Oynadığı her filmde, büründüğü her karakterle seyircisiyle derin bir bağ kurmayı başaran Carey Mulligan, bugün tam 31. yaş gününü kutluyor. Gelin, kariyerindeki dönüm noktalarını, hayat verdiği karakterleri, birlikte çalıştığı oyuncular ve yönetmenlerle ilişkilerini hatırlayarak onu daha yakından tanıyalım!

Pride & Prejudice (2005) pride-and-prejudice-filmloverss


Mulligan’ın yer aldığı ilk film olan Jane Austen’in kült kitabından uyarlanan Pride & Prejudice, seçkin bir İngiliz ailesindeki beş kız kardeşin evlilik ve ahlak üzerine yanılgılarına odaklanıyor. Beş kardeşten biri olan ve Catherine (Kitty) Bennet karakterine hayat veren Mulligan, beyazperdedeki enerjisini sınıf ayrımına ve ahlak kavramına güçlü bir eleştiri getiren bu nefis uyarlamayla kanıtlıyor. Hayat dolu, canlı ve neşe veren tavrının yerini hırslı, entrikaya eğilimli ve olgun bir kadın tasvirine bıraktığı film, Mulligan için manevi bir değere de sahip çünkü oyuncu seçimlerine katılması için gelen çağrı, başvurduğu drama okuluna reddedildiğini bildiren mektubu aldıktan hemen sonra ona ulaşıyor.

An Education (2009)

an-education-filmloverss


60’ların İngilteresi’nde bir yolculuğa var mısınız? İngiliz gazeteci Lynn Barber’in otobiyografik eserinden uyarlanan film, Beatles rüzgârı esmeden önceki dönemin Londra banliyölerine çeviriyor kamerasını. Henüz 16 yaşında ve tek derdi Oxford’u kazanmak olan bir genç kızın, karşısına çıkan 30’lu yaşlardaki bir adamın rüzgârına kapılıp dengesini nasıl şaşırdığına şahit olduğumuz filmle Mulligan, En İyi Kadın Oyuncu heykelini kucaklıyor ve sinema dünyasına dev bir adım atıyor. Jenny karakterine hayat veren Mulligan, Audrey Hepburn’ü andıran stili ve iyi sayılmayacak bir hikâyeyi deyim yerindeyse kotaran yalın performansıyla dikkatleri fazlasıyla üzerine çekiyor. Bu başrolü, İngiliz televizyonlarında yer alan Doctor Who, Bleak House ve Northanger Abbey gibi dizilerdeki performansları sayesinde kaptığını belirtmeden geçmeyelim.

Public Enemies (2009)

public-enemies-filmloverss


An Education’la dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Mulligan’ın büyük hayranlık duyduğu Johnny Depp’le aynı filmde rol alması ve kısa da olsa etkileyici bir performans sergilemesi kariyeri boyunca heyecan duyduğu olaylardan biri… Johhny Depp ve çetesinin halk kahramanlığı yaptığı bu modern Robin Hood hikâyesi onun Cotillard ve Bale’yi de barındıran dev bir kadroyla çalışma fırsatı yakalamasını sağladı. 30’ların stiliyle karşımızda duran Mulligan’ın sonraları gülerek bahsedeceği en güzel set anılarından biri de bu filmde; Depp’le öpüşme sahnesini birkaç kere tekrarlıyor!

Never Let Me Go (2010)

never-let-me-go-filmloverss


Alex Garland’ın Kazuo Ishiguro adlı romanından beyazperdeye uyarlanan film, sizi karanlık ve alternatif dünyasıyla etkisinden kolay kolay sıyrılamayacağınız bir bilimkurguya davet ediyor. Ruth, Kathy ve Tommy yatılı bir okulda rüya gibi bir çocukluk geçiriyor. Ta ki acı gerçek rüyalarını sonlandırana dek. Nefis bir arkadaşlık ilişkisi, masum bir aşk üçlemesi, öğrenilmiş çaresizlik ve geleceğin belirsizliği üzerine fısıldadıklarıyla kaçamıyor olma hâlini boğazınızda bir yumruya dönüştürecek filmde Mulligan, sonbaharı tüm hücreleriyle yaşıyor.

Drive (2011)

drive-filmloverss


Yapabildiğin en iyi şey araba kullanmaksa; sür! Nicholas Winding Refn’in 2011 yılına damga vuran filminde Mulligan başrolü Ryan Gosling’le paylaşıyor. Mulligan, bir suç filmine ne kadar yakıştığını, hatta aslında ne kadar bir suç filmine ait olduğunu ispatladığı Drive’da, Hollywood’da dublörlük yapan ve geceleri büyük soygunlara katılan bir sürücünün aynı zamanda yasak ilişki yaşadığı komşusunu canlandırıyor. Kocası hapiste olan ve oğluna bakmakla yükümlü bir kadına hayat veren Mulligan’ın masum ifadesi filmin ilerleyen dakikalarında gittikçe sinirleri alt üst eden, görülmeye değer bir hâl alıyor.

Shame (2011)

shame-filmloverss


Cinselliğin merkezde olduğu bir New York draması olan Shame, 30’lu yaşlarda seks bağımlısı bir adamın hikâyesini sarsıcı bir dille anlatıyor. Steve McQueen’in sinema tarihine şimdiden iz bırakmış eserinde Mulligan’ın yeri oldukça sağlam. Brandon’ın kız kardeşi Sissy, insanlara karşı oldukça tahammülsüz ve bu durumda geçmişinin payı oldukça büyük. Fassbender’ı durmadan sıkıştıran ve onu acımasızca geçmişiyle yüzleştirdiği sahnelerde aniden kendinizi karakterin içinde bulunduğu duruma acırken bulabilirsiniz! An itibariyle filme ne kadar katkı sağladığını ve filmi ne kadar çekici kıldığını tartışmaya kapatıyorum. Sarışın ve oldukça alımlı bir Mulligan’la karşılaşmaya hazır ol.

The Great Gatsby (2013)

This film publicity image released by Warner Bros. Pictures shows Carey Mulligan as Daisy Buchanan in a scene from "The Great Gatsby." (AP Photo/Warner Bros. Pictures, Matt Hart)

Johnny Depp, Ryan Gosling, Michael Fassbender derken Mulligan çıtayı oldukça yükseltiyor ve Fitzgerald’ın romanından uyarlanan bu filmde başrolü Leonardo DiCaprio ile paylaşıyor. Tam anlamıyla bir “Amerikan Rüyası” karalaması olan The Great Gatsby, ışıltılı dünyasının ardında yarattığı karanlık evrenle göz alıcı bir sinema keyfi vadediyor. Gatsby’nin mutlu hissetmesinin tek yolu âşık olduğu kadın Daisy’yi elde etmekten başka hiçbir şey değil. Ve Mulligan belki de ilk kez bu kadar ulaşılmaz. Ulaşılmaz olmasının getirdiği özgüven de ona ayrı bir çekicilik kazandırıyor.

Inside Llewyn Davis (2013)

inside-llewyn-davis-filmloverss


Genç bir folk şarkıcısının peşinde 60’lı yılların müzik piyasasının izini sürdüğümüz bu Coen Kardeşler filminde Mulligan’ın partnerleri Oscar Isaac ve Justin Timberlake. Doğal olarak tek bir başrolden bahsedebiliriz, o da müzik! Nefis sinematografisi, seyircisini içine çeken samimi sinema dili ve sürpriz çıkışıyla Mulligan’ın Timberlake’le düet yaptığı ve  Hedy West şarkısı “500 Miles” coverı yakanızı bırakmayacak. O kadar ki bu yazıyı yazarken bile beni sarıp sarmalamaya devam etti.

Far from the Madding Crowd (2015)

Carey Mulligan in Far from the Madding Crowd.


Thomas Hardy’nin Viktorya dönemi İngilteresi’nde kaleme aldığı ve dönemi oldukça yansıtan romanından uyarlanan film, Vinterberg’in ellerinde deyim yerindeyse görsel bir şölene dönüşüyor.  Dönemin kadınları kısıtlayan katı kurallarına direnerek kendine özgür bir alan yaratan bir karakteri canlandıran Mulligan, doğayla müthiş bir ritm tutturuyor. Söz konusu ritmse ona aşık olan üç adamın hikâyeye dahil olmasıyla birlikte sarsılıyor. Batsheba; sorumsuz bir teğmen, varlıklı ve orta yaşlı bekâr bir adam ile kendi hâlinde bir çobanın duyguları arasında çetrefilli bir ilişki ağının tam ortasına düşüyor. Mulligan’ın Matthias Schoenaerts’le tutturdukları kimyaysa filmin artılarından.

Suffragette (2015)

Suffragette


Yine bir Viktoryen dönem sonrası İngilteresi’nde geçen hikâye, bu sefer tarihte kara leke bırakan yaşanmış bir olaydan besleniyor. Kadınların asla ve hiçbir alanda hak iddia edemediği bu dönemde, oy kullanma haklarını savunmak adına verdikleri mücadeleye odaklanan filmin tam merkezinde yer alan Mulligan’ın canlandırdığı karakter, aslında mücadelenin kilit isimlerinden biri değildir ve bu durum “karakterin pasifliği”, onun oyunculuk yeteneklerini daha çok ortaya koyar.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi