi tarih yazmanın olmamışı olmuş, olmuşu olmamış gibi göstermek adına ve bunu sık sık tekrarlayıp siyasi hafızaya kazıyarak kitleleri yönlendirmek için nasıl bir araca dönüştüğünü görmemizi sağlayan unsursa, öğretmen-öğrenci ilişkisi odağında anlatılan hikâyeler oluyor. Mutluluk konulu kompozisyonun işlenişine dönecek olursak, bu kavramı tasvir ederken nasıl bir yalanın içinde yaşadıklarını görüyorlar. Aralarından bunu reddedenler olsa ve bastırmaya çalışsalar da özeleştiri yapabilen cesur öğrenciler de çıkıyor. İçlerinden biri, Nadya, Rus Edebiyatı öğretmeni Nina Menshikova tarafından “ahlaksız” olmakla suçlansa da denemesinde şu ifadelere yer veriyor:

“Eğer mutluluk hakkında konuşacaksak, her şeyden önce samimi olmak gerek. Rasyonel değil. Bütün kızlar bunun hakkında hayal kursa bile çoğumuz aşk hakkında yazmaktan utanırız. Bu her şeyi çirkinleştirir ve hiç umut verici olmaz. Bence daima umut etmeliyiz. Bir adamla tanışmak isterim ve ondan çocuklar yapmak… Çünkü çocukları olmadan bir kadın gerçekten mutlu olamaz.  Eğer ilerde savaş olmayacaksa iki erkek ve iki kız çocuğum olsun isterim. Hayatlarının sonuna kadar yalnız hissetmesinler. Yetişkinler çocuklarla ilgilenirse eğer o evde mutluluktan söz edilebilir.”

 

Bu ifade, Menshikova’nın sert ve kesin tavrının aksine öğrenciler arasında aydınlanmaya dönüşür ve Nadya arkadaşları tarafından desteklenir. Menshikova’nın bu tavrı, Melnikov’a mücadeleye devam etmesi için bir bahane olur. Ilya, her şeyi bildiğini zanneden ve her şeyle alay eden bu kuşağa karşı rahatsızlığının hesabını sisteme karşı vermeye başlar. Bu elitist tavrının çürümesi ve kimliğinden soyutlanması ise bir velinin ona söyledikleriyle perçinleşiyor. Ilya’nın kendisinin de bizzat eleştirdiği bu “aydınlar sınıfı” tavrı halka yönelik bir empati doğuruyor kendi içinde. Rus toplumundaki Zhelyabov, Perovskaya, Kibalchich gibi devrimcilere atıfta bulunarak, Rusya’daki aydınlar sınıfı üzerine nutuk çektiği son dersinde yazdırdığı kompozisyonun sonuçları üzerinden çocuklara önemli bir ders veriyor. İnsanları kötülemek için değil, insan hakları adına mücadele etmek için yaşarsanız mutluluğun hazzına erişebilirsiniz.

Ahlak sınırları ve toplumsal değerlerin izin verdiği sürece çocukların hayal kurmasına izin veren sistemde ilk boşluk bu dersle birlikte oluşuyor. Sınıfta bir türlü otorite kuramayan, acemi öğretmen Natalya’ya karşı yapılan grevler, nefret söylemleri, hedef göstermeler Melkinov’un ülke sınırlarını aşan evrensel çaptaki konuşmasıyla yerini çok daha ılıman bir ortama bırakıyor. Elbette bu noktaya kolay gelinmiyor ve herkes gelinen noktadan memnun kalmıyor. Melkinov’un okul müdürüyle yaptığı konuşmada ilkelere dair söylemleri dikkat çekiyor. İlkeler, Tanrı’ya sunulan bir öğle yemeğidir. Dönelim en başa, Goethe’nin sözü ve üzerine yaptığım değerlendirme bir kez daha açıklığa kavuştu. Melkinov’un politik anlamlar barındıran söylemi her ne kadar sistem tarafından alaşağı edilmeye maruz kalsa da karakterin bu aşamada kovuluyor olması bile mücadelenin bir anlamda başarıya ulaştığına yorulabilir. Rostotskiy ise hemen bir sonraki sekansta bu çıkarımı desteklercesine “soğuğa yakalanma” üzerine ironik bir finalle buluşturur bizi.

En nihayetinde Dozhivem do ponedelnika, biraz depresif bir yol çizse ve teatral bir varoluşsal bitkinlik üzerinde dursa da iyimserliğin cezbedici yanına naif dokunuşlarıyla aklımızda yer edinmeyi başarıyor. Alan derinliğinin ön planda kullanılması ve siyah beyaz kontrastının hikâyeye kattığı anlamlar insanların bir makineden daha fazlası olduğunu vurgulayan piyano dokunuşlarıyla müzikte sadeliğe giderek bir başyapıta dönüşüyor.

İyi Seyirler!

 



MAİLİNİZ VAR
Sinema dünyasından son haberlere herkesten önce
ulaşmak için mail listemize üye olabilirsiniz.
Üye Ol