İki yıl önce kaybettiğimiz feminist sinemanın en önemli değerlerinden biri olan Chantal Akerman, henüz çok gençken izlediği Godard filmleriyle sinemaya aşık olup 24 yaşında da ilk filmi olan Je Tu Il Elle (I You He She) filmini çekmişti.  Her ne kadar sinemanın tek bir düşünceye indirgenmesinden hoşlanmasa da bu düşüncesiyle paralel bir biçimde Akerman sinemasında çok katmanlı okumalar yapmaya yönelik metinler arasılık görmek mümkün. Bu noktada Chantal Akerman’ın muhteşem filmografisini inşa ederken dikkat ettiği ve bizlere de ilham kaynağı olabilecek 5 film yapım dersini sizler için derledik.

Chantal Akerman’dan Öğrenebileceğimiz Altın Değerinde 5 Film Yapımı Dersi!

Bazen içgüdülerinizi izlemek aklınıza kıyasla daha iyi filmler ortaya koyabilir.

je-tu-il-elle-filmloverss

Sinemanın adeta bir rüya görme işi olduğunu ve bilinçdışından gelen çok fazla etmeni iç içe barındırdığını düşündüğümüzde bazen sezgiler gerçekten de matematiksel doğrulardan daha ön planda olabilir. Bu noktada Chantal Akerman, bazen sahneyi bitirmesi gerektiğinde bekleyip bekleyip aniden “kestik” demesinin tamamen sezgisel olduğunu ve o noktada tamamen sezgilerini dinlediğini belirtiyor. Sahneyi o anda kesmesini gerektiren tek dürtünün içten geldiğini belirten Chantal Akerman’ın bu noktada oldukça başarılı sonuçlar aldığı bir gerçek.

Film çekmek için çok genç değilsiniz.

Chantal Akerman

Orson Welles’in ilk filmini 25 yaşında yanı sıra Chantal Akerman’ın da 24 yaşında ilk filmini çektiğini göz önünde bulundurduğumuzda belki bize film çekmek için çok da erken bir yaş gibi gelmese de o yılların koşulsuzluğunda aslında erken yaşlar olarak değerlendirilebilir. Tabi ki 24-25 yaşlarında bir bireyin hem metinsel olarak hem de teknik anlamda doyurucu bir iş ortaya koyması her dönemde oldukça büyük bir başarı.

Çerçeve bir ayna gibidir.

jeandielman-filmloverss

Filmde kullandığımız çerçevele kesinlikle her şeydir. Hem bir karakterin iç dünyasını yansıtması açısından hem de aslında kendi duygularımızı ve benliğimizi o çerçevede görebilmemiz açısından. Aslında iki yönlü bir ayna işlevi gördüğü dahi söylenebilir. Bir çerçeve yönetmenin iç dünyasını da aynı şekilde yansıtabilir. Onun düşünme biçimi, vermek istediği duygular ve vurguları açısından oldukça önemlidir.

Kimse yönetmen olmaz için doğmaz, esinlenmek için doğar.

mort-de-la-cineaste-belge-chantal-akerman-filmloverss

Godard’ın Pierrot Le Fou filmini henüz 15 yaşında izledikten sonra yönetmen olmayta yönelen Chantal Akerman’ın kendi hayat tecrübesinden yola çıktığını söylemek mümkün. Elbette dünya üzerinde kimse ben yönetmen olmalıyım düşüncesiyle doğmaz ancak Jim Jarmusch’un da dediği gibi bir ağaçtan, bir filmden okuduğumuz bir kitaptan ya da dinlediğimiz bir şarkıdan esinlenmek bizi duyguların başka bir ifade şeklinin de var olduğu gerçeğine götürebilir.

Bağımsız olmak film yapımında en önemli etmenlerden biridir.

Chantal Akerman

Chantal Akerman’ın film öğrenimini yarıda bıraktığı göz önünde bulundurulduğunda aslında film yapımının ne denli bağımsız bir iş olduğuna inancını daha detaylı görebilmek mümkün. Aynı zamanda dönemin alışılmış koşullarından olan stüdyolardan da dışarı çıkmış olması filmlerinde tam bir özgürlük sağlar. Chantal Akerman bu durumu yalnızca film yapımında bağımsız olmak anlamında tanımlamaz. Aksine bireyin her tür düşünsel araçlarında ve kendi yaşam tarzında da özgür olma dürtüsünün bulunması gerektiğinin altını çizer.

Chantal Akerman’ın konuşmasının geniş haline aşağıdan ulaşabilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi