Hollywood sinemasında her çektiği filmle beraber izleyicisine yeni bir dünya sunan yönetmenlerdendir David Fincher. Birbiri ardına çektiği ve herbiri kült olan filmleriyle kendi stilini oluşturan ve özgün yorumunu filmlerine aktarabilen sayılı yönetmenlerden birisidir, gelin David Fincher’a uzaktan bakarak sinemasında bir yolculuğa çıkalım.

Kariyerine bir video klip yönetmeni olarak başlayan Fincher ilk yönetmenliğini Alien 3 filmi ile yapmıştı. Bu filmin serinin önceki filmleri kadar başarılı olmaması sebebiyle başarısızlığa uğradığı düşünülen yönetmen bir sonraki filmi ile herkesin kafasından bu düşünceleri sonsuza kadar çıkardı. Se7en filminde bizi yalnızca muhteşem bir polisiye öyküsü değil ustalıkla kurulmuş bir sinematografi bekliyordu. Se7en ile birlikte yükselişe geçen yönetmenin asıl doruk noktası ise tüm otoriteler tarafından sinema tarihindeki en iyi filmler arasında gösterilen Fight Club olacaktı. Akabinde çektiği The Curious Case of Benjamin Button ve The Social Network gibi karakter üzerine yoğunlaşan filmler gibi Panic Room, Zodiac ve Gone Girl gibi gerilim düzeyi yüksek filmlere kendi yorumunu getirmesiyle ve stilini oluşturarak izleyicilerine kusursuz bir seyir zevki vermesiyle Fincher, Hollywood’da bunu yapan sayılı yönetmenden biri olarak öne çıkıyor. Filmlerinde kullandığı kadrajlarla yalnızca karakterleri irdelemiyor, aynı zamanda onların içinde bulundukları toplumu ve mekanı da sunarak izleyiciye bir fırsat tanıyor.

David Fincher Filmlerindeki Geniş Açılar

david-fincher-seven-filmloverss

Son zamanlarda yaptığı film kolajlarıyla yönetmenleri ve sinema tarihindeki önemli filmleri irdeleyen Jacob T. Swinney yeni bir kolajla karşımızda. Bu sefer gözünü David Fincher’ın filmlerine çeviren Swinney yönetmenin filmlerinde kullandığı geniş açıları bir videoda birleştirerek yönetmenin ustalıklı sinematografisine adeta bir saygı duruşunda bulunuyor. Fincher’ın filmlerinde kullandığı geniş açılar ile karakterlerin toplum içindeki konumlarına ve yaşadıkları mekanla aralarında bulunan ilişkilere dikkat çekiliyor. Örneğin Gone Girl filminde Amy (Rosamund Pike) yalanların ve ihanetin halı altına itildiği, sahte mutlulukların yaşandığı bir banliyö çerçevesinde yalnız bırakılmış bir kadındır. Filmde kullanılan kadrajlarla banliyö çevresi yapaylığın ve sahteliğin öne çıkacağı şekilde ekrana yansır. Fight Club filminde ana karakterimiz (Edward Norton) yükselen şehir ve gökdelenler arasında kalarak kendini kapitalizme karşı tetikleyen öğelerle çatışır. Seven filminde ise iki ana karakterin tozlu ve puslu bir “suç şehri” içinde çaresizliklerini ekrana taşır.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi