Sinemada kullanılan önemli tekniklerden biri olan, izleyicinin odağını ve hislerini yönlendirmek amacıyla kullanılan ‘çerçeveleme’yi üç farklı türde; Stanley Kubrick,  Wes Anderson ve George Miller sineması ekseninde inceleyelim.

İzleyiciyi filmle özdeşleştiren ve hikayenin derinliğine doğru çekmeyi başaran film kompozisyonlarının birçok çeşidi mevcut. İzleyicinin dikkatini yakalayarak, onları kurgusal evrenin içine çeken teknikler, izleyiciyi o evrendeki kahramanlardan farklı olarak hikayenin içinde bulunmasına neden olur. Yönetmen, izleyenin odağını belirlemek için hayali çizgilerle böldüğü görüntüleri, kesişim noktaları ve çizdiği doğrultu ile sağlarken; aslında izleyicinin odak noktasını da belirler. Çerçeveleme birçok açıdan farklı konseptlerde karşımıza çıkabilir; görüntünün hayali bir çizgiyle ikiye bölünmesi ise sıklıkla başvurulan bir yöntemdir.

Görüntüde tek bir ilgi noktası oluşturmak; birçok türde farklı etkilerle izleyiciye ulaşır. Rahatsız edici, dağınık bir etki için birden fazla ilgi merkezi oluşturulmak gibi bir tercih söz konusuyken, aynı etki için ‘tek bir odak noktası’ belirlemek de farklı bir yöntemdir. Gerilim ve rahatsız edici tüm faktörlerin fazlasıyla kendisine yer bulduğu Kubrick sineması buna örnek olabilir. The Shining’de uzun koridorları göz önüne getirirseniz, veya 2001: A Spacey Odyssey’de uzay boşluğunu izlediğimiz sahneleri; Stanley Kubrick’in ‘odak noktası’nı çerçevenin ortasına yerleştirerek gerilimi, dramı ve merak unsurunu arttırdığını görebiliriz.

Kubrick ve Anderson Sinemasında Çerçeveleme!

Tabii ki yukarıda bahsettiğim gibi bu yöntem birçok türde karşımıza çıkar. Mesela; Wes Anderson filmleri belki de bu çerçeveleme yöntemiyle en çok karşılaştığımız yapımlardır. Kubrick’in aksine Anderson bu yöntemi, daha masalsı, eğlenceli bir renk paletiyle de birleştirince bambaşka bir türde beyazperdeyle buluşturur. Moonrise Kingdom, The Grand Budapest Hotel, The Royal Tenenbaums, The Life Aquatic with Steve Zisso gibi daha birçok yapımda bu yöntemi kullanan Anderson; ünlü film kuramcıları Kristin Thompson ve David Bordwell’in dediği gibi ‘geometrik tablo yoluyla mizah yaratmak’ tekniğini kullanmayı tercih etmiştir.

Çerçeveleme’nin Bir Başka Amacı ‘Hedef Kitleyi Yönlendirmek’: Mad Max

Bu tarz çerçeveleme tekniği, gerilim ve komedi türlerinde bu hissi izleyiciye daha iyi aktarmak düşüncesinin yanı sıra ‘hedef kitleyi yönlendirmek’ amacıyla da birçok türde kullanılabilir. George Miller ve DP John Seale, Mad Max: Fury Road’daki birçok kaotik aksiyon sahnesinde izleyici yönlendirmek ve yaratılan o kaos görüntüsünde izleyicinin takibini kolaylaştırmak amacıyla, Kubrick ve Anderson’la aynı tarzda bir çerçeveleme yöntemini kullanmaya karar vermişlerdir. Miller ile Seale’nin tercih ettiği bu çerçeveleme yöntemi; izleyicinin çerçeve üzerindeki ilgi noktasını bulmasını gerektirmek yerine gözlerinin eylemin gerçekleştiği yere yönlendirilmesine yardımcı oldu.

Kaynak: No Film School

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi