Bu yıl Cannes Film Festivali’nden En İyi Senaryo Ödülü’yle dönen, Yorgos Lanthimos’un yeni harikası The Killing of a Sacred Deer; gerek sinematografisi, gerek karakterlerinin katmanlı kurgusu gerekse toplumun en küçük birimi olan aileye çevirdiği eleştiri oklarıyla bu yılın es geçilmemesi gereken en önemli filmlerinden biri. The Killing of a Sacred Deer’ın vizyon yolculuğundan hemen önce filmi sinemada izlemek için duymak isteyebileceğiniz 10 ikna edici sebebi sizler için derledik.

Bu Hafta Sinemada The Killing of a Sacred Deer İzlemek İçin 10 Sebep!

Yorgos Lanthimos

yorgos-lanthimos-filmloverss

Yorgos Lanthimos’un Kynodontas ile başlayan, Alps ve The Lobster ile devam eden yükselişinin yanında, Yunan Yeni Dalgası’nın adeta bel kemiğini oluşturan filmografisinin son harikası olan The Killing of a Sacred Deer, Lanthimos’un kariyerinde her zaman bir öncekinin üzerine koyarak ilerlediğinin en önemli göstergelerinden biri. Kendine has sinematik bir dünya kurgulayan ve gerek karakterleri gerekse filmin atmosferiyle donuk ve hatta mekanik bir anlatı inşa eden Yorgos Lanthimos, aile ve toplum üzerine söyleyecek çok fazla sözü olan ve bu sözleri olabilecek en çarpıcı biçimde dile getirmeyi başaran bir yönetmen. Bu sebeple hem Lanthimos’un filmografisini yakından takip etmek hem de yönetmenin kurguladığı dünyaya eşlik etmek için The Killing of a Sacred Deer, her sinemaseverin muhakkak izlemesi gereken bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Son Yılların En Başarılı Anti-Kahraman Tasviri: Martin

The Killing of a Sacred Deer-5-filmloverss

Barry Keoghan’ın canlandırdığı Martin karakteri, alıştığımız Lanthimos anlatılarının özünü oluşturan en önemli karakterlerden biri. Gerek mekanikliğiyle gerekse yadırgayabileceğimiz tuhaflığıyla filmin tekinsiz anlatısını sırtlanan bir anti-kahraman. Filmin içerisinde nasıl etki ettiği açıklanmayan bir güce sahip olan Martin, Steven Murphy (Colin Farrell)’ın ailesi için mühim bir tehdit unsuru. Ailenin küçük çocuğundan başlayarak ilerleyen bu “lanet” Martin karakterine mesafeli yaklaşmamıza dahi sebep olmuyor. Bir noktadan sonra Martin’in dünya algısına göre ilerlemeye başlayan film, anti-kahramanı anlamamıza ve yer yer sempati duymamıza sebep olacak şekilde ilerliyor.

Nicole Kidman ve Colin Farrell’ın Uyumu

The Killing of a Sacred Deer-7-filmloverss

Sofia Coppola imzalı The Beguiled filminde de birlikte rol alan Nicole Kidman ve Colin Farrell ikilisi, bu yıl uyumun zirvesine ulaşmış durumdalar. Arka arkaya izleyiciyle buluşan filmler, bu uyum sayesinde neredeyse farklı karakterler aracılığıyla farklı hikayeler izlediklerini bile önemsemeyebilir. Lanthimos’un dünyasına geri dönecek olursak, mimiksiz ve donuk oyunculuklarla dahi birbirleriyle uyum içinde olduklarını izleyiciye yansıtabilen oyunculuklar sergileyen ikili, üst sınıf burjuva, okumuş bir ailenin hayatta kalma içgüdüsü devreye girdiğinde olaylarla nasıl baş ettiklerinin/edemediklerinin başarılı bir tasvirini sunuyor.

Yorgos Lanthimos’un İmzası Haline Gelen Donuk ve Tekinsiz Bir Atmosfer

The Killing of a Sacred Deer-8-filmloverss

Colin Farrel ve Nicole Kidman’ın iki çocuklarıyla birlikte “ideal” bir hayat yaşadıkları söylenebilecek karakterleri Steven Murphy ve Anna Murphy filmde cerrah bir çift olarak karşımıza çıkıyor. İki çocukları bulunan Anna ve Steven, birbirlerini seven, çocuklarına bağlı, hayat standartları oldukça yüksek insanlar. Bunun yanı sıra çocukları da okulda, sosyal hayatlarında aktif ve başarılılar. Geçen uzun yıllara rağmen, aktif ve tutkulu bir cinsel hayata da sahip olan ikili, filmin başından neredeyse yarısına kadar imrenilecek bir portre çiziyorlar. Ancak bu imrenme hissiyatı, filmi izlerken gözümüze batmıyor çünkü Yorgos Lanthimos anlatılarının en önemli unsurlarından biri haline gelen donuk-mimiksiz oyunculuk, The Killing of a Sacred Deer – Kutsal Geyiğin Ölümü’nde de tüm gücüyle var olmaya devam ediyor.

Aile Kurumunun İkiyüzlülüğüyle Yüzleşme Deneyimi

The Killing of a Sacred Deer-9-filmloverss

İdeal aile olma kavramı, Martin’in açıklanmayan bir biçimde aile üyelerinin üzerinde etkisinin olmasıyla birlikte beklenmeyen bir değişime uğruyor. Martin’in kısasa kısas mantığıyla, ailesinden birini kaybetmesinin üzerine Steve’den ailesinden birini feda etmesini istemesi, filmin temel çatışmasını oluşturuyor. Bu noktada Steve, birbiri ardına rahatsızlanmaya başlayan aile üyelerinden bir tanesini feda etmeyi kabul ettiği anda Martin’in lanetinden kurtulup hayatına normal bir biçimde devam etme fırsatına erişiyor. Asıl sorun ise Steve’in ailesinden kimi feda edeceği. Aile üyeleri de, lanetin bu şekilde kırılacağını öğrendiği anda farklı tavırlar sergilemeye başlıyor. Birbirini çok seven ve her şekilde birbirine bağlı, başarılı, kutsal aile bireyleri; söz konusu kendi hayatları olduğunda hayatta kalma iç güdüsünün iki yüzlülüğüyle birbirlerine adeta komplo kuran bir aileye dönüşüyor.

İdeal ve Güzel Olanın Çarpıcı Tanımlamaları

The Killing of a Sacred Deer-6-filmloverss

The Killing of a Sacred Deer, odağımızı her zamankinden fazla güzelliğe ve ideal olana çevirmemizi istiyor. Çünkü filmin topluma getireceği eleştirilerden belki de en önemlisi güzellik – güvenilirlik, çirkinlik – tekinsizlik üzerinden kuruluyor. Elbette güzel ve çirkin tanımları tarihin farklı dönemlerinde, farklı toplumlara göre ve hatta kişiden kişiye de değişebilecek bir durum. Ancak Lanthimos, bu belirsizliğin ince çizgisini biraz daha kalınlaştırarak anlatmak istediğini izleyicisine etkili bir biçimde sunuyor.

İntikam ve Kurban Edilmenin Mitolojiyle Bağlantısı

The Killing of a Sacred Deer-4-filmloverss

Martin karakterinin babasını kaybetmesinin ardından çıktığı intikam yolculuğu, Steven’dan aile bireylerinden biri kurban etmesini istemesiyle devam eder. Eshilos ve Euripides’in tragedyalarında daha ayrıntılı bir biçimde anlatılan Iphigenia Efsanesi filmin intikam ve kurban etme üzerine kurulu hikayesinin temelini oluşturur. Agamemnon’un Truva’yı istilâ etme isteğiyle başlayan mitolojik öyküde, Agamemnon, rüzgar ters estiği için yola çıkamaz. Artemis’in Agamemnon’a izin vermemesine dayanan bu hikaye, Iphigenia’nın kurban edilmesiyle devam eder. Bu noktada, Martin’in çıktığı yolculuk da Agamemnon’un yolculuğuna benzer.

Sinematografinin Karakterleri Tanımamızdaki Etkisi

The Killing of a Sacred Deer-6-filmloverss

Colin Farrell’ın filmle ilgili verdiği bir röportajda değindiği üzere, Yorgos Lanthimos bir yönetmen olarak kararkterleri mekanlar üzerinden tanımlama konusunda oldukça çarpıcı işler ortaya koyuyor. Genel planda çekilen karakterlerin, tekinsiz atmosferdeki tek başınalığı filmin vurucu sinematografisinin en önemli yansımalarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Genellikle geniş açılı çekimlerde, yakın çekimlere nazaran küçük görünen karakterler, modern hayatta bireyin yalnızlığını vurguluyor.

Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü Kazanması

The Killing of a Sacred Deer-filmloverss

Bu yıl Cannes Film Festivali’nden En İyi Senaryo Ödülü’yle dönen The Killing of a Sacred Deer, ince ince işlenen senaryosu ve bu senaryonun karakterlerin geçmişine yönelik barındırdığı detaylarla kaliteli bir anlatının nasıl inşa edilebileceğinin en önemli örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bahsettiğim detaylarla ilgili verebileceğim örneklerden bir tanesi, filmi izlediğinizde kesinlikle dikkatinizi çekecek olan Steven’ın ellerinin güzelliğine yönelik yapılan övgüler. Uzun bir süre bu övgülerin sebebini anlayamasak da, Steven’ın cerrah olması ve Martin’in babasıyla aralarındaki talihsiz durum filmin ilerleyen dakikalarında üstü kapalı bir biçimde de olsa açıklığa kavuşan detaylarından biri.

Filmden Yayınlanan Birbirinden Güzel Afişler

Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un The Lobster’dan sonra İngilizce çektiği ikinci filmi, izleyicisini her zamanki gibi tekinsiz, oyunbaz ve özenle tasarlanmış yeni bir lanetli Lanthimos evrenine davet ediyor. Kutsal Geyiğin Ölümü başarılı bir cerrah ve babasının boşluğunu onunla doldurmaya çabalayan bir ergen etrafında dönüyor. Tuhaf ikili, aileleriyle tanıştığında işler daha da tuhaflaşıyor ve muzip bir tür Alacakaranlık Kuşağı hikâyesi ortaya çıkıyor. Lanthimos bedensel şiddetten doğan mizahı da her daim olduğu gibi filmine tatminkar miktarda eklemeye devam ediyor. Aileye, suçluluk duygusuna ve sınıfa dair, etkisinden kurtulması çok zor bir soğuk duş bu film.

the-killing-of-a-sacred-deer-filmloverss the-killing-of-a-sacred-deer2-filmloverss the-killing-of-a-sacred-deer3-filmloverss the-killing-of-a-sacred-deer4-filmloverss

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi