Doctor Who 9. Sezon 3. Bölüm, bomba gibi iki bölümün ardından hız kesmeye pek de niyetli olmadığını gösterdi.

Son derece gerilimli ama bir o kadar da eğlenceli olan “Under The Water” bölümünün bende yarattığı etkiyi Doktor’dan bir alıntı ile anlatacak olursak: “Daha sıra dışı hale gelemeyeceğini her düşündüğümde beni şaşırtıyor. İmkânsız. Nefret ettim. Zalimce. Şaşırtıcı. Ölene kadar öpmek istiyorum.” Umarım duygu durumumu anlatabilmişimdir. 

doctor-who-9-sezon-3-bolum.-filmloverss

Mürettebat hikâyelerinin anlatıldığı Doctor Who bölümleri sizce de şahane olmuyor mu? Tamam, belki 8. sezonda yayınlanan Danny Pink’in kuşaklar sonraki torunu Orson Pink’in hikâyesini dışarıda bırakmak isteyebiliriz. Gerçi 8. sezonu tamamen dışarıda bıraksak daha akıllıca bir iş yapmış oluruz. Hımm, 8. sezonu anmayacaktık değil mi? Burayı baştan alıyorum o zaman. Mürettebat hikâyelerinin anlatıldığı Doctor Who bölümlerine bayılıyorum ve dün izlediğimiz Doctor Who 9. Sezon 3. Bölüm de bu duruma istisna yaratmıyor. Mürettebatın Doktor’a destek olması hatta Doktor’dan rol çalması, en az Doktor kadar kahraman olması ve maceraya beraber atılmaları tam bir heyecan fırtınası yaratarak işleniyor bu bölümlerde.

***Yazının bundan sonrası Doctor Who 9. Sezon 3. Bölüm’e dair spoiler içerir***

“Under The Water” ve “Before The Flood” isimli iki bölümden oluşan hikâyenin, yaşam, ölüm ve hayaletler temalı ilk bölümü olan “Under The Water”da da mürettebat hikâyelerinin işlenişi çok farklı olmadı. Yukarıdaki birkaç paragrafta da durmadan tekrarladığım gibi bölümü çok beğendiğimi söylemekle başlayabilirim.

Bu bölümde, 9. sezon ile ilgili canımı sıkan sonik tornavidanın güneş gözlüğüne çevrilmesi kısmını bile gayet güzel kotardılar. Yine de aklım ve kalbim sonik tornavidanın geri gelmesini istiyor o ayrı. Umarım 9. Sezon sona ermeden yoldaşımız, sonik tornavidamıza yeniden kavuşabiliriz.

Doctor Who 9. Sezon 3. Bölüm: TARDIS’in İşaretlerini Görmezden Gelmeyin

Doktor’un yoldaşlarından bahsederken, bu bölümle beraber takımın önemli bir parçası olduğunu tekrar hatırladığımız TARDIS’i kesinlikle unutmamamız gerekiyor. Özellikle, gücün TARDIS’te olduğu bölümlerde, başımıza geleceklerden korkmaya başlıyorum. Çünkü TARDIS’in Doktor’u alıp kendi istediği zaman ve mekana bırakması, bir şeyler hissedebiliyor olması, zorlu şartlar altında kendini güvenceye alması ve verdiği uyarıların hepsi aslında Doktor Takımı’nın elemanı olduğu ve Doktor’u korumak istediği için aldığı önlemler. Bu bölümde de aynen öyle oldu. Yine TARDIS’in getirdiği bir gezegendeydik. Bölüm; TARDIS’in bizi bıraktığı 2119 yılında İskoçya’da Drum isimli bir deniz altı maden tesisinde başladığında ve ilerlediğinde hayaletleri gördüğünüzde, bölüm biterken Doktor’un da o hayaletlerden biri olacağı aklınıza gelir miydi? O kadar uyarıya, TARDIS’in onca işaretine hatta Clara’nın hüzünlü bakışlarına rağmen benim de aklıma gelmedi.

Clara da artık eski sevdiğimiz companion haline geri dönüyor gibi görünüyor. Danny Pink faciasını onunla beraber bizim de unutmamız gerekiyor. Bu sezon içinde Clara’ya veda edeceğimiz gerçeğini de hesaba katarsak, ona çok da yüklenmemek lazım sanırım.

Gerilimden korkuya uzanan yelpazesinde bir tık bile nabız düşürmeyen bu bölümde, Doktor da sanki kendi günlerine dönmüş gibi görünüyor. Capaldi’nin Doktoru da diğer Doktorlar kadar çok başarılı oldu, sadece karakterinin oturması biraz uzun sürdü (Kimin suçu acaba? Moffat?). Doktor’un verdiği şahane ayarlar, cebinde konuşma kartlarının olması –ki bence Capaldi’nin doktorunun ultra patavatsız oluşunu hesaba katarsak şahane fikir-, heyecanını hiç kaybetmemesi, en ufak ayrıntıları bile fark edebiliyor olması – ki sadece fark ettiğini fark etmesi uzun sürüyor – Capaldi’nin Doktor’unun özellikleri olarak karşımıza çıkıyor. Sadece Doktor’un insani duygular yaşamaya çalışıp bunlar üzerine konuşmaya çabalaması biraz tuhaf geliyor bana. Neticede o uzun zamandır kalbini hatta kalplerini kapalı tutan garip bir uzaylı, mavi kutusuyla hikayeler anlatan deli adam. Yine de Clara’nın duygularıyla ilgilenme çabalarını merakla takip ediyorum.

Tabii bu kadar aksiyonun içinde Clara’ya ayıracak 5 dakikamızın olması, sürekli onun duygularıyla ilgileneceğimiz anlamına gelmiyor. Hemen hayaletlere geri dönmemiz gerekiyor. Askeri üstekileri öldürüp mesajlarını yaymaya çalışan hayaletlerle ilgili ilk fark ettiğimiz şey, gözlerinin olmaması ve sürekli bir şeyler mırıldanıyor olmalarıydı. Mırıldandıkları şeyin ne olduğunu çözmek kolaydı. Ama anlamlarını çözmek tam da Doktor’un uzmanlık alanıydı. Dizide sorguladığımız son şey Doktor olduğu için, genel olarak bizlere ne verse kabul ediyoruz. Burada da biraz öyle oldu. “Evet, hayaletler bize karanlık, kılıç, terk edilmiş, tapınak diyor. Bunlar bir yerin koordinatları” benzeri şeyler deyip, bahsedilen lokasyonu bulduktan sonra, konuyu çözmek için geçmişe, uzay gemisinin bu lokasyona indiği ilk zamana gitti TARDIS ile. Bu kez yanında Clara yerine bilim adamı Bennett ve Doktor fangirl’ü O’Donnell vardı. O’Donnell karakteri hakkındaki yorumlarınız ne acaba? Ben tam anlamıyla kendimi gördüm ve tüm sahnelerinde çok güldüm. Tam bir fangirl, içimizden biri, Osgood gibi. Clara’ya geri dönecek olursak; Clara ile Doktor’un vedasında kapılar kapandığında ve kabinlere sular dolmaya başladığında, Doktor’un elinde “Not Penny’s Boat” yazısı arayan tek kişi ben miyim? İtiraf edin Lost hayranları, sizin de içiniz gitti!

Bölümle ilgili önemli bir nokta da Doktor’un ve TARDIS’in onca dil bilip işaret dilinde çaresiz kalmalarıydı. Doktor bile engeller karşısında çaresiz kalmıştı. Dizi içerisinde işitme engelli bir karakter olması bence çok güzel bir değişiklikti. Gerçek hayatta da işitme engelli olan Sophie Leigh Stone’un rolünün hakkını ziyadesiyle verdiğini düşünüyorum.

Bölümün sonunda Doktor yine tek başına ve çaresiz bir yolculuğa çıktı, bu kez öldü de! Peki Doktor nasıl geri dönecek? Hayaletlerin sırrı ne? Ne istiyorlar? Geçmişte neler yaşandı? Bu soruların cevabı için koskoca bir hafta beklememiz gerekiyor. Size bilmediğim cevapları veremem ama en azından şuraya önümüzdeki haftanın fragmanını bırakabilirim:


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi