Geçtiğimiz hafta sonu Cumali Ceber: Allah Seni Alsın vizyona girdi. Sanırım böyle giderse Allah sinemaya dair ne var ne yoksa elimizden alacak.

Son yıllarda bağımsız Türkiye sineması alabildiğine güzel işler ortaya koyarken, gişe filmlerine ise adeta bir kanser dadandı; Youtuberların karakter komedisi çekme sevdası.  Bir nevi yeni kuşak ‘’Fenomen Sineması’’ da diyebiliriz. Karakter komedileri gayet güzel de olabilir fakat hakkını vererek yapılmadığındaysa gerçekten de yapanı insan içine çıkamayacak duruma da getirebilir. Ne yazık ki son yıllarda özellikle YouTube’un büyük bir gelir kapısı olduğu anlaşıldığından beri ülkemiz sineması zor günlere girdi.

Hepimizin bildiği gibi zamanında Vine diye bir uygulama vardı. İnsanlar yedi saniye içinde genelde komedi unsurlarını kullanarak yaratıcı işler ortaya koymaya çalışıyorlardı. Ortaya çıkan işlerin içinde muazzam işler olduğu kadar, ülkemizdeki içeriklerin omurgasını da oluşturan yedi saniyeye sığdırılan seksist küfürlerle bezeli, tekmeli tokatlı videolar da vardı. Doğal olarak Vine hayatımıza yeni ünlüler kattı :‘’Fenomenler’’. Bu arkadaşlar Vine’ın kapanmasıyla kendilerini Youtube’da buldular ve amiyane tabirle paranın tadını aldılar. Yine belirtmekte fayda var, nadir de olsa ülkemizde çok kaliteli içerikler üreten YouTuberlar mevcut fakat Youtube’un ülkemizdeki içerik anlayışı slime yapan çocuklar, küfür ederek oyun oynayan, saçma sapan iddialara girip garip şakalar yapan gençler  ve Vine’daki vasatlıklarını daha da uzun süre sürdürebilme imkanı bulan fenomenlere evrildi. Bu fenomenlerin anlamsız videoları milyonlarca kez tıklanınca tabii ki paranın kokusunu alan yapımcılarımız da meseleye uzak kalamadılar. Ve ortaya parça parça skeçlerin bir bütünü, herhangi bir amacı, macera unsuru, ufacık dahi olsa motivasyonu olmayan komedi filmleri çıktı. YouTube kanallarında yarattıkları tip irilerini basit şekilde senaryolaştıran fenomenler, seksist küfürleri, osuruk mizahları, okumuş kesimi aşağılayan basitlikleriyle mantar gibi film çekmeye başladılar.Cumali Ceber2 - filmloverss

Vasatlığa ve Basitliğe Övgü: ”Cumali Ceber: Allah Seni Alsın”

İşte bu basitliğin son ve belki de şimdiye kadar ki en vasat halkası Cumali Ceber: Allah Seni Alsın geçtiğimiz hafta sonu vizyona girdi. Beklendiği gibi hafta sonunun en çok izlenen filmi oldu. Vine fenomeni Halil Söyletmez’in başrolünde muhteşem bir oyunculuk ortaya koyduğu filmin fragmanında da gösterildiği gibi herhangi bir motivasyonu yok. Karakterlerin oyunculuğu Vine şakası düzeyinde. Senaryo? Bu konuda konuşmak istemiyorum.  Hareketli bir müzik eşliğinde değişen skeçler, yukarıdan çekilmiş İstanbul manzaralı geçişlerin olduğu ‘’muhteşem’’ bir kurgu. Aslında filmin motivasyonu yok diyerek çok da haksızlık etmeyelim. Filmin en tutarlı tarafı son yıllarda ülkemizde her alanda olduğu gibi eğitim düzeyi kendisinden üst derecede olduğu için ‘’elit’’ zannettiği kesime zaman mekan fark etmeksizin hakaret etmek. Otelde, üniversitede, mağazada, yakaladığı her yerde bu kitleyi küçümseyip kendi vasatlığını övmek.

Doğal olarak bu filmin en büyük hedef kitlesi de YouTube jenerasyonu olarak kabul edebileceğimiz küçük çocuklar ve ergen kardeşlerimiz. Tabii ki hiçbir sinemacı çocuklara, gençlere örnek olmak zorunda değil ama onların psikolojisini bozmak zorunda da değil. Aslında bu kadar konuşmamıza rağmen  bu filmi tek cümleyle özetleyebilirdik; ‘’Cumali Ceber, bu furyanın ağababası olan Recep İvedik abisinin yan sanayisi.’’

Bu ülkede muazzam gişe filmleri de çekildi. Ben bir bağımsız sinema aşığı olarak şu an o gişe filmlerini çok özlüyorum. Umarım bu fenomenler dönemini çabuk atlatıp, Allah bizi almadan bu vasatlıktan, basitlikten kurtuluruz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi