26 Ağustos’ta son filmi Death in Sarajevo – Saraybosna’da Ölüm ile yeniden beyazperdeyle buluşacak olan Danis Tanovic’in 2001 yılında ödüllere doymayan filmi No Man’s Land’den başlayarak filmografisini keşfe çıktık. Başarılı yönetmen Danis Tanovic sinemasına yolculuk yapacağımız liste sizlerle!

Balkan halkının içinde bulunduğu savaş dönemini samimi ve etkileyici bir şekilde ele alan yönetmen Danis Tanovic son filmi Death in Sarajevo ile izleyiciyle buluşmak için geri sayıyor. İlk gösterimini Berlin Film Festivali’nde gerçekleştiren film; FIPRESCI ve Gümüş Ayı ödülüne layık görülmüş ve sinemaseverler tarafından oldukça beğenilmişti. Topluma, tarihe ve insan ilişkilerine gerçekçi ve yalın bir bakış atmayı başaran yönetmen, ilk kez film çektiği Saraybosna’da aynı temeller üzerinden başarılı bir hikaye sunmayı başarıyor.

Filmi Tanovic’in kelimeleriyle tanımlamak gerekirse; “Death in Sarajevo, bizim dönüşümümüz hakkında çok ‘Bosnalı’, ‘Balkan’ bir film. Bu dönüşümümüz daha ne kadar sürecek kendi kendime sormadan da edemiyorum. 30 yıl oldu. Benzer hikayelerin diğer Avrupa ülkelerinde de yaşandığını düşünüyorum. Ne kadar egzotik görünürsek görünelim aslında Münih’e birkaç saat uzaklıktayız.”

Hikayelerinde metaforların gücünden beslenmediğini aslında tüm olayları insani açıdan ele aldığını söyleyen yönetmen; izleyicinin filmlerini izledikten sonra metaforlardan yola çıkarak çıkarımlarda bulunmasını ise çok olağan buluyor. Filmlerinde keskin cevaplardan kaçınan Tanovic, izleyicinin filmi üzerine uzun saatler düşünmesini ve konuşmasını beklediğini dile getiriyor.

Yönetmenin benzer temalar üzerinden ele aldığı hikayelerden oluşan, çekimlerini ise hep farklı bölgelerde gerçekleştirdiği filmlerine bir göz atalım!

Danis Tanovic Sinemasına Yolculuk!

No Man’s Land – 2001

no-mans-land-filmloverss

Bosna savaşını konu alan yönetmenin ilk uzun metraj denemesi No Man’s Land, gösterime girdiği birçok festivalden ödüllerle ayrımlı;  ‘En İyi Yabancı Film’ dalında da hem Oscar ödülünü hem de Altın Küre’yi evine götürmüştü. Savaş sahnelerinin ötesinde; insana ve en olağan duygulara yer veren hikayesiyle belki de o dönemi en etkili bir şekilde ele alan filmlerden biri olan No Man’s Land, final sahnesiyle hafızalara yer etmeyi başarmıştı. ‘Savaş-İnsan-Kurallar’ üçgeninde yalın ve vurucu bir hikaye anlatan film, Tanovic’in sözleriyle şöyle anlatılıyor; “Kendimi Bosna Savaşı’ndaki iğrençliklerin sorumluluğundan muaf tutmaya çalışmıyorum. Böyle bir şey asla yapmam; çünkü bir tarafta kurbanlar diğer tarafta ise suç işleyen insanlar var. Bu filmin amacı ne suçlamak ne de yanlış yapanları sergilemek, amaç savaşın her türlüsüne karşı çıkmak ve sesimizi yükseltmek. Bu benim şiddetin her türüne baş kaldırış şeklim.”

L’enfer – 2005

lenfer-filmloverss

Krzysztof Kieslowski’nin yazımına başladığı ancak ölümünün ardından yarım kalan hikayeyi Krzysztof Piesiewicz’in tamamladığı, üç kız kardeşin geçmişle yüzleşmesine tanık olduğumuz L’enfer, Heaven üçlemesinin ikinci filmi. Paris’te; Celine, Anne ve Sophie ekseninde geçen filmin oyuncu kadrosunda ise Emmanuelle Beart, Karin Viard, Marie Gillain ve Guillaume Canet yer alıyor. Fransızların evlilik ve aile kavramlarına olan bakışının birbirinden bağımsız yaşan üç kız kardeş üzerinden sorgulandığı, Kieslowski’nin olmazsa olmazı ‘keder’ kavramı üzerinden giden hikayesiyle dikkat çeken yapım, karanlık atmosferi ve kullanılan renklerle de göz dolduruyor.

Triage aka Shell Shock – 2009

triage-filmloverss

Scott Anderson’ın aynı adlı kitabından uyarlanan; İrlanda ve İspanya’da çekimleri tamamlanan Triage, bir foto muhabirinin hikayesine odaklanmaktadır. Colin Farrell’i başrolde gördüğümüz filmin konusu ise şöyle; iki yakın arkadaş olan Mark ve David, savaştan savaşa gitmekte olan foto muhabirleridir. Savaş, ölüm ve geride kalanlar temalarından beslenen hikayesiyle bu kez Kuzey Irak’a giden Tanovic, dağdaki hayatı görüntülemeye giden bir muhabiri odak aldığı hikayesiyle Türkiye-Irak gerilimine de değinmiş, 1988 yılını beyazperdeye aktarmıştır.

Cirkus Columbia – 2010

cirkus-columbia-filmloverss

Prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapan ve izleyiciler tarafından olumlu yorumlarla karşılanan Cırkus Columbia, tarihi savaşlarla dolu olan Balkanlar’da yeni bir dönemin başladığı günlerde geçen, romantik ve trajik bir aşk hikayesini konu alıyor. Savaşın hemen ardından, Bosna Hersek’te küçük bir köyde geçen öykü, sürgünden dönen Divko Buntic’in eski ailesi de dahil olmak üzere bütün hesaplarını kapatıp intikam almak üzere genç eşi, kedisi ve tonla parayla yaşadığı köye geri dönmesiyle başlayan film, savaşın tekrardan kendini hatırlatmasıyla hayatın nasıl alt üst olduğunu, nelerin kaybedildiğini nelerin kazanıldığını ele alır. Tanovic, diğer filmlerinde olduğu gibi savaş ve siyasi arka plandan beslenirken, esasında hikaye yine insan ilişkilerine odaklanıyor.

An Episode in the Life of an Iron Picker – 2013

an-episode-in-the-life-of-an-iron-picker-filmloverss

Berlin Film Festivali’den Jüri Büyük Ödülü’ne layık görülen, bir cesaret ve umut öyküsü anlatan An Episode in the Life of an Iron Picker; İstanbul Film Festivali’nde Sinema’da İnsan Hakları Yarışması kategorisinde izleyiciyle buluşmuştu. Filmin konusu ise şöyle; Nazif hurda demir toplayarak hayatını güç bela kazanmaktadır. Eşi düşük yaptığında hastane, bebeğin alınması için gereken ameliyat için o kadar yüksek bir meblağ talep eder ki sigortaları olmadığı için ameliyat olmadan kasabalarına dönmek zorunda kalırlar. Belli ki Nazif on gün boyunca daha çok çalışarak eşinin hayatını kurtarmak için daha fazla hurda demir toplayacaktır. Nazif ve eşi Sena, on gün boyunca çağdaş dünyanın her türlü baskısına ve umursamazlığına maruz kalacak; gerçek hayatın acımasızlığıyla yüzleşeceklerdir.

Tigers – 2014

tigers-filmloverss

Gerçek bir hikayeden yola çıkılarak ele alınan senaryosuyla dikkat çeken Tigers, yoksul pakistan’da bebek ölümleriyle ilgili büyük bir skandalı ortaya çıkaran ve bu nedenle ülkesinin dev bir şirketine savaş açan hazır mama satıcısına Ayan’ın öyküsünü anlatıyor. Suçun kendisinde olduğunu düşünen ve geri dönüşü olmayan bir mücadelenin içine giren Ayan’ın ekseninde gelişen filmin oyuncu kadrosunda ise Emraan Hashmi, Geetanjali Thapa ve Danny Huston yer alıyor.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi