'Her yıla bir film' düsturunu bozmadan sinema kariyerini sürdüren 82 yaşındaki auteur yönetmen Woody Allen'ın halihazırdaki son filmi olan Dönme Dolap - Wonder Wheel; bazı filmleriyle bizi hayal kırıklığına uğratsa da yaratıcı ve üretici kişiliğinden ödün vermeyen yönetmenin sinemasına özgü olan başat temaları bir kez daha ekrana taşıyor. Özellikle kadın-erkek ilişkilerindeki kısır döngüler ve gerilimler üzerinden yola çıkarak kötücül sonuçlara varan insanlık hallerini işleyen Allen son filmi Dönme Dolap'ta da odağını bu meselelere çeviriyor. Bu konuda söyleyecek sözü pek bitmeyecek gibi duran yönetmenin içeriksel olmasa da biçimsel tercihlerinin yenilikçi olduğunu söylemekte yarar var. Nitekim Allen'ın 2016 yapımı filmi Café Society'den sonra bir kez daha birlikte çalışma imkanı yakaladığı 77 yaşındaki görüntü yönetmeni Vittorio Storaro'nun göz kamaştıran derecedeki renkli kadrajları Dönme Dolap'ın açık ara en büyük kozlarından biri. Hatta, Francis Ford Coppola'nın başyapıtı niteliğindeki Apocalypse Now ve İtalyan yönetmen Bernardo Bertolucci'nin The Last Emperor filmleriyle Oscar heykelciğini evine götürmeyi başaran Storaro'nun Dönme Dolap ile önümüzdeki Oscar yarışında adaylık kazanma ihtimali de kulislerde konuşulan konulardan biri. Bir dönem filmi olarak hatrı sayılır bir estetik biçimselliğe sahip olan Dönme Dolap, oyuncu kadrosunda yer alan Kate Winslet, Jim Belushi, Justin Timberlake ve Juno Temple gibi başarılı oyuncuların oldukça tutarlı performanslarıyla da dikkatleri çekiyor. 1950’li yılların Coney Adası’nda geçen ve ilk gösterimini New York Film Festivali’nin kapanış gecesinde yapan Dönme Dolap; parlak ışıklarının ardında saklı birçok sırrı barındıran bir lunapark ve bu lunaparkın çevresinde bir araya gelen dört ayrı karakterin evlilik, aldatma ve kıskançlık ekseninde gelişen hikayelerini konu alıyor. Bu anlamda tipik bir Woody Allen filmi olma niteliğini fazlasıyla karşılayan filmde yönetmenin kendi sinemasını tekrar ettiğini söylemek gerek. Mekanlar, karakterler, oyuncular ya da dönem değişse de benzer konuları anlatmaktan vazgeçmeyen Woody Allen'ın bu konudaki dogmatik tavrının değişmesi de pek olası gözükmüyor. Wonder Wheel: Cümbüşlü Kalabalıkların Kıyısında Duran Yalnızlık 1950’li yılların Coney Adası’ndaki lunaparkın kalabalığı içinde hayatları kesişen dört karakterin hikayesini ekranlara taşıyan Dönme Dolap; sürekli duygusal dalgalanmalar yaşayan, bir zamanlar Hollywood'da aktristlik yapan, şimdi ise üzerine yapışan garsonluk rolünü geliştirme uğraşındaki Ginny (Kate Winslet), Ginny'nin atlıkarınca operatörlüğü yapan kaba saba kocası Humpty (Jim Belushi), Humpty'nin uzun yıllar konuşmadığı ama şimdi onun evinde gangsterlerden saklanan kızı Carolina (Juno Temple) ve yazar olma hayaliyle yaşayan genç ve yakışıklı cankurtaran Mickey (Justin Timberlake)'nin kesişen hayatlarını ekrana taşıyor. Evliliği iyi gitmeyen ve kocasının kabalıkları yetmiyormuş gibi ilk eşinden olan oğlunun da sürekli bir şeyleri ateşe verme tutkusuyla baş etmeye çalışan Ginny'nin hayatına renk ve canlılık katan tek şey cankurtaran Mickey ile tanışması olur. Kendinden yaşça küçük olan Mickey ile tutkulu bir ilişkiye başlayan Ginny'nin Mickey ile birlikte kaçıp, Coney Adası'ndan gitme hayalleri Humpty'nin genç ve eşinden yeni boşanmış olan kızı Caroline'ın gelişiyle suya düşecektir. Orta yaş bunalımı içindeki Ginny'nin başlarda iyi davrandığı üvey kızı Caroline'ın gençliğini ve güzelliğini kıskanmaya başlaması, üstüne üstlük Mickey'nin Caroline'dan hoşlandığını ortaya koyan tavrı ve Caroline'ın de Mickey'den etkilenmiş olması; Ginny'nin cümbüşlü kalabalıkların kıyısında duran yalnızlığını açığa çıkararak kötücül kararlar almasına ve dört karakterin hayatlarını geri dönüşü olmayan bir yokuşa sürmesine neden olacaktır. Tutku, şiddet ve ihanet hikayesi olarak yola çıkan film, adının hakkını verir derecesinde karakterlerin başına gelen…

Yazar Puanı

puan - 65%

65%

Tutku, şiddet ve ihanet hikayesi olarak yola çıkan film, adının hakkını verir derecesinde karakterlerin başına gelen olayları döngüsel bir düzlemde aktararak her bir karakterin yaşadığı yeni bir yükseliş ve alçalışı diğer karakterlere de yansıtarak onları birbirlerine bağlıyor.

Kullanıcı Puanları: 2.57 ( 7 votes)
65

‘Her yıla bir film’ düsturunu bozmadan sinema kariyerini sürdüren 82 yaşındaki auteur yönetmen Woody Allen’ın halihazırdaki son filmi olan Dönme Dolap – Wonder Wheel; bazı filmleriyle bizi hayal kırıklığına uğratsa da yaratıcı ve üretici kişiliğinden ödün vermeyen yönetmenin sinemasına özgü olan başat temaları bir kez daha ekrana taşıyor. Özellikle kadın-erkek ilişkilerindeki kısır döngüler ve gerilimler üzerinden yola çıkarak kötücül sonuçlara varan insanlık hallerini işleyen Allen son filmi Dönme Dolap’ta da odağını bu meselelere çeviriyor. Bu konuda söyleyecek sözü pek bitmeyecek gibi duran yönetmenin içeriksel olmasa da biçimsel tercihlerinin yenilikçi olduğunu söylemekte yarar var. Nitekim Allen’ın 2016 yapımı filmi Café Society’den sonra bir kez daha birlikte çalışma imkanı yakaladığı 77 yaşındaki görüntü yönetmeni Vittorio Storaro’nun göz kamaştıran derecedeki renkli kadrajları Dönme Dolap’ın açık ara en büyük kozlarından biri. Hatta, Francis Ford Coppola’nın başyapıtı niteliğindeki Apocalypse Now ve İtalyan yönetmen Bernardo Bertolucci’nin The Last Emperor filmleriyle Oscar heykelciğini evine götürmeyi başaran Storaro’nun Dönme Dolap ile önümüzdeki Oscar yarışında adaylık kazanma ihtimali de kulislerde konuşulan konulardan biri.

Bir dönem filmi olarak hatrı sayılır bir estetik biçimselliğe sahip olan Dönme Dolap, oyuncu kadrosunda yer alan Kate Winslet, Jim Belushi, Justin Timberlake ve Juno Temple gibi başarılı oyuncuların oldukça tutarlı performanslarıyla da dikkatleri çekiyor. 1950’li yılların Coney Adası’nda geçen ve ilk gösterimini New York Film Festivali’nin kapanış gecesinde yapan Dönme Dolap; parlak ışıklarının ardında saklı birçok sırrı barındıran bir lunapark ve bu lunaparkın çevresinde bir araya gelen dört ayrı karakterin evlilik, aldatma ve kıskançlık ekseninde gelişen hikayelerini konu alıyor. Bu anlamda tipik bir Woody Allen filmi olma niteliğini fazlasıyla karşılayan filmde yönetmenin kendi sinemasını tekrar ettiğini söylemek gerek. Mekanlar, karakterler, oyuncular ya da dönem değişse de benzer konuları anlatmaktan vazgeçmeyen Woody Allen’ın bu konudaki dogmatik tavrının değişmesi de pek olası gözükmüyor.

Wonder Wheel: Cümbüşlü Kalabalıkların Kıyısında Duran Yalnızlık

1950’li yılların Coney Adası’ndaki lunaparkın kalabalığı içinde hayatları kesişen dört karakterin hikayesini ekranlara taşıyan Dönme Dolap; sürekli duygusal dalgalanmalar yaşayan, bir zamanlar Hollywood’da aktristlik yapan, şimdi ise üzerine yapışan garsonluk rolünü geliştirme uğraşındaki Ginny (Kate Winslet), Ginny’nin atlıkarınca operatörlüğü yapan kaba saba kocası Humpty (Jim Belushi), Humpty’nin uzun yıllar konuşmadığı ama şimdi onun evinde gangsterlerden saklanan kızı Carolina (Juno Temple) ve yazar olma hayaliyle yaşayan genç ve yakışıklı cankurtaran Mickey (Justin Timberlake)’nin kesişen hayatlarını ekrana taşıyor. Evliliği iyi gitmeyen ve kocasının kabalıkları yetmiyormuş gibi ilk eşinden olan oğlunun da sürekli bir şeyleri ateşe verme tutkusuyla baş etmeye çalışan Ginny’nin hayatına renk ve canlılık katan tek şey cankurtaran Mickey ile tanışması olur. Kendinden yaşça küçük olan Mickey ile tutkulu bir ilişkiye başlayan Ginny’nin Mickey ile birlikte kaçıp, Coney Adası’ndan gitme hayalleri Humpty’nin genç ve eşinden yeni boşanmış olan kızı Caroline’ın gelişiyle suya düşecektir. Orta yaş bunalımı içindeki Ginny’nin başlarda iyi davrandığı üvey kızı Caroline’ın gençliğini ve güzelliğini kıskanmaya başlaması, üstüne üstlük Mickey’nin Caroline’dan hoşlandığını ortaya koyan tavrı ve Caroline’ın de Mickey’den etkilenmiş olması; Ginny’nin cümbüşlü kalabalıkların kıyısında duran yalnızlığını açığa çıkararak kötücül kararlar almasına ve dört karakterin hayatlarını geri dönüşü olmayan bir yokuşa sürmesine neden olacaktır.

Tutku, şiddet ve ihanet hikayesi olarak yola çıkan film, adının hakkını verir derecesinde karakterlerin başına gelen olayları döngüsel bir düzlemde aktararak her bir karakterin yaşadığı yeni bir yükseliş ve alçalışı diğer karakterlere de yansıtarak onları birbirlerine bağlıyor. Böylece her bir karakterin hamlesi ve seçimi diğer karakterlerin hayatlarını da dönüştürecek ve etkileyecek biçimde işlevsellik kazanırken karakterlerimiz çoğunlukla başladıkları noktaya geri dönüyorlar. Bu anlamda dönme dolap metaforunun gerekliliklerini karşılayan filmin döngüsel anlatımı ‘trajik kusur’ tanımlaması üzerinden Yunan tragedyalarına bolca selam çakarken Woody Allen’ın konu hakkında detaylara inmeyen tavrı filmin tutarlı gidişatına çelme takıyor. Kişisel hesaplaşmaların su yüzüne çıktığı bir düzlemde rayına oturmaya çabalayan rotadan sapmayı tercih eden Woody Allen, çok daha iyi olabilecek bir filmi ortalama bir seyirlik olarak sunuyor.

Ginny karakterinin tüm yüklerini omuzlarında hissettiğimiz Kate Winslet’ın aşırılığa kaçmayan derecedeki doğal performansı ve onu hiç terk etmeyen güzelliği Dönme Dolap’ın en büyük kozu olarak dikkatleri çekerken; filmin yakın planlarında sıklıkla karşımıza çıkan sarı ve turuncu ağırlıklı renk paletiyle bezenen ışık kullanımı ve Coney Adası’ndaki devasa lunaparktan gelen ışıkları bazen oyuncuların yüzlerine, bazen iç mekanlardaki odalara aktararak kurulan film dili, hem filmin ve filme konu olan karakterlerin hâletiruhiyesini hem de sinematik atmosferi başarıyla yansıtıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi