Orta halli korku filmleri çeken ve sinema piyasasında ismini pek duymadığımız Belçikalı yönetmen Fabrice du Welz, 2014 yılında çektiği Alléluia ile Cannes Film Festivali’ne dahil olmayı başarmıştı. Welz’in bir sonraki adımı olan Büyük Tuzak – Colt 45 ise karanlık bir polisiye olarak dikkat çekerken oyuncu kadrosunda ise Gerard Lanvin, Simon Abkarian ve Alice Taglioni gibi tecrübeli Fransız oyuncuların yanı sıra başrolü üstlenen genç Ymanol Perset bulunuyor.

Vincent Miles (Perset), Fransız polis teşkilatında atış eğitmeni olarak görev almaktadır. 22 yaşında olmasına rağmen atış konusunda oldukça ustadır ve şampiyonlukları bulunmaktadır. Buna karşın başta kendisi için bir baba figürü olan Kumandan Chavez (Lanvin) olmak üzere üst birimlerden, sahada görev alması yönünde baskı görmektedir. Vincent bir gün Milo Cardena (Joey Starr) isimli bir polisle tanışır ve bu ilişki, bir süre sonra teşkilat içerisinde ölümlerin yaşandığı bir karmaşa ile sonuçlanır. Bu ortamda Vincent ya tamamen geri çekilecek ya da sahada yer alarak, hem kendisinin hem de sevdiklerinin hayatını korumak için canı pahasına savaşacaktır.

Colt 45, polisiye film severler için tanıdık bir senaryoya sahip. Genç bir karakterin kendini tanıması ve sorumluluk alması üzerine bir hikaye olarak okunabileceği gibi genel olarak polis teşkilatında ve devlet ilişkilerindeki yozlaşmanın bir portresi olarak da görülebilir. İlk senaryo yazarlığı deneyimini yaşayan Fathi Beddiar, ilk başlarda işin psikolojik boyutlarını ele almış. Bir göçmenin oğlu olduğunu anladığımız Vincent, polis olan babasını gizli bir görevde kaybetmiş. Sürekli geri çekilmesini, insanlarla olan ilişkisini sınırlı tutmasını buna bağlamak durumunda kalıyoruz çünkü karakterle ilgili pek fazla bir bilgi verilmiyor. Buna karşın Welz’in sinematografisi bir noktaya kadar bu açığı kapatmayı başarıyor. Fincher’ın Seven’ını hatırlatır şekilde karanlık iç mekanlarda ve mavi tonlarda geçen film, teşkilatı yakından tanıyan bir düşman yaratarak kedi-fare oyunundan kaynaklanan merak duygusunu bir noktaya kadar diri tutuyor. Filmin Türkçe adından anlayacağımız biçimde hikaye sürekli olarak yön değiştiriyor ve karakterlerimiz kendilerini bir labirentin içinde hissetmeye başlıyorlar. Aksiyondan ziyade gerilime göz kırpan bu anlatım tarzı ise ancak bir yere kadar işleyebiliyor.

Filmde göçmenlik mevzusu, karakterimize döndürülmüş bir silah izlenimi uyandırıyor. Her ne kadar karakterin kökeninden çok bahsedilmese de gerek düşmanların Fransa’da yaşayan göçmenlerden oluşması gerekse Vincent’ın sürekli kollanan kişi durumuna düşmesi, bu hissiyatı güçlendiriyor. Vincent’ın en insancıl ilişki kurabildiği kişi olan Yüzbaşı Isa (Taglioni), sanki “filmde bir de kadın olsun” düşüncesiyle yaratılmış gibi. Zaten ne onunla ne de kızıyla ilgili hiçbir şey öğrenemiyoruz. Filmin atmosferine gölge düşüren bölümler de bu inandırıcılıktan uzak ilişkiler oluyor. Vincent ve Chavez arasındaki baba-oğul ilişkisindeki gerilim ancak bir telefon sahnesi ile verilebiliyor. Böylece Vincent’ın çözümün kendi elinde olduğunu düşündüğü sahnelerde çoktan karakterden uzaklaşmış oluyoruz. Gerçi bu noktadan sonra hikaye o kadar alıştığımız biçimde bir aksiyona dönüşüyor ve kısa sürede düğüm öyle bir çözülüyor ki, şaşırmak bile mümkün olmuyor. Filmde vurgulanan devlet içindeki gizli örgütlenmelerin ve neden oldukları ölümlerin politik bir boyut ve alt metin oluşturmasını beklerken, hepsi cılız sesler olarak etkisini kaybediyor. Bu açılardan bakıldığında başlangıçta Bourne serisini andıran filmin Taken serisine yaklaşan bir anlatıma kaydığını söyleyebilirim.

Büyük Tuzak-Colt 45, finaliyle devam filmlerine göz kırpsa da eksileri, artılarından fazla olan bir başlangıç filmi. Filme adını veren Colt tabancayı ve bu tabancanın babadan oğula geçişini simgesel düzlemde bile silik bir biçimde anlatabiliyorsanız, kurduğunuz atmosferin ya da teknik kabiliyetinizin maalesef pek bir faydası olmuyor.

Orta halli korku filmleri çeken ve sinema piyasasında ismini pek duymadığımız Belçikalı yönetmen Fabrice du Welz, 2014 yılında çektiği Alléluia ile Cannes Film Festivali’ne dahil olmayı başarmıştı. Welz’in bir sonraki adımı olan Büyük Tuzak - Colt 45 ise karanlık bir polisiye olarak dikkat çekerken oyuncu kadrosunda ise Gerard Lanvin, Simon Abkarian ve Alice Taglioni gibi tecrübeli Fransız oyuncuların yanı sıra başrolü üstlenen genç Ymanol Perset bulunuyor. Vincent Miles (Perset), Fransız polis teşkilatında atış eğitmeni olarak görev almaktadır. 22 yaşında olmasına rağmen atış konusunda oldukça ustadır ve şampiyonlukları bulunmaktadır. Buna karşın başta kendisi için bir baba figürü olan Kumandan Chavez (Lanvin) olmak üzere üst birimlerden, sahada görev alması yönünde baskı görmektedir. Vincent bir gün Milo Cardena (Joey Starr) isimli bir polisle tanışır ve bu ilişki, bir süre sonra teşkilat içerisinde ölümlerin yaşandığı bir karmaşa ile sonuçlanır. Bu ortamda Vincent ya tamamen geri çekilecek ya da sahada yer alarak, hem kendisinin hem de sevdiklerinin hayatını korumak için canı pahasına savaşacaktır. Colt 45, polisiye film severler için tanıdık bir senaryoya sahip. Genç bir karakterin kendini tanıması ve sorumluluk alması üzerine bir hikaye olarak okunabileceği gibi genel olarak polis teşkilatında ve devlet ilişkilerindeki yozlaşmanın bir portresi olarak da görülebilir. İlk senaryo yazarlığı deneyimini yaşayan Fathi Beddiar, ilk başlarda işin psikolojik boyutlarını ele almış. Bir göçmenin oğlu olduğunu anladığımız Vincent, polis olan babasını gizli bir görevde kaybetmiş. Sürekli geri çekilmesini, insanlarla olan ilişkisini sınırlı tutmasını buna bağlamak durumunda kalıyoruz çünkü karakterle ilgili pek fazla bir bilgi verilmiyor. Buna karşın Welz’in sinematografisi bir noktaya kadar bu açığı kapatmayı başarıyor. Fincher’ın Seven’ını hatırlatır şekilde karanlık iç mekanlarda ve mavi tonlarda geçen film, teşkilatı yakından tanıyan bir düşman yaratarak kedi-fare oyunundan kaynaklanan merak duygusunu bir noktaya kadar diri tutuyor. Filmin Türkçe adından anlayacağımız biçimde hikaye sürekli olarak yön değiştiriyor ve karakterlerimiz kendilerini bir labirentin içinde hissetmeye başlıyorlar. Aksiyondan ziyade gerilime göz kırpan bu anlatım tarzı ise ancak bir yere kadar işleyebiliyor. Filmde göçmenlik mevzusu, karakterimize döndürülmüş bir silah izlenimi uyandırıyor. Her ne kadar karakterin kökeninden çok bahsedilmese de gerek düşmanların Fransa’da yaşayan göçmenlerden oluşması gerekse Vincent’ın sürekli kollanan kişi durumuna düşmesi, bu hissiyatı güçlendiriyor. Vincent’ın en insancıl ilişki kurabildiği kişi olan Yüzbaşı Isa (Taglioni), sanki “filmde bir de kadın olsun” düşüncesiyle yaratılmış gibi. Zaten ne onunla ne de kızıyla ilgili hiçbir şey öğrenemiyoruz. Filmin atmosferine gölge düşüren bölümler de bu inandırıcılıktan uzak ilişkiler oluyor. Vincent ve Chavez arasındaki baba-oğul ilişkisindeki gerilim ancak bir telefon sahnesi ile verilebiliyor. Böylece Vincent’ın çözümün kendi elinde olduğunu düşündüğü sahnelerde çoktan karakterden uzaklaşmış oluyoruz. Gerçi bu noktadan sonra hikaye o kadar alıştığımız biçimde bir aksiyona dönüşüyor ve kısa sürede düğüm öyle bir çözülüyor ki, şaşırmak bile mümkün olmuyor. Filmde vurgulanan devlet içindeki gizli örgütlenmelerin ve neden oldukları ölümlerin politik bir boyut ve alt metin oluşturmasını beklerken, hepsi cılız sesler olarak etkisini kaybediyor. Bu açılardan bakıldığında başlangıçta Bourne serisini andıran filmin Taken serisine yaklaşan bir anlatıma kaydığını söyleyebilirim. Büyük Tuzak-Colt 45, finaliyle devam filmlerine göz kırpsa da eksileri, artılarından fazla olan bir başlangıç filmi. Filme adını veren Colt tabancayı ve bu tabancanın babadan oğula…

Yazar Puanı

Puan - 48%

48%

Büyük Tuzak-Colt 45, finaliyle devam filmlerine göz kırpsa da eksileri, artılarından fazla olan bir başlangıç filmi.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
48
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi