Geçtiğimiz hafta, özellikle sosyal medya mecralarında, Cannes’ın Netflix orijinalleri Okja ve The Meyerowitz Stories’i ana yarışmadan çıkaracağı söylentileri yayıldı. Her iki taraftan da uzun süre açıklama gelmemesi, festivalin başlamasına günler kala sinemaseverlerin aklını kurcaladığı gibi bu süreç, Netflix’in hayatımıza girmesi sonrası defalarca gündeme taşıdığımız değişen izleme alışkanlıklarının yanı sıra artık Netflix ve benzeri platformların sinema sektörünün geleceğini tamamıyla değiştirdiğini göstermiş oldu. Sektörden, özellikle sinema salonlarıyla dolaylı yoldan iş yapan profesyonellerle konuştuğumuzda,  bu konuyla ilgili olarak sinema salonlarının sayısının tüm dünyada her geçen yıl azalacağını hatta zaman içerisinde tamamen kapanacaklarına dair teorileri duyduğumuzu dahi söyleyebilirim. Peki, konumuza dönecek olursak dün hem Cannes hem de Netflix cephesinden gelen açıklamalarla neler olduğuna kısaca bir göz atalım.

Cannes vs Netflix

Öncelikle dün ilk açıklama festivali organize eden yetkililerden geldi. Yapılan açıklamada, bu sene Netflix’in iki filminin ana yarışmada olmasının herhangi bir sorun teşkil etmediği, ancak önümüzdeki yıldan (2018) itibaren Cannes’da gösterilecek tüm filmlerde Fransa’da gösterime girmesi şartı aranacağı belirtildi. Bu durumda Netflix’in iki filminin bu sene festivalde yarışmaya devam edebileceğini söyleyebiliriz ancak daha önemlisi bu açıklama ile Netflix’in önümüzdeki yıllar için bundan sonra herhangi bir filmiyle Cannes’da ana yarışmada olamayacağı anlamı taşıyor. Anladığımız kadarıyla son birkaç gündür dolaşan dedikodular doğruymuş; Cannes, bu konuyu ciddi şekilde düşünmüş, değerlendirmiş ve festivalin bu sene herhangi bir zarara uğramaması adına alınan kararı önümüzdeki yıla bırakmış.

Cannes’dan yapılan açıklamanın hemen ardından Netflix Ceo’su Reed Hastings, Facebook hesabı üzerinden bir açıklama yaptı. Hastings bu açıklamada “kuruluş”un kapıları tamamen kapattığını belirtti. Açıklamaya Okja’nın mükemmel bir film olduğunu söyleyerek devam eden Hastings, dağıtım zincirinin kendilerinin Cannes’a girmesini engellemek için elinden geleni yaptığını belirtti.

Hastings’in açıklamasında dikkat çeken en önemli detay, festivalin adını belirtmemesi  ve Cannes’dan “kuruluş” olarak bahsetmesi. Nitekim, yazdığı kısa metnin devamında, dağıtım zincirine karşı bugüne kadar herhangi bir savaş açmayan Netflix’in bu konuyu sindiremediği apaçık ortada. Bugün itibariyle, daha önce tek taraflı olduğunu düşündüğümüz savaşın, daha büyüyeceğini ön görmek için kahin olmaya gerek yok.

Peki bundan sonra neler yaşanabilir? 

1- Netflix, madem siz bizi bundan sonraki seneler festivale almayacaksınız, ki bu sene tamamen kendi çıkarlarınızı göz önüne alarak bizi programdan çıkarmıyorsunuz, diyerek iki filmini festival programından çekebilir. Tabii bunun olabilecek en kötü senaryo olduğunu belirtelim.

2- Netflix, Okja ve The Meyerowitz Stories’i Fransa’da vizyona sokmayı kabul edebilir, böylelikle bir zeytin dalı uzatılmış olur, bundan sonraki senelerde de Cannes’da yer almak için bu yöntem izlenebilir. Fakat bu durumda, Netflix’in Fransa’daki üyeleri, bu filmleri vizyona girdikten sonra iki sene boyunca Netflix üzerinden izleyemeyeceği anlamı taşır. Açıkçası, bu ihtimalin gündeme geleceğini bile düşünmüyorum, nitekim bu Netflix’in ciddi bir geri adım atması anlamı taşır ki, Netflix bunu yapacak son platform.

3- Olabilecek en mantıklı senaryo, hem Netflix’in hem de Cannes’ın bu sene için herhangi bir uygulamada daha bulunmaması yönünde. Netflix’in filmleri Cannes’da gösterilir -muhtemelen ödül alamaz- önümüzdeki sene Cannes, Netflix filmlerini almaz ama Netflix tüm dünyada ses getirecek bir film ile uluslararası büyük bir festivalde boy göstererek Cannes’a nazire yapar.

Sonuç

Sinemanın geleceği açısından Cannes’ın verdiği kararın, sinemanın ruhunun ve sinema salonlarında film izleme alışkanlığının devam etmesi açısından son derece doğru olduğunu söyleyebilirim. Ancak, Cannes ya da diğer uluslararası festivallerin online film izleme platformlarının büyümesine kayıtsız kalamayacağı bir gerçek. İlerleyen yıllarda sadece Netflix değil, birçok farklı platform festivallerde boy göstermeye devam edecektir. Sonuç olarak ortada bir geçiş süreci olduğunu görmezden gelmek ilerleyen zamanlarda daha büyük savaşların başlamasına sebep olacaktır ki bu durumda tek kaybeden sinema olacaktır. Bugünlerin geleceğini geçtiğimiz aylarda konuşuyorduk, bundan sonra olacakları da tahmin etmek zor değil.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi