Hani bir şey bittiğinde derler ya “iyisiyle kötüsüyle geride bıraktık” diye, işte bu Doctor Who için pek geçerli değil. Biz, özellikle bu sezon kötü denilecek bir şey olmadığı için “iyisiyle ve daha iyisiyle” dolu bir sezon Doctor Who’yu geride bıraktık. 9. sezon genel olarak temposu asla düşmeyen, her bölümüyle bizi heyecandan heyecana sürükleyen, koskoca bir haftayı iple çekmemizi sağlayan, hepimizi Peter Capaldi’ye aşık eden bir sezon oldu. Hikayesiyle, müzikleriyle, kurgusuyla ve özellikle Capaldi’nin devleşen oyunculuğu ile belki de serinin en iyi sezonunu izlemiş olabiliriz. Tüm bunların kombinasyonu olarak en iyi sezon olduğunu düşünsem de eski sezonlardaki mükemmel hikayeleri ve mükemmel oyunculukları unutmuş değilim. Geçen hafta izlediğimiz “Heaven Sent” bölümü çıtayı aşırı yükselttiği için onun etkisi altında kalmış da olabilirim tabii.

Sezon finalinden beklentileri, yayınlanan bölümden daha farklı biri olarak, izlediğimiz bölümün bende “Heaven Sent” etkisi yaratmadığını söyleyerek başlayabilirim.

doctor-who-9-sezon-12-bolum-filmloverss

***Yazının bundan sonrası Doctor Who 9. Sezon 12. Bölüm’e dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Öncelikle Clara ile başlayalım. Clara Oswald karakteri, bölümde daha önemli olması gereken Gallifrey’in önüne geçti. Hatta tüm bölümün önüne geçti. Ölmediği yetmiyormuş gibi, Doktor’un anılarından silindi, bir TARDIS çaldı ve Ashildr/Me ile yolculuğa çıktı. Gerçekten Clara’nın ölerek diziye veda etmesini istemezdim. En azından modern seride hiç bir companiona bu şekilde veda etmedik. Hep daha üzücü vedalar oldu ama yine de kimse ölmedi. Clara’nın da ölmesini istemiyordum ama onu öldürdüklerinde bu şekilde hayata döndürmelerini de istemezdim. Ee ne oldu şimdi? Hani Clara’nın ölümü “fixed point”ti? Hani değiştirilemezdi? Ne oldu sizin kodlarınız, kurallarınız? 10. Doktor’un deyimiyle “Wibbly Wobbly Timey Wimey” sanırım. İşimize gelince ölü bırakıyoruz, işimize gelince diriltiyoruz. Bugün Doktor Clara’yı ölmeden önceki son anından aldı ve muhtemel ölümünü son iki kalp atışı arasında dondurdu. Yarın belki Zaman Lordları’nın Lord Başkanı Clara’ya rejenerasyon hakkı verir, Zaman Leydisi yaparlar! Zaten Doktor’la ilk karşılaşmalarında Zaman Lordlarını susturdu ve onlara uzunca ayarlar vermeyi de ihmal etmedi. Bu hızla Lord Başkan bile olabilir. Bölümün sonunda Doktor’un sorduğu “Clara Who?” sorusunu duysa zevkten dört köşe olurdu sanırım.

Şu anda Clara ölümsüz oldu. Kendi TARDIS’ine sahip oldu. Kendi companion’ı oldu. Yani sonunda muradına erdi ve başından beri özendiği Doktor oldu. Gallifrey’e gidene kadar istediği gibi gezecek. Öyle erken de gitmeyecek Gallifrey’e, belki de hiç gitmeyecek. Bu noktada ben, kendini Doktor sanan ve Doktor olmak için elinden geleni yapan Clara’ya güvenmiyorum. Onu durduracak adam da ne olduğunu hatırlamadığından ne olacağını da kestiremeyecektir. Ashildr’e güvenmek ve onun gibi bir ölümsüzün eline bir TARDIS bırakmak ne kadar akıllıca o da tartışılır. Doktor’un kızı Jenny’nin bile TARDIS’i olmamışken onlara kolayca TARDIS vermesi de enteresan. Tabii ki onlar da TARDIS’i kolay kolay bırakmayacaklardır. Bu arada bir insan ve bir insan/Mire kırması, TARDIS’i nasıl bu kadar rahat kullanıyorlar? TARDIS’i kimlerin kullanabileceğine dair bir kural yok muydu orada?

Hayatımıza girdiğinden beri sürekli “Run you clever boy and remember me” diyen bir karakteri, sonu yaklaştığında hatırlamak kısmıyla vurmaları güzeldi. Clara sürekli Doktor’un onu hatırlamasını istiyordu, şimdi bunu bir tezatla noktaladılar. Bölüm biterken yazımız değişti ve “Run you clever boy and be a doctor” oldu. Hepimiz Doktor’un iyi olmasını ve eğlenceli maceralarla devam etmesini istiyoruz. Bakalım Moffat bize ne kadarını gösterecek. Moffat demişken, kendisi kadın karakterleri iyi yazamamak konusunda sürekli eleştiri alıyor. Eğer Clara’yı bu eleştiriler nedeniyle cevap olarak Doktor’un önüne geçirdiyse kişisel kanaatim yine olmadığı yönünde. Neyse River’a zeval gelmesin de Clara’ya ne yaparsa yapsın!

Doctor Who 9. Sezon 12. Bölüm: “Bitene kadar hiçbir şey acıklı değildir, sonra her şey acıklı olur”

Bu bölümde yine tek üzüldüğüm kişi Doktor oldu. Neden bu kadar sevdiğine ve sürekli koruma içgüdüsüyle hareket ettiğine bir türlü anlam veremediğim companionını kaybetti. 4,5 milyar yıl “confession dial” görünümlü özel işkence odasında hapsoldu. Her şeye dayanıp çıktığında, istediği tek şey o “çok kıymetli” companionını ölümden kurtarmaktı. Bunu da onu kaçırıp zamanın sonuna götürerek halledebileceğini düşündü. Halledemediğinde ise en iyi bildiği şeyi yapacaktı. Tüm üzüntüyü kendi üstüne alacaktı. Donna gibi Clara’nın da hafızasını silecek ve anılarını bir tek kendi kalbinde taşıyacak, zaman zaman da bu anıları cebinden çıkararak kendisine azap çektirecekti. Ama böyle olmadı. Planı ters tepti, kendi hafızası silindi. Ben de hatıralarım silinsin istemezdim. Yaşadığımız şeylerin hepsi eşsiz. Sadece iyi ya da kötü olarak düşünüp kurtulmaya çalışmamak ya da aynı şekilde bunlara tutunup yaşamamak lazım. Ayrıca Doktor bu tecrübeyi yaşadığını hatırlasa belki ileride kimse için tekrarlamazdı ama şimdi belki bir başkası için yine aynı şeyleri yapmaya kalkabilir. Doktor bu sağı solu belli olur mu! Ne kadar isterdim Doktor’la karşılıklı oturup saatlerce hikayelerini anlatmasını, şarkılarını çalmasını. Gitar hep Doktor’la kalsa keşke. Önümüzdeki sene de gitarı elinden bırakmaz umarım.

Capaldi’yi övme kısmına geldiysek eğer başlıyorum. Capaldi/Doktor ikilisi son yıllarda gördüğüm en güzel kombinasyon oldu. Capaldi bu bölümde yine jest ve mimikleriyle oynadı. Özellikle ilk dakikalarda hiçbir repliğinin olmaması, onun yerine gözleri ve vücut diliyle oynaması şahaneydi; her şeyi konuşmadan anlattı bize. Askerleri takmadığında, ayağıyla sınırını belirlediğinde, High Council ayağına geldiğinde ve Rassilon ile karşılaştığında, konuşmadığı halde biz onun ne demek istediğini çok iyi anladık. Doktor’u sonsuza kadar Capaldi oynasa itiraz etmem! Game of Thrones’dan hatırladığımız Donald Sumpter’ın canlandırdığı Rassilon karakteri, herkesin arkasını dönüp dışlamasına ve sonucunda Gallifrey’i terketmesine rağmen, önümüzdeki sezonlarda diziye geri döneceğini düşünüyorum. Ona şu anda ettiğimiz veda oldukça anlamsızdı. Zamanın sonunda, hiçliğin ortasında nereye gidebilirdi ki?

Bu bölümün atmosferi de harikaydı, rengi ve kompozisyonları bana çok sevdiğim space western türünü hatırlattı. Ah Firefly ah keşke bitmeseydin.. Alın size bitene kadar acıklı olmayan ama bittikten sonra acıklı hale gelen başka bir şey daha.

Ben bu bölümde bolca Gallifrey görmek istiyordum. Zaman Savaşı sonrası açıklık getirilmesini istiyordum. Doktor’dan neden o kadar korkuyorlar, biraz daha ayrıntı istiyordum. Rassilon ile yüzleşme istiyordum. Kulübe ve Doktor’un gençliği ile ilgili daha fazla bilgi edinmek istiyordum. Hiç biri olmadı ve bölüm tamamen Clara’ya veda etmek üzerine kurulmuştu. Sisterhood of Karn da çok işlevsiz kaldı. Missy’nin bu bölümde olmaması da çok büyük bir eksi idi. Ben tüm örgüyü onun çözeceğini düşünmüştüm. Sezon finali olmasa bu kadar takılmazdım da sezon finalinde yapılmazdı ki bu! Geçen hafta yayınlanan teaserda Dalekleri, Cybermeni ve Weeping Angelları gördüğümde bu şekilde kullanılacaklarını hiç düşünmemiştim. Doktor’un azılı düşmanları bize merhaba diyecek, ortalık karışacak diye düşünmüştüm. Orada da çok mutlu olamadım. Bölümde ne bölüm sonu canavarı vardı ne de başka bir şey. Koskoca bölümde tek yaptığımız şey Clara’yı yüceltip ona veda bölümü izlemekti. Clara resmen parası neyse verip kendine özel bölüm çektirmiş. Umarım en azından bir 3-5 yıl cameo olarak dönmez diziye. Birkaç ayrı companion görelim de biraz kendimize gelelim.

Doctor Who 9. Sezon 12. Bölüm: “Asla korkak olma, asla zalim olma”

Doctor Who’dan öğrendiğim en temel noktalardan bir tanesi, korkaklıkla zalimlik arasında ince bir çizgi bulunuyor olması. Ne kadar korkaksan, eline bir güç geçtiğinde o kadar zalimleşirsin. Verdiğin kararlar ve sonuçları insanları tehlikeye atar, onları telef eder ama sonunda kendi isteğine kavuştuğun sürece bu kısım seni pek ilgilendirmez. Zalimsen bunlar önemsiz yan hasarlardır.  Dark side hep böyle bir şey değil midir zaten? Her zaman ezik ve zayıfları etkisi altına almaz mı? Doktor’un da giderayak Clara’yı uyardığı şeylerden biri korkak veya zalim olmamasıydı. Doktor’un Clara’ya veda ederken verdiği öğütler arasında elbette en çok “Asla armut yeme, çok yumuşaklar ve hep çeneni ıslatırlar.” demesi hoşuma gitti. Tam bir kötü gün nasihati değil mi sizce de!

Doktor Clara’yı tamamen unutmadı hala biraz hatırlıyor. Benim bildiğim Doktor bunun peşine düşer, neler olduğunu öğrenir. Doktor’un karakteri ile ilgili bir başka nokta da doktorun bölümün başından itibaren -ve zaman zaman hatırlatılan- “silahsız” oluşu. Silahlardan nefret eden, silah yerine kaşık bile kullanmış olan, eline silah almayan, gerçek silahı kelimeler olan adamı katil yaptılar. Rejenerasyon geçirebiliyor olmaları Doktor’un bir zaman lordunu öldürmesini haklı çıkaramaz. Boşuna mı barışın Doktor’u dedik biz ona? Missy’i bile o şekilde etkisiz hale getirmedi, General’e bunu yapması oldukça karakter dışı bir davranıştı. Doktor’un ne kadar çizgisini aştığını, ne kadar ileri gittiğini  gösterdi. Doktor’un kaybetme korkusu, ona kurallarını yıktırdı ve onu evrenin sonuna getirdi. Evrenin sonundaki Ashildr de ilginçti. Mire teknolojisi de ne teknolojiymiş, evren ölmüş kadın hala yaşıyor! Yaşamak bir kenara tek başına kalmış ama her şeyi biliyor, her şeyi anlıyor.

Hybrid dedik durduk ama ne o tam anlamıyla çözüldü, ne Gallifrey, ne de Ashildr. Hybrid’in sırf kendi kalbini onarmak için milyonlarca kalp kıracağı söyleniyordu. Doktor bence direkten döndü. Ben hala tek bir hybrid olduğunu, onun da Missy olduğunu düşünüyorum. Bakalım önümüzdeki sezon hybrid konusundan devam edecekler mi?

Sonik tornavida geri dönüp, Doktor parmaklarını şıklattığında maceranın kaldığı yerden devam edeceğinin sinyallerini aldık. Önümüzde bir Noel Özel Bölümü var. River Song sonunda diziye geri dönüyor! Capaldi ile maceradan maceraya koşmalarını umarak sizi fragmanla başbaşa bırakıyorum.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi