Geçtiğimiz yılın sürpriz yaratma potansiyeli olan filmlerinden biri olarak görülen ve başrolünde Jennifer Aniston’ın yer aldığı Cake, ne yazık ki tahmin edilen beklentiyi yaratamadı. Hikayesinin akışından, sinematografisine kadar izleyiciyi rahatsız edebilecek hatalarıyla, üstüne çektiği dikkatleri hak ettiğini söyleyebilmek dahi çok güç. Birçok eksik ve hata barındıran Cake’in, bunlara rağmen bir Altın Küre adaylığı alması bile bir başarı sayılabilir.

Ağrılarından ve yaşamının yükünden kurtulabilmek için bir terapi grubuna  katılmayı deneyen Claire (Jennifer Aniston), yalnız bir hayat sürmektedir. Dahil olduğu terapi grubundan bir kadının intiharı sonrasında dengesini iyice kaybeden Claire, bu durumu takıntı haline getirir. Nina (Anna Kendrick) ve onun intiharı sonrasında hayat düzeni değişen Claire, bazı cevaplar bulmaya çalışırlar.

Cake hakkında ilk haberler ortaya çıktığında bütün gözler Jennifer Aniston’a çevrilmişti. Çünkü kendisinin üstüne yapışmış rol tipi ve hemen hemen bütün filmografisini oluşturan komedi filmleri ve dizilerinden sonra, oldukça iddialı bir projeye dahil oluyordu. Aralık ayının ortalarına kadar süren merak ve beklentiler, filmin ulaşılabilir olmasından sonra yerini bıkkınlık ve şikayete bırakmıştı. Bunun sebebi oldukça açık aslında. Hollywood anlayışına ve sermayesine sahip olan ama, bağımsız sinemacıların ürünlerine gıptayla bakan bütün yönetmenler gibi Daniel Barnz, filmine biraz farklılık katmak istemiş. Bu farklılıkların neler olduğu, hangi oranda etki edeceği kısımları ise büyük önem arz ediyor elbette. Daniel Barnz, bu etkiyi minimal bir hikaye ile yaratmayı denemiş. Ana hikayenin çevresinde birçok yan hikayesi bulunan genişçe bir çember inşa etmeyi istemiş. Yönetmenin refleksleri ve sinematografisine olan hakimiyetine paralel olarak, iyi ya da kötü tercihler olma ihtimali olan bu seçenekler, Cake özelinde kötü birer tercih oluyorlar. Çünkü yönetmenimiz filmin akışını yönetmeyi gerçek anlamda başaramıyor.

Cake; hikayesini bir türlü geliştirmek istemezcesine sıkışıp kalan ve bu açmazdan kurtulmak için ekstra hiçbir şey sunmayan bir senaryoya sahip. Senaryonun yetersizliği filme ayak bağı oluyor ve tempoyu, akışı fazlaca aksatıyor. Filmin orijinal bir hikayeye sahip olmadığını düşündüğümüzde senaryonun kıvrak olmaması en sıkıntı yaratan durum oluyor. Filmin başında ortaya konan soruları cevaplamakta çok fazla geç kalınması ise, filmin sonunun çok yüzeysel kalmasına sebep oluyor. Yönetmeninin akışa hakim olamaması ise bütün düzeni alt üst ediyor. Daniel Barnz, Hollywood’daki yeni sayılabilecek kariyerini inşa ederken bu tarz durumlarda ne gibi refleksler sergilemesi gerektiğinin farkına varacaktır elbette, ama şu an en ufak bir refleks bile söz konusu değil. Yalnızca senaryonun sıkıntıları değil, çekimlerin de oldukça sıkıntılı ve yanlış olması hem filmi, hem de yönetmeni birkaç basamak aşağıya geçiyor. Filmin sekanslarındaki kadraj sıkıntıları ve atmosferi küçülten kamera açılar özensizliği açık ve net bir şekilde belli ediyor. Ve Cake, bu tarz örneklere fazlaca sahip bir film ne yazık ki.

Jennifer Aniston’ın kariyeri dahilinde bu tarz rollerde çok az görünmesi, onun için de yeni bir fırsat yaratıyor. Bu fırsatı hakkıyla kullandığını söylemek fazlasıyla doğru olur. Alıştığımız Jennifer Aniston’dan oldukça farklı bir biçimde, potansiyelini fazlaca zorlayan ve çabaladığı belli olan bir Jennifer Aniston görüyoruz karşımızda. Onun performansı film için önemli olduğu için, ekstra bir çaba sergilemiş de olabilir ve bu çaba kariyerinin en iyi performansını yaratmış. Filmin tek dikkate değer noktası Jennifer Anitson’ın yarattığı bu fark olarak ortaya çıkıyor. William H. Mecy, Sam Worthington ve Anna Kendrick gibi isimlerin de oyuncu kadrosunda yer aldığı film, başarısız bir deneme olarak karşımızda duruyor. Performanslar filmi bir yere kadar taşıyabilir, ancak senaryo ve sinematografi filmi sırtlayan unsurlardır. Eksik ve niteliksiz bir senaryo ile başarısız, fazlasıyla hatalı ve umursamaz bir sinematografiye sahip olması Cake’i baştan kaybeden yapıyor.

Sonuç olarak Cake, Jennifer Aniston’n performansını katladığı filmlerden biri olarak hatırlanacak muhtemelen. Aniston’ın, Oscar adaylığına en çok yaklaştığı film olması da bu açıdan sürpriz değil. Fakat bunun dışında elle tutulur herhangi bir öge barındırmayan Cake’i, oldukça başarısız bir film olarak değerlendirmek en doğrusu olur.

Geçtiğimiz yılın sürpriz yaratma potansiyeli olan filmlerinden biri olarak görülen ve başrolünde Jennifer Aniston'ın yer aldığı Cake, ne yazık ki tahmin edilen beklentiyi yaratamadı. Hikayesinin akışından, sinematografisine kadar izleyiciyi rahatsız edebilecek hatalarıyla, üstüne çektiği dikkatleri hak ettiğini söyleyebilmek dahi çok güç. Birçok eksik ve hata barındıran Cake'in, bunlara rağmen bir Altın Küre adaylığı alması bile bir başarı sayılabilir. Ağrılarından ve yaşamının yükünden kurtulabilmek için bir terapi grubuna  katılmayı deneyen Claire (Jennifer Aniston), yalnız bir hayat sürmektedir. Dahil olduğu terapi grubundan bir kadının intiharı sonrasında dengesini iyice kaybeden Claire, bu durumu takıntı haline getirir. Nina (Anna Kendrick) ve onun intiharı sonrasında hayat düzeni değişen Claire, bazı cevaplar bulmaya çalışırlar. Cake hakkında ilk haberler ortaya çıktığında bütün gözler Jennifer Aniston'a çevrilmişti. Çünkü kendisinin üstüne yapışmış rol tipi ve hemen hemen bütün filmografisini oluşturan komedi filmleri ve dizilerinden sonra, oldukça iddialı bir projeye dahil oluyordu. Aralık ayının ortalarına kadar süren merak ve beklentiler, filmin ulaşılabilir olmasından sonra yerini bıkkınlık ve şikayete bırakmıştı. Bunun sebebi oldukça açık aslında. Hollywood anlayışına ve sermayesine sahip olan ama, bağımsız sinemacıların ürünlerine gıptayla bakan bütün yönetmenler gibi Daniel Barnz, filmine biraz farklılık katmak istemiş. Bu farklılıkların neler olduğu, hangi oranda etki edeceği kısımları ise büyük önem arz ediyor elbette. Daniel Barnz, bu etkiyi minimal bir hikaye ile yaratmayı denemiş. Ana hikayenin çevresinde birçok yan hikayesi bulunan genişçe bir çember inşa etmeyi istemiş. Yönetmenin refleksleri ve sinematografisine olan hakimiyetine paralel olarak, iyi ya da kötü tercihler olma ihtimali olan bu seçenekler, Cake özelinde kötü birer tercih oluyorlar. Çünkü yönetmenimiz filmin akışını yönetmeyi gerçek anlamda başaramıyor. Cake; hikayesini bir türlü geliştirmek istemezcesine sıkışıp kalan ve bu açmazdan kurtulmak için ekstra hiçbir şey sunmayan bir senaryoya sahip. Senaryonun yetersizliği filme ayak bağı oluyor ve tempoyu, akışı fazlaca aksatıyor. Filmin orijinal bir hikayeye sahip olmadığını düşündüğümüzde senaryonun kıvrak olmaması en sıkıntı yaratan durum oluyor. Filmin başında ortaya konan soruları cevaplamakta çok fazla geç kalınması ise, filmin sonunun çok yüzeysel kalmasına sebep oluyor. Yönetmeninin akışa hakim olamaması ise bütün düzeni alt üst ediyor. Daniel Barnz, Hollywood'daki yeni sayılabilecek kariyerini inşa ederken bu tarz durumlarda ne gibi refleksler sergilemesi gerektiğinin farkına varacaktır elbette, ama şu an en ufak bir refleks bile söz konusu değil. Yalnızca senaryonun sıkıntıları değil, çekimlerin de oldukça sıkıntılı ve yanlış olması hem filmi, hem de yönetmeni birkaç basamak aşağıya geçiyor. Filmin sekanslarındaki kadraj sıkıntıları ve atmosferi küçülten kamera açılar özensizliği açık ve net bir şekilde belli ediyor. Ve Cake, bu tarz örneklere fazlaca sahip bir film ne yazık ki. Jennifer Aniston'ın kariyeri dahilinde bu tarz rollerde çok az görünmesi, onun için de yeni bir fırsat yaratıyor. Bu fırsatı hakkıyla kullandığını söylemek fazlasıyla doğru olur. Alıştığımız Jennifer Aniston'dan oldukça farklı bir biçimde, potansiyelini fazlaca zorlayan ve çabaladığı belli olan bir Jennifer Aniston görüyoruz karşımızda. Onun performansı film için önemli olduğu için, ekstra bir çaba sergilemiş de olabilir ve bu çaba kariyerinin en iyi performansını yaratmış. Filmin tek dikkate değer noktası Jennifer Anitson'ın yarattığı bu fark olarak ortaya çıkıyor. William H. Mecy, Sam Worthington ve Anna Kendrick gibi isimlerin de oyuncu kadrosunda yer aldığı film,…

Yazar Puanı

Puan - 44%

44%

44

Aniston'ın dışında elle tutulur herhangi bir öge barındırmayan Cake'i, oldukça başarısız bir film olarak değerlendirmek en doğrusu olur.

Kullanıcı Puanları: 2.99 ( 4 votes)
44
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi