Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Klasik Hollywood sinemasının içinden sinemanın yüzyılı boyunca onlarca auteur, başarılı yönetmen, onlarca başyapıt çıktı. Bu yönetmenlerin ve eserlerin birçoğu ise bugünkü önemlerine Avrupalı eleştirmen ve sinemacıların övgülerine mazhar olarak kavuşabildiler. Özellikle, Andre Bazin’in Cahiers du Cinema ekibi etrafında toplanan Yeni Dalga akımı Hitchcock’tan Nicholas Ray’e kadar birçok önemli ismi Amerikan stüdyo sisteminde kaybolmaktan kurtardı ya da onları dünya sinemasında hak ettikleri yere yerleştirdi. Daha güncel dönemlerde ise, kendine has kült izleyici kitlelere sahip olsalar ya da Oscarlar gibi kemikleşmiş ödüllere aday olsalar bile stüdyo sisteminin favorilerinden olmayan ancak Avrupa’dan aldıkları büyük övgüler ve özellikle Cannes’dan aldıkları ödüller ile kendine özgü tarzlarını korumayı başarmış birkaç ABD’li yönetmen bulunuyor: David Lynch gibi ya da Paul Thomas Anderson gibi…

Coen Kardeşler olarak bilinen Joel ve Ethan Coen de böyle bir ikili desek yanlış bir şey söylemiş olmayız. 30 yılı aşkın süredir sinema yapan, bütün filmleri büyük bir heyecanla beklenen, Cannes’da yarışmayan ya da bir şekilde yer almayan filmi pek çıkmayan Coen Kardeşler, temelde “Amerikan” bir sinema yapıyorlar. Amerikan klasiklerine, westerne, komediye, kara-filme ve bunun gibi birçok farklı türe yaptıkları göndermeler, ara-tür filmlerinde özümsenmiş bir Amerikan sinemasına işaret ediyor.

Musevi bir akademisyen aileden gelen Coen Kardeşler Super 8 kameraları ile çocukken film çekmeye başlarlar. Joel New York Üniversitesi’nde sinema okur, Ethan ise Princeton’da felsefe. Çok başarılı ve etkileyici bir eğitimin ardından. Coen Kardeşler 1984’te ilk filmlerini yaparlar.

Coen Kardeşler’in sineması hakkında genel bir yorum yapmak pek kolay olmasa da, kendilerine özgü, orijinal bir sinema olduğunu söylemek gerekir. Tarantino tarzı kolaj bir sinemadan ziyade, yukarıda da belirttiğim gibi hikaye kurgularına yedirdikleri senaryo tricklerinden, kamera açılarına ve mizansene kadar binlerce fark edilen veya fark edilemeyecek saygı duruşu ile Amerikan sinemasının baştan ayağa yeniden can bulduğu bir tarza sahipler. Coen Kardeşler’in başarısı, derinlikli bir film kültürünü, detaycı bir bakışı bir potada eriterek kendilerine özgü bir sinema üretebilme kapasitesinden geliyor. Koyu, karanlık, insanlığın en acımasız yönlerinde dolanan filmlerden tüm karakterlerin beceriksiz, sakar ve yeteneksiz olduğu filmlere uzanan filmografilerindeki en çarpıcı şey aslında en karanlık filmleri ile en komik filmlerinin aynı insanları anlatıyor oluşudur. Tam olarak, kara-komedi olarak niteleyebileceğimiz birçok filminde Coen Kardeşler kameralarını aynı beceriksiz ve kötü adamlara çevirir; bazen gererek, bazen güldürerek.

Coen Kardeşler filmografisi gerçekten bir yolculuk gibidir. 50’ler Hollywood sinemasından Soğuk Savaş sonları Teksas’ına, kırsal ABD’den New York’un göbeğine, 70’ler porno endüstrisinden, Büyük Buhran yıllarına kadar…  Gelin bu filmografiye on temel film ile bir göz atalım.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi