2012 yılında çekilen ilk filmin gişede elde ettiği başarının ardından bu hafta vizyona girmeye hazırlanan Dağ 2, yine Alper Çağlar’ın yönetmenliğini yaptığı, ilk filmin kadrosuna yapılan takviyelerle aynı başarıyı devam ettirme hedefinde olan bir askerlik / savaş hikâyesi olarak karşımıza çıkıyor. Başrollerinde bir kez daha Ufuk Bayraktar ve Çağlar Ertuğrul’u izleyeceğimiz Dağ 2’de bu genç oyunculara Murat Serezli eşlik ediyor. Bütçesi daha yüksek tutulan ve çatışma sahnelerinde belli bir teknik başarının üzerine çıkabilen film, türün meraklısı izleyicinin salondan memnun ayrılmasını sağlayabilecek gibi görünüyor.

Devre arkadaşı olan ve ilk filmde teröristlerle girdikleri mücadelede kapana kısılarak zor anlar yaşayan ve ikisi de yaralı kurtulan Oğuz ve Bekir’i bu kez çok daha zorlu koşullar ve mücadelelerin içinde görüyoruz Dağ 2’de. “Bordo Bereliler” olarak da anılan özel kuvvetler birliğine katılmak isteyen kahramanlarımız bu hayalleri uğruna çok uzun süren bir hazırlık sürecinden geçiyorlar. Birer hayalet gibi davranan bu özel birlik ekibi aldıkları ağır eğitim sonucunda kimsenin giremediği yerlere girip, adeta birer intihar görevi olan operasyonları başarıyla sonuçlandırmalarıyla ünlü. Hayalet gibiler çünkü katıldıkları operasyonlar gizli ve kimse bu askerlerin adını bilmiyor aslında, öldüklerinde diğer şehitler gibi uğurlanmıyorlar, arkalarından görmeye alıştığımız törenler düzenlenmiyor. Görevin fiziksel zorluğunun yanında bir de böyle bir psikolojik ağırlığı var. Oğuz ve Bekir’in dâhil olduğu, Veysel komutan tarafından yönetilen ekibin görevi Irak sınırında IŞİD adındaki terör örgütü tarafından esir alınan ve infaz edilmek üzere olan Türk gazeteci Ceyda Balaban’ı kurtarmak. Sayıca kendilerinden çok üstün durumda olan bu gözü dönmüş insanlık düşmanı teröristlerle çetin doğa koşullarında karşılaşan ekip hem kurtarmak zorunda oldukları gazetecinin hem de birbirlerini korumanın peşine düşerken büyük çatışmaların, çapraz kurşunların, bombaların hedefi oluyorlar.

Dağ 2 : Değişen Koşullar, Değişen Düşmanlar

Bu tür yerli yapımlarda karşımıza çıkan düşman, ülkenin siyasi konjonktürünün uğradığı dönüşüme paralel olarak değişmiş geçen yıllarla birlikte. Hepimizin kokulu rüyası haline gelen ve sınırlarımıza dayanan bir tehlikeyi cesurca ele alan filmi bu açıdan kendi adıma tebrik ediyorum. Orduyu, askeri operasyonları, savaşları ele alan her film gibi hamasetten uzak duramayan ve seyircinin milliyetçi duygularını ister istemez gıdıklayan Dağ 2, her şeye rağmen belli bir kesimi hedef almamaya, tarafsız ve objektif bir bakış açısı sunmaya çalışıyor. Kurtarılmaya çalışılan gazetecinin siyasi görüşünün savaş karşıtlığı ve anti-militarizm içermesi, orta doğu coğrafyasının gerçekte sahip olduğu bereket ve güzelliğin savaşlarla talan edilmesi gibi konular belki olması gerektiği kadar değilse de ele alınıyor. Askeri disiplin ve savaş ortamında çok fazla bulunmanın ordu mensupları üzerinde yarattığı travmaların neler olduğu, insani değerlerin kayboluşu ve robotlaşma, hatta duygusuz birer savaş makinesine dönüşmesi gibi konuları çatışma sahnelerinin arasına giren flashback’lerde kahramanlarımızın gündelik hayatlarına pencere açan yerlerde görme imkânına sahip oluyoruz. Dağ 2 seyirciye, bu hayatı seçen insanların da aslında bizlere benzediğini, aileleri, sevinçleri, üzüntüleri, aşkları, savaşın dışında normal bir hayatları olduğunu anlatmayı görev ediniyor. Zaten 2 saati aşan süresinin yarısına yakını da çatışma sahneleri değil bu hayat kesitlerinden oluşuyor.

Filmin teknik anlamda çıtayı aştığını, benzer örneklerden daha ileride durduğunu söylemek mümkün. Çatışma sahneleri inandırıcılıktan uzak değil ve seyircide istenen heyecanı yaratma etkisine sahip. Oyunculuklarda başrollerden ziyade yardımcı rollerde daha inandırıcı performanslar gördüğümüzü söylemek mümkün, özellikle Murat Serezli’nin deneyimi filme çok şey katmış diyebiliriz. Temiz işçiliğiyle, ele aldığı konuya nispeten doğru ve hassas bir noktadan bakışıyla, karakter derinliği yaratma çabasıyla ortalamanın üzerinde bir film var karşımızda. Türü ve konusu gereği hamasi ve didaktik olma durumuna düşen film bunu da az hasarla atlatmayı bir noktaya kadar başarıp meraklısına keyifli bir seyirlik sunmayı başarıyor. İyi seyirler.

 

2012 yılında çekilen ilk filmin gişede elde ettiği başarının ardından bu hafta vizyona girmeye hazırlanan Dağ 2, yine Alper Çağlar’ın yönetmenliğini yaptığı, ilk filmin kadrosuna yapılan takviyelerle aynı başarıyı devam ettirme hedefinde olan bir askerlik / savaş hikâyesi olarak karşımıza çıkıyor. Başrollerinde bir kez daha Ufuk Bayraktar ve Çağlar Ertuğrul’u izleyeceğimiz Dağ 2’de bu genç oyunculara Murat Serezli eşlik ediyor. Bütçesi daha yüksek tutulan ve çatışma sahnelerinde belli bir teknik başarının üzerine çıkabilen film, türün meraklısı izleyicinin salondan memnun ayrılmasını sağlayabilecek gibi görünüyor. Devre arkadaşı olan ve ilk filmde teröristlerle girdikleri mücadelede kapana kısılarak zor anlar yaşayan ve ikisi de yaralı kurtulan Oğuz ve Bekir’i bu kez çok daha zorlu koşullar ve mücadelelerin içinde görüyoruz Dağ 2’de. “Bordo Bereliler” olarak da anılan özel kuvvetler birliğine katılmak isteyen kahramanlarımız bu hayalleri uğruna çok uzun süren bir hazırlık sürecinden geçiyorlar. Birer hayalet gibi davranan bu özel birlik ekibi aldıkları ağır eğitim sonucunda kimsenin giremediği yerlere girip, adeta birer intihar görevi olan operasyonları başarıyla sonuçlandırmalarıyla ünlü. Hayalet gibiler çünkü katıldıkları operasyonlar gizli ve kimse bu askerlerin adını bilmiyor aslında, öldüklerinde diğer şehitler gibi uğurlanmıyorlar, arkalarından görmeye alıştığımız törenler düzenlenmiyor. Görevin fiziksel zorluğunun yanında bir de böyle bir psikolojik ağırlığı var. Oğuz ve Bekir’in dâhil olduğu, Veysel komutan tarafından yönetilen ekibin görevi Irak sınırında IŞİD adındaki terör örgütü tarafından esir alınan ve infaz edilmek üzere olan Türk gazeteci Ceyda Balaban’ı kurtarmak. Sayıca kendilerinden çok üstün durumda olan bu gözü dönmüş insanlık düşmanı teröristlerle çetin doğa koşullarında karşılaşan ekip hem kurtarmak zorunda oldukları gazetecinin hem de birbirlerini korumanın peşine düşerken büyük çatışmaların, çapraz kurşunların, bombaların hedefi oluyorlar. Dağ 2 : Değişen Koşullar, Değişen Düşmanlar Bu tür yerli yapımlarda karşımıza çıkan düşman, ülkenin siyasi konjonktürünün uğradığı dönüşüme paralel olarak değişmiş geçen yıllarla birlikte. Hepimizin kokulu rüyası haline gelen ve sınırlarımıza dayanan bir tehlikeyi cesurca ele alan filmi bu açıdan kendi adıma tebrik ediyorum. Orduyu, askeri operasyonları, savaşları ele alan her film gibi hamasetten uzak duramayan ve seyircinin milliyetçi duygularını ister istemez gıdıklayan Dağ 2, her şeye rağmen belli bir kesimi hedef almamaya, tarafsız ve objektif bir bakış açısı sunmaya çalışıyor. Kurtarılmaya çalışılan gazetecinin siyasi görüşünün savaş karşıtlığı ve anti-militarizm içermesi, orta doğu coğrafyasının gerçekte sahip olduğu bereket ve güzelliğin savaşlarla talan edilmesi gibi konular belki olması gerektiği kadar değilse de ele alınıyor. Askeri disiplin ve savaş ortamında çok fazla bulunmanın ordu mensupları üzerinde yarattığı travmaların neler olduğu, insani değerlerin kayboluşu ve robotlaşma, hatta duygusuz birer savaş makinesine dönüşmesi gibi konuları çatışma sahnelerinin arasına giren flashback'lerde kahramanlarımızın gündelik hayatlarına pencere açan yerlerde görme imkânına sahip oluyoruz. Dağ 2 seyirciye, bu hayatı seçen insanların da aslında bizlere benzediğini, aileleri, sevinçleri, üzüntüleri, aşkları, savaşın dışında normal bir hayatları olduğunu anlatmayı görev ediniyor. Zaten 2 saati aşan süresinin yarısına yakını da çatışma sahneleri değil bu hayat kesitlerinden oluşuyor. Filmin teknik anlamda çıtayı aştığını, benzer örneklerden daha ileride durduğunu söylemek mümkün. Çatışma sahneleri inandırıcılıktan uzak değil ve seyircide istenen heyecanı yaratma etkisine sahip. Oyunculuklarda başrollerden ziyade yardımcı rollerde daha inandırıcı performanslar gördüğümüzü söylemek mümkün, özellikle Murat Serezli’nin deneyimi filme çok şey…

Yazar Puanı

puan - 60%

60%

Bu tür yerli yapımlarda karşımıza çıkan düşman ülkenin siyasi konjonktürünün uğradığı değişime paralel olarak değişmiş geçen yıllarla birlikte. Hepimizin kokulu rüyası haline gelen ve sınırlarımıza dayanan tehlikeyi cesurca ele alan filmi bu açıdan kendi adıma tebrik ediyorum. Orduyu, askeri operasyonları, savaşları ele alan her film gibi hamasetten uzak duramayan ve seyircinin milliyetçi duygularını ister istemez gıdıklayan Dağ 2 her şeye rağmen belli bir kesimi hedef almamaya, tarafsız ve objektif bir bakış açısı sunmaya çalışıyor.

Kullanıcı Puanları: 3.89 ( 42 votes)
60
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi