Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

2016’nın son günlerinde yeni yıla umutla bakmamızı sağlayan; bize müziğin ve dansın büyüleyici yansımasını sunarken gözleri kamaştıran bir dünyayla bizleri buluşturmayı ihmal etmeyen La La Land ile oldukça meşgulüz şu günlerde. Eskiden her şeyin daha güzel olduğundan veya kaybettiklerimizden şikayet etmektense, bazı güzel şeyleri elimizde tutmamız gerektiğini jake hatırlatan; hayallerinin peşinde ne olursa olsun gitmeyi, tutkuyla çevrelenen hayalleri ve zamanın engel olamadığı sevgiyi anlatan, üstelik bu hikayeyi anlatırken merkezine cazı alan La La Land’dan yola çıkarak caz ve blues ile harmanlanan hikayelere göz atalım dedik.

Caz ve Blues’un Büyüsünü Hissedeceğimiz 10 Etkileyici Film!

High Society – 1956

high-society-filmloverss

Tracy Lord ve ailesi yaşam standartları yüksek bir çevrede, lüks içerisinde yaşamaktadır. Tracy bir süre önce ünlü bir müzisyen olan Dexter Haven’dan ayrılmış ve yeni bir evliliğe adım atmak üzeredir. Tek sorunları ise Dexter’ın hala Tracy’i unutamamış olmasıdır. Tracy’nin bir diğer derdi ise New York’lu genç bir dansçıya gönlünü kaptıran babasının durumudur. Bu durumun duyulmasını hiç mi hiç istemeseler de muhabir Mike Connor ve Liz Imbrie, Tracy’e olan biteni yazmakla şantaj yapmaya başlar. Karşılığında istedikleriyse Tracy’nin gizlice hazırlıklarını yürüttüğü düğününü dergilerinde yayınlamaktadır. Tracy ve ailesi aile prestijlerinin sarsılmasını önlemek adına bu şartı kabul ederler. Dergiden gönderilen iki muhabirin gelişi ve çekim sürecinin başlamasıyla beklenmedik gelişmeler meydana gelir. Zengin ailelerin yaşantılarını anlatan High Society’nin müziklerini yirminci yüzyılın unutulmaz sesi Louis Armstrong yapmıştır.

All That Jazz – 1979

all-that-jazz-filmloverss

Joe Gideon müzikal tiyatroların en başarılı isimlerinden biridir, hatta koreografların zirvesindedir. Fakat bu başarı ona bir türlü mutluluk getirmez, çünkü tüm zamanını ve benliğini işine verdiğinden özel hayatını ihmal etmekte ve gittikçe ilaçlara bağlı yaşamaya başlar. Eski karısı, sevgilisi ve kızıyla olan ilişkilerini yoluna koymaya çalışırken, kaybettiği sağlığını da geri kazanmaya çalışır. Bir süre sonra ciddi bir yol ayrımında ve seçim yapmak zorunda kalır: ya sanatını sürdürecektir ya da hayatını… Bob Fosse’nin yarı otobiyografi olan bu filmi All That Jazz, şov dünyasının ve şaşanın bir sanatçının hayatını nasıl derinden etkilediğini gösteren, başarılı bir yapım. Filmin başrolünde ise Roy Scheider yer almaktadır.

Round Midnight – 1986

round-midnight-filmloverss

Fransız yönetmen Bertrand Tavernier’nin yönettiği Round Midnight’ın Oscar ödüllü müziklerini ise cazın efsanevi isimlerinden biri olan Herbie Hancock yapmıştır. Hancock gibi birçok caz müzisyeninin küçük rollerle dahil olduğu bu filmin ana kahramanı Dale Turner’ı ise gelmiş geçmiş en iyi tenor saksafonculardan biri olan Dexter Gordon canlandırır. Dale Turner adında Amerikalı siyahi bir caz saksafoncunun 1950’li yıllarda Paris’te geçen dramatik öyküsünü konu alan film; gerçekte yaşamış iki efsane cazcının, yani tenor saksafoncu Lester Young ile caz piyanisti Bud Powell’ın gerçek hayat öykülerinin bir karışımıdır. Zaten Bertrand Tavernier da filmini bu iki cazcıya ithaf etmiştir. Senaryo yazılırken Francis Paudras’ın Dance of the Infidels adlı biyografik-anı kitabından esinlenilmiştir.

Bird – 1988

bird-filmloverss

Clint Eastwood’un yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği Bird; caz efsanelerinden biri olan Charlie “Bird” Parker’ın hayatını ve kariyerini konu alıyor. En büyük tutkularından biri olan cazı sinemaya yine hayran olduğu ve ona adadığı bir sanatçıyla, Parker’la yansıtmayı başaran Eastwood, hikayesinde sanatçının ölümünden önce son birkaç ayını ele almayı seçmiştir. Senaryosu Joel Oliansky tarafından kaleme alınan Bird, müzikle çocuk yaşta tanışan ve çok kısa bir süre içerisinde adını tüm dünyaya duyuran, caz tarihinin gelmiş geçmiş en büyük saksafoncusu olarak anılan Charlie Parker’a mükemmel bir saygı duruşu sunar. Filmde Parker’a başarılı oyuncu Forest Whitaker hayat verir.

Swing Kids – 1993

swing-kids-filmloverss

Robert Sean Leonard ve Christian Bale’in başrollerini paylaştığı, Nazi Almanyası’nı ve bu dönemde ortamdan soyutlanıp Amerikalıların yaşamına özenerek swing dansını hayat felsefesi haline getiren bir grup gencin hikayesini konu alan etkileyici bir film olan Swing Kids; dansın ve müziğin ne olursa olsun gücünü göstereceğini ve hayatın gidişatını değiştirebileceğini ispatlar. 20. yüzyılın en büyük caz akımlarından biri olan Swing’i en güzel bir şekilde beyazperdede yansıtmayı başaran ve savaş dönemini farklı bir bakış açısıyla izleyiciye sunan filmin yönetmen koltuğunda ise Thomas Carter oturuyor.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi