Mimari sanatını genç bir kadın gözünden anlatan Derviş Zaim’in son filmi Rüya, gelenekten ve tarihten devraldığı mirası taşımaya çalışan; bir yandan da süreklilik içinde değişerek hayata devam etmenin peşinde olan bir mimar kadının hikayesi anlatılıyor.

Senaryosunu ve yönetmenliğini Derviş Zaim’in üstlendiği Rüya filminin başrollerini Gizem Erdem, Ebru Helvacıoğlu, Dilşat Bozyiğit, Gizem Akman, Mehmet Ali Nuroğlu, Enis Arıkan, Murat Karasu ve İbrahim Selim, Osman Alkaş, Ayşe Lebriz, Murat Kılıç, Atılay Uluışık gibi başarılı oyuncular paylaşıyor. Mimari sanatını genç bir kadın gözünden anlatan Rüya filmi, Derviş Zaim’in dokuzuncu uzun metrajlı sinema filmi olma özelliğini de taşıyor. Filmde, gelenekten ve tarihten devraldığı mirası taşımaya çalışan; bir yandan da süreklilik içinde değişerek hayata devam etmenin peşinde olan bir mimar kadının hikayesi anlatılıyor. Ne var ki mimar kadın günümüz İstanbul’unda hayallerini gerçekleştirmek üzere uğraşırken kendini sürükleyici bir suç hikayesi içinde buluyor. Rüya, Derviş Zaim’in geleneksel sanatlara olan ilgisini devam ettirdiği bir özelliğe sahip olmasının yanısıra aynı zamanda Zaim’in doğa üzerine gerçekleştirdiği filmler dizisine de ayrı bir katkı sunuyor.

Derviş Zaim’in Son Filmi Rüya Bir Kesişim Noktası

 

Zaim’in son filmi Rüya, yönetmenin geleneksel sanatlardan esinlenerek yaptığı filmler ile doğa üzerine eğilen filmlerinin bir ortak paydada buluşmasını temsil ediyor. Be yönetmenin filmografisi içerisinde bir veni kesişim noktası olma özelliğine sahip filmin orijinal sinopsisi ise şu şekilde:

‘Sine, amcası Rüstem Bey’in mimarlık ofisinde çalışan genç, akıllı bir mimardır. Aslında bir enstalasyon – performans sanatçısı olmak amacındadır ama sanat galerilerine yaptığı proje başvuruları reddedilir. Bu hayal kırıklığı sonrası Sine’nin hayatı yavaş yavaş sanat galerisi için gerçekleştirmeyi arzuladığı performanslardan birine dönüşmeye başlar. Esasında Sine’nin hayatını idame ettirmek için mimarlığa devam etmek dışında fazla seçeneği yoktur. Giderek ofisteki mimarlık işlerinin içine yuvarlanır. Hatta amcasının banka kredisi alabilmesi için ona kefil olmayı kabul etmek zorunda bile kalır. Yaşadığı huzursuzlukların etkisiyle Sine geceleri uyuyamamaktadır. Bu zor süreçte amcası mimarlık ofisini mali bunalımdan kurtarmak için yeni iş olanakları yaratmaya çalışır. Hatta kanuni açıdan riskli ilişkilere girmeye bile cesaret eder. Aynı şirkette mimar olarak çalışan genç ve girişken mimar Hakan, şirket için bu tarz sevimsiz işleri ayarlayan kişidir. Hakan Sine’ye ilgi duymaktadır.

O karışık ortamda mutlu olacağını düşündüğü bir iş Sine’nin ayağına gelir. Amcasının ofisi, geçmiş senelerde küçük bir dernek için İstanbul’un varoşlarına bir toplu konut projesi yapmıştır. Dernekte çalışan Yaren adlı genç adam Sine’yi bulur. Toplu konutlara yakın küçük bir camiye ihtiyaç duyduklarını anlatır. Hatta eğer isterse mimari açıdan kendini gösterebileceği farklı bir cami tasarlayabileceğini de söyler. Bu yeni öneri Sine’yi heyecanlandırır. Nitekim yeni tarzda bir cami tasarımını Yaren’e sunar. Yaren yeni tasarımı beğenir. Bu gelgitler ortasında Sine ile Yaren arasında belli belirsiz bir yakınlık olduğunu fark ederiz. Hakan Sine’nin Yaren’le görüşmelerini ve yaşadıkları yakınlığı kıskanmaya başlar. Sine Hakan’a Yaren’le aralarında bir şey olmadığını belirtir. Yaren’in mahallesi için tasarlanan yeni tarz cami inşaatı başlar. Ancak büyük çaplı bir yer kayması nedeniyle inşaat yarım kalır. Yer kayması dernek üyelerinin bazılarının konutlarının çökmesine de yol açar. Yaren ve arkadaşları mimarlık – müteahhitlik firmasını bu nedenle mahkemeye verirler. Ne var ki firma mahkemede suçsuz bulunur. Felaketzedeler kızgınlık içindedir. Sine kendini onlara affettirmek ister. Ziyaretlerine gider. Ancak Sine’ye biraz hoyrat davranırlar. Amca olayı öğrenir. Felaketzedeleri kıza şiddet uyguladıkları gerekçesi ile polise şikâyet eder. Bu şikâyet Sine’nin karşı çıkmasına rağmen gerçekleşir ama ok yaydan çıktığı için Sine sevimsiz gelişmeleri durduramaz. Polis, dernek üyelerini ve Yaren’i gözaltına alır.

Sine devam eden uykusuzluk rahatsızlığı nedeniyle uyku hastalıkları kliniğine yatar. Yedi uyuyanlar menkıbesini (efsanesini) hatırlatan bir rüya görür. Ertesi sabah klinikte uyandığı zaman fiziksel olarak değişmiş, başka bir kıza dönüşmüştür. Sine şimdi fiziki değişime uğramadan önce yapmak isteyip de yapamadığı şeyleri gerçekleştirme özgürlüğünü yaşamaya başlar. Mesela amcasına işten istifa etmek istediğini söyler. Uyku hastalıkları kliniğine yeniden gittiğinde aynı rüyanın bir çeşitlemesini görür. Uyandığında fiziksel olarak yine oldukça değişmiştir. O ana kadar ruhsal bakımdan yapamadığı şeyleri gerçekleştirmeye devam eder. Hâlâ gözaltında tutulan Yaren ve arkadaşlarına acıdığı için polise giderek şikâyetini geri alır. Dernek üyeleri serbest kalırlar. Sine’deki değişimler her defasında hayata dair meselelerine farklı bir yanıt bulmasına yol açmaktadır. Sine, özgürlük kazanmak, mutluluk ve ruhsal arınmaya varmak için o ana kadarki yazgısı ile her defasında farklı biçimlerde savaşmaya devam eder. Bazen yiğitçe, bazen tereddüt dolu, bazen ürkek davranır ama hayallerinin peşinde eylemde bulunmaya devam eder.’

dervis-zaim-ruya-afis-filmloverss

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi