Filmekimi haftasında birbirinden güzel ve önemli yapımlarla buluştuk. Bunları elimizden geldiğince de sizlere anlatmaya çalıştık. Ekip olarak izlediğimiz filmler içinde benim yazdığım ilk film Savaşın Gölgesinde (Lore) iken ikincisinin de Çocuklar (Djeca) olması tuhaf bir rastlantı oldu. Üstelik iki filmde de savaştan etkilenenlerin aslında masum çocuklar olduğu gerçeği ise trajik. Ancak ne yazık ki var olan bu gerçeği gözümüze sokan bu iki film, konularıyla savaş tamtamlarının çalmaya başladığı şu günlerde izlenmesi gereken yapımlardan.

Çocuklar, Savaşın Gölgesinde filmine göre daha durağan bir film. Diğer filmde olduğu gibi bu filmde de savaş sonrası annesiz ve babasız kalmış çocukların hayata tutunma çabaları anlatılıyor. Ancak ilk yazımda belirttiğim üzere Savaşın Gölgesinde, Hitler’in düşüşünün hemen ardından çaresiz kalan beş kardeş ve başlarından geçen zorlukları bizlere anlattı. Çocuklar filminde ise Bosna Savaşı’ndan yaklaşık on beş yıl sonra, savaş sırasında annesiz ve babasız kalmış, şimdiyse yetimhaneden çıkıp kendilerine bakmaya başlamış iki kardeşin dramı anlatılıyor. Oldukça durağan ilerleyen film iki kardeşten büyük olan Rahima üzerinde şekilleniyor. Eskiden yaşadığı hayattan uzaklaşıp başını kapatmış olan Rahima, bir yandan şeker hastası kardeşinin suçtan uzak durup yetimhaneye dönmesini engellemek için uğraşırken bir yandan da neden kapandığına dair sorulara da göğüs geriyor. Zengin-fakir, güçlü-güçsüz kavramları da filmin vermeye çalıştığı önemli mesajlardan. Zaman zaman etkisiz kalan sahneler, zaman zaman da bu sahne neden çekilmiş dediğimiz anlar oldu. Çocuklar filmi Bosna gerçeğini unutmamamız adına önemli bir yapım olmakla birlikte Savaşın Gölgesinde filmine göre etkisiz kaldığı da bir gerçek. Yine de ben bu filmin izlenmesini, çocukların psikolojisini göz ardı etmeden dünyaya bakış açımızı yeniden gözden geçirmemizi tavsiye ederim. Çocuklar, filler tepişirken ezilen çimlerden farksız olan savaş çocuklarının mağduriyetini unutmama adına zaman ayrılması gereken bir yapım.

Film boyunca sıkça duyduğumuz silah ve bomba sesleri Bosna’da savaş bitmiş olsa da etkisinin hala sürdüğü mesajını da seyirciye iletiyor. Aynı zamanda savaş ya da barış ortamı fark etmeden sadece kendini düşünen, her ortamda herkesi kendisinin hizmetine sunulmuş olarak gören insanları da nefretle anmamızı sağladığı için de anlamlı bir yapım.

Tüm yazı boyunca on iki kez kullandığım savaş (bununla on üç oldu, bundan sonrasını saymıyorum artık) kelimesiyle ve onun gereksizliğine yaptığım vurguyla birilerinin dikkatini çekebilir miyim bilmiyorum, ancak ‘biz ne yapıyoruz, haydi duralım artık’ dedirtemeyeceğimin farkındayım. En azından savaşın sonuçlarının neler olabileceğini bilen insanların, barış çağrılarında yalnız olmadıklarını gösterme adına destekte bulunmuş olabilirim. Çocuklar filmi de çok başarılı bir yapım olmamasına rağmen, barışa destek adına filmi izleyebilir ve duyduğunuz silah ve bomba sesleri altında büyüyen çocuklar için daha yüksek sesle BARIŞ diyebilirsiniz.

İyi seyirler.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi