Christopher Nolan film mi dijital mi tartışmasında film tarafını tutuyor ve ekliyor, “Hollywood iki teknolojinin bir arada olabileceği bir yöntem yaratmalı.”

Şubat ayında, Hollywood stüdyolarının analog filmin hayatını kurtarmak adına Kodak ile imzaladıkları anlaşmanın ardından, geçtiğimiz Pazar katıldığı bir panelde Christopher Nolan film için savaşmak adına artık son şans olduğunu söyledi. Filmin yılmaz savunucularından Christopher Nolan film teknolojisini en iyi kullanan yönetmenlerden biri. Kerry Brougher’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde görsel sanatçı Tacita Dean ve Christopher Nolan film ve dijital arasındaki farkları ve filmin geleceğini tartıştılar.

“Film projektörlerine ve film şeritlerine sonsuza dek ihtiyacımız olacak.” diyen yönetmen, dijital ve filmin iki farklı yöntem olduğu ve sorunun sadece yaratıcının seçimi olması gerektiğini düşünüyor. “Eğer seçim hakkınız olsun istiyorsanız, filmi kurtarmak için bu son şansınız. Film yapımcıları filmlerini analog filmle çekmeli ve bu konu hakkında konuşmalılar. Seçeneğimizin olduğu bir dünya görmek istiyoruz; gelecek nesiller için filmi hayatta tutmak çok önemli.”

Dean filmin sanat dünyasındaki yerinin tehlikede olduğunu ve sanat enstitülerinin bir sanat eserini projeksiyonla yansıtmaları gerektiğini, böylece eserin yaratıldığı ortam ile sergileneceğini söyledi. “Bu konuda enstitülere ısrarda bulunmalıyız” diyen sanatçı, “Film ve dijital olmak üzere iki yöntemimiz var ve sadece birini kullanmaya geri dönmemizi istiyorlar. Yaratıcı ve estetik farklar görüntü kalitesine dair olan bu tartışma süresince göz ardı ediliyor.” diye ekledi.

Christopher Nolan film arşivlerinin değerine değinerek, “Stüdyolar için eserlerin korunması ve arşivlenmesi adına aynı standartlara sahip değiller. Dijital medyanın arşivlenmesi konusunda istikrarlı bir yöntem en azından şimdi veya yakın gelecek için mevcut değil. Olsa bile test edilmesi için çok uzun yıllara ihtiyacı olacak. Filmin arşiv değeri çok önemli.” diye hatırlattı.

“Filmi fotokimyasal bir biçimde korumak çok önemli.” diyen Nolan, Hollywood’un 4K ve 8K çözünürlüğe geçme konusundaki çalışmalarını hatırlatarak film arşivlerinin çözünürlük açısından neredeyse sonsuz imkanlara sahip olduğunu hatırlattı.

Projeksiyon konusuna gelince, Amerika’daki bir çok sinemanın tamamen dijitale geçiş yapmasına rağmen Nolan, 35mm projeksiyonlarının iyi bir satış stratejisi olabileceğini söyleyerek son filmi Interstellar’ı 35mm projeksiyonla gösteren sinemaların çok iyi gişe sağladıklarını ve reklamlarda bundan da bahsedildiğini ekledi.

Konuşmasında filmin sinematografik olarak dijitalden daha pahalı olduğuna dair olan tartışmalara da değinen Nolan, “Bütçeniz ne olursa olsun, yatırım yaptığınız şey aslında insanlar ve onların filme harcayacakları zaman. Buna para ayıramayacağınız düşüncesi çok yanlış bir düşünce.”

Paneli bitiriş konuşmasında, geriye kalan son analog film üreticisi Kodak’ın CEO’su Jeff Clarke, “Kodak artık tamamen film için çalışıyor. Altı ay önce bunu söyleyemezdim ve halen daha bu yüzden para kaybediyoruz, ama şu an kararlıyız çünkü filmin sanat değerine ve bu sektörün geri geleceğine inancımız tam.” diyerek Kodak‘ın da bu savaşta eskisinden de güçlü bir biçimde yer alacağını belirtti.

 Hazırlayan: Öykü Teoman

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi