Barışın Doktor’u Doctor Who 9. sezon 7. bölümü “The Zygon Invasion” ile bizleri yine iki bölümlü bir hikâye ile baş başa bıraktı. The Zygon Invasion, klasik ve yeni seride bulunan birçok doktora ve meydana gelen birçok olaya gönderme yapmayı da ihmal etmedi.  

9. sezonun böyle iki bölümlük hikâyelerle ilerlemesinden kesinlikle şikâyetçi değilim. Aksine hoşuma bile gidiyor. Böylelikle bölümler ne gereksiz uzatılıyor, ne de önemli noktalar kısaca geçiştirilmiş oluyor. Bu haftaya, Clara’nın bir repliği ile başlamak istiyorum. Spoiler sayılmaz, o nedenle endişelenmeden okuyabilirsiniz. Clara diyor ki “Orta yaşlı olan herkes dünyanın sonunun geldiğini düşünür. Ama hiç gelmez.” O kadar katılmıyorum ki anlatamam. Her şeyin bir sonu var, dünyanın da. Ve sonu olan her şey içinde bizler, kısacık ömürlerine bir şeyler sıkıştırmaya çalışan mini minnacık kum taneleriyiz. Yaşadığımız kısa süre içinde hepimizin bir hayali var, değil mi? Kiminin ünlü olmak, kiminin mutlu olmak, kiminin aile kurmak, kiminin motora atlayıp uzaklara gitmek. Benim hayalim de barış ve huzur içinde yaşamak. Tıpkı Doktor’un ya da Osgood’un olduğu gibi.

Doctor Who 9. Sezon 7. Bölüm, yayınlandıktan sonra kaç kez izlediğimi hatırlamadığım 50. yıl dönümü özel bölümü “The Day of The Doctor”dan özet geçerek açılış yaptı. O kadar sevdiğim bir bölüm ki sırf bu açılış yüzünden bu yazıyı bitirdikten hemen sonra tekrar izleyeceğim. 3 Doktor’u bir arada görebilmek şahane! Keşke daha sık görebilsek! Herhangi bir Christmas özel bölümünü yine böyle bir birleşmeye ayırsalar ne kadar güzel olabileceğini düşünsenize!

doctor-who-9-sezon-7.-bolum-filmloverss

***Yazının bundan sonrası Doctor Who 9. Sezon 7. Bölüm’e dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Atkısına kurban olduğumuz Osgood ile ilgili birçok yeni bilgiye kavuştuk. Hayatta kalan Osgood’un kesin bir açıklaması olmamasına rağmen Zygon olduğunu,  geçen sezon ölen Osgood’un ise insan olduğunu düşünüyorum. Yalnız burada yine bir melez teması var. İnsan – Zygon melezi. Özellikle bölümün sonlarına doğru Doktor bu konuyu biraz kaba tabirle gözümüze gözümüze soktu. Sezonun başından beri bir melez teması üzerinden gidiyoruz. Sezonu yarılamışken, bu temanın nelere sebep olacağını, nasıl sonuçlanacağını merakla bekliyorum. Melezlik kısmını şimdilik bir kenara bırakıp Osgoodlar’a dönelim. Osgoodlar’ın bölümü açtıkları konuşma oldukça enteresandı. Zygonlar’la yapılan bir barış anlaşmasından ve bu anlaşmanın getirdiği ateşkes bozulduğunda ortaya çıkabilecek bir “Nightmare Scenario”dan bahsettiler. The Day of The Doctor bölümünden sonra Zygonlar ile İkili Harekât Barış Anlaşması yapılmış. Buna göre, UNIT’in var olma amacına ve ilkelerine karşı çıkar biçimde 20 Milyon Zygon’u gizlice dünyaya yerleştirip kalacak yer sağlamışlar. Şimdi bir şekilde ateşkes bozulmuş, herkes daha fazlasını istiyor ve her zamanki gibi seçenekler arasında barış yok. Zygonlar ve insanlar ne kadar barışçıl olursa olsunlar bir o kadar da savaşa hazırlar. Osgoodlar’ın dediği gibi: “Her ırk barışçıldır ve her ırk savaşı sever.”

Barış içinde yaşamak; her ırkla, her türle, her gezegende çok zor ama imkânsız değil. Doktor bu durumu düzeltecektir. Hep düzeltir. Sonuçta onun işi bu. Hep derim bizim de Doktor’a ihtiyacımız var. Çünkü doktor savaşları engeller. Her ne kadar “Dünya Başkanı” olmayı sevmiyor olsa da büyük bir uçakta gezeceği teminatını vererek onu kendi saflarımıza çekebiliriz. TARDIS’i olan biri neden uçağa tav olsun? Cevabı çok açık aslında, çünkü kendisi şimdiye kadar ki ruhu en genç, en heyecanlı, en maceraperest olan Doktor! Tüm tripleri, tavırları, davranışları, kendisine taktığı lakaplar, Clara’ya tacizci bir erkek arkadaş gibi yaptığı 127 cevapsız arama (ki burada Doktor’a eşlik eden ben olsaydım kesinlikle o telefonu açmamazlık etmezdim. Duy beni Doktor!) ve tabii ki gitar soloları ile kendine has, orijinal.

Doctor Who 9. Sezon 7. Bölüm: Gerçekler Söylenecek ya da Sonuçlarına Katlanılacak

Bölümde defalarca duyduğumuz bu Zygon Sloganı ile gelelim Zygon istilasına. Dünyada insanların arasında, insan kılığında yaşamak zamanla Zygonlar’a yetmiyor ve daha fazlasını istiyorlar. İnsan kılığına girmeden kendileri gibi görünmek, Zygonca yaşamak istiyorlar. Bu sırada bir Zygon çocuk, henüz izlerini kapatmayı tam olarak bilmediğinden gerçek formunun görünmesine neden oluyor. İnsanlar panikle çocuğun canavar olduğunu sanıp onu öldürüyorlar. Zygonlar isyan ediyor. Ateşkes bozuluyor. Direniş başlıyor, insanlar kaçırılıyor, öldürülüyor ve böylelikle savaşa girmiş oluyorlar. Bu sırada barış içinde yaşayabilenleri hain ilan ederek öldüren radikal bir yapı oluşuyor. Sivil kayıp, gerçekten barış içinde yaşamak isteyen insanlar kimsenin umrunda oluyor. En ufak bir tehdit bile bombalanarak çözülmeye çalışılıyor. Toptan kurtuluş. Hepsini öldürelim! Sadece Zygonlar’da değil, insanlarda da böyle yapılar oluşuyor. Doktor da bunu görerek, belki de tarihe not düşülmesi gereken şu soruyu soruyor. “Kimseyi bombalamadan bir çözüm yolunuz yok mu?”

Zygon tarafındaki bu yapının, şu anda Clara görünümünde olan Zygon tarafından kurulmuş olacağını ve bu Zygon’un da muhtemelen öldürülen Zygon çocuğun annesi ya da babası çıkacağını düşünüyorum.

Clara’nın ve Kate’e yardım eden polisin ele geçirildiğini tahmin etmiştim ama Kate’in ele geçirilmesi konusunda şüphelerim var. Kate Stewart gibi zeki bir kadın bu tuzağa düşmüş olamaz. Bölümün sonunda Zygon Clara ile konuşan kadının, Zygon taklidi yapan Kate olduğunu düşünmek istiyorum. Doktor yine tamamen yalnız kalmış olmasın. Yanında Osgood var, evet ama yine de biraz daha işe yarayacak birinin olması gerekli. Doktor’un Osgood için arkadaşım demesinin yarattığı sevinç bir yana, uçakta girdikleri muhabbet çok iyi değil miydi! Bölüm boyunca bol bol göndermeye şahit olduk: Dördüncü Doktor’un atkısı, Zygonlar’ı yok edecek silahın Dördüncü Doktor tarafından alınması, Onuncu Doktor’un Zygon Elizabeth ile öpüşmesi ve son olarak Beşinci ve Altıncı Doktor’un gömleğinde, Yedinci Doktor’un süveterinde, On ikinci Doktor’un da -iddiası doğruysa- iç çamaşırında bulunan soru işaretleri ile deyim yerindeyse bizlere de ekran başında zaman yolculuğu yaptırdılar.

İncelemeyi bitirmeden önce gözüme çarpan başka bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Kate’in önünden geçtiği binaların birinde “No dogs, No British” yazıyordu. Bizdeki herhangi bir dizide “Köpekler ve Türkler Giremez” gibi bir yazı geçse dizi oyuncularını yolda döver, bunu yayınlayan kanalı da taşlardık sanırım. Artık böyle bir toplumuz nasılsa. Hoşgörü adına bir şey taşımıyoruz kalplerimizde. Hele kazara başka bir ülkenin yayınladığı bir dizide böyle bir şey geçse savaş açardık ve bizi Doktor bile kurtaramazdı sanırım.

Clara burada mı bize veda edecek? Zygonlar’ın işgali gibi saçma sapan bir nedenle ölmesini istemiyorum. Diziden bu şekilde çıkması Doctor Who companionluğuna hakaret olur. Donna, Rose ve Pondlar’ın şahane çıkışlarından sonra bir companion Zygonlar’ın isyanında ölmemeli bence. Osgood Kutusu’nda ne var? Nightmare Scenario tam olarak ne? Osgood’un gittiği gizli görevin altından ne çıkacak? Son ve en zor soru; Doktor arkadaşlarını ve favori gezegenini bu kez nasıl kurtaracak? Bize çok az şey anlatan, kısacık fragmanla sizi başbaşa bırakıyorum.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi