Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim

Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler

Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi

Çimenlere düşen çiy, yazdığım bu dizeler

Sevgim onu alıkoymaya yetmediyse ne çıkar

Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler

Fuga ve Tony Manero’nun ardından çektiği No, El Club ve Jackie ile muazzam bir filmografi inşa eden Pablo Larraín‘in Pablo Neruda’nın hayatını konu alan son filmi Neruda ile buluşmak için çok az günümüz kaldı. Gael Garcia Barnel’i müfettiş Óscar Peluchonneau, Luis Gnecco’yu  ise Neruda olarak izleyeceğimiz; usta şairin hayatının önemli bir dönemine odaklanan ve bize etkileyici bir kaçış hikayesi vaat eden Neruda’yı sinemada izlemeden önce, hazırladığımız listeye bir göz atabilirsiniz. Film, 10 Mart’ta vizyonda olacak!

Bu Hafta Sinemada Neruda İzlemek İçin 10 Sebep

Pablo Larrain

pablo-larrain-filmloverss

Şilili yönetmen Pablo Larrain’in ilk kez İngilizce dilinde çektiği filmi Jackie ile yakın zamanda buluşmuştuk. Şimdi ise Larrain, karşımıza Neruda ile çıkıyor. Aynı yıla bu kadar güzel iki filmi sığdırmayı başaran yetenekli isim Larrain, ilk uzun metraj filmi Fuga ile 2006 yılında karşımıza çıkmıştı. Sonrasında ise ikişer yıl arayla Tony Manero ve Post Mortem adlı iki filmle beyazperdeyle buluşan Larrain; 1988’de gerçekleşen Şili referandumundan yola çıkarak çektiği film No ile birçok festivallerden övgüyle ayrılmış hatta Oscar ödüllerinde bir adaylık elde etmişti. Her anında kasveti ve gerilimi hissettiğimiz, oldukça sert bir anlatıma sahip olan 2015 yapımı El Club ise en şiddetli darbeyle yüreğimize oturmuştu. Larrain, şimdi de  2016’ya damgasını vuran yapımları Jackie ve Neruda ile karşımızda! Böylesine kısa sürede bu kadar başarılı bir filmografiye sahip olmayı başaran Larrain’in tabi ki elinden çıkan her yapım ve o muazzam sinematografi bizi kendisine hayran bırakıyor.

En İyi Direniş ve Aşk Şiirlerinin Şairi: Pablo Neruda!

pablo-neruda-8-filmloverss

En iyi direniş ve aşk şiirlerinin şairi; politik mücadeleyi hayatının ayrılmaz bir parçası olarak gören Pablo Neruda, sadece doğduğu toprakları değil tüm dünyayı düşünceleriyle ve kelimeleriyle derinden etkilemiştir. Asıl adı Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto olan usta şair, Şili’de dünya geldi ve tüm dünyayı etkisi altına aldı. Sadece sanatçı kimliğiyle değil, politik duruşuyla da kendisine haran bırakan Neruda, özellikle 1930’lu yıllarda baş gösteren İspanya İç Savaşı’nda oldukça etkilendi. İspanya İç Savaşı’nın ardından tüm hayatı değişen Neruda, 1939’da Paris’te İspanyol göçmenler için konsolosluk görevine getirildi. Sonrasında bir kaçış dönemine giren Neruda, politik gücünün yanı sıra aşka ve kadınlara olan düşkünlüğüyle de hafızalarımıza yer etti.

Şiirsel Bir Politika

neruda-6-filmloverss

Şiir gibi sanatın en narin ve romantik dalını; politika gibi yalan ve hırsın fazlasıyla olduğu bir alanla bir araya getirmeyi başaran Pablo Neruda; bize öylesine güzel bir harman sunar ki… Tıpkı arkadaşı olan, Türkiye’nin en önemli şairlerinden biri olan Nazım Hikmet gibi; siyasetin mısralarla çözüm bulacağına, toplumu bir araya getireceğine ve yüreklere cesaret tohumu serpeceğine inandırır bizleri. Aşktan ve tutkudan da fazlasıyla beslenen şiirlerinde, direnişin gücünü de en etkili kelimelerle ifade eden Neruda, Luis Gnecco’nun performansıyla filmde oldukça başarılı bir şekilde yansıyor.

Senaryonun Ardındaki İsim: Guillermo Calderon

neruda-11-filmloverss

Pablo Larrain, film boyunca yapaylık ve ani gerçekçilik anları ile sürekli oynayarak bizleri kurgu ve gerçek hikaye arasında ustalıkla bırakıyor. Bunda elbette ki filmin senaryosunu kaleme alan  ve Larrain’in El Club’ta birlikte çalıştığı hassas bir denge unsuru olarak filme bambaşka bir hava katan isim Guillermo Calderon’un payı da epeyce yüksek. Komünist Partisinin Şili’deki mücadelelerinin haksızlığa uğrayan işçi sınıfı için gerçek bir anlam taşıdığını hatırlatırken, bir yandan da kurmaca bir kaçış hikayesiyle izleyicilere oldukça etkileyici bir seyirlik sunan Neruda; şairin hayatına tamamen biyografik bir şekilde değil de daha çok hayatının bir kısmından esinlenerek yaratılan bir hikaye ile karşımıza çıkıyor.

Gerçekte Var Olmayan İkili: Oscar ve Neruda

neruda-5-filmloverss

Pablo Neruda olarak harikalar yaratan Luis Gnecco ile onu kovalayan dedektif olarak karşımıza çıkan Óscar Peluchonneau’ya hayat veren Gael Garcia Barnel’in performansları elbette ki göz alıcı! Karakter ve öykü kavramının Calderón’un hassas çizgisiyle oldukça başarılı bir şekilde resmedildiği; Oscar ile Neruda’nın kaçma kovalama hikayesi, adeta dedektif romanlarından fırlamış karakterler gibi beyazperdeye yansıyor. Neruda Oscar tarafından takip edilirken, o adrenalin ve heyecanı yaşıyor; Oscar ise elinde olmadan kaderini kontrol eden kişinin peşinden giderken karakterinin dönüşümüne engel olamıyor.

Muazzam Bir Kaçış Hikayesi

neruda-9-filmloverss

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere film; Neruda’nın hayat hikayesini tüm ayrıntılarıyla ele alan yada belgeselvari bir teknikle şairi izleyiciye yansıtmayı hedefleyen bir yapım değil. Film; konuyu tamamlamak adına yerleştirilmiş Neruda’nın biyografisinin yanında bir kaçış hikayesidir aslında. Etkili bir idealist ve hayran duyulan bir şair olan Neruda’yı aslında bencil ve oldukça enerjik bir karakter olarak tanıdığımız şair oldukça gerçekken Neruda’nın izindeki dedektif Oscar da sadece bir klişe değildir. Kendi hareketlerini inceleyerek babasının kim olduğunu bulmaya çalışan, sanatsal hassasiyetleri ile daha sert mesleği arasında kalmış bir adamdır. Oscar ile Neruda arasındaki bu kaçma kovalama oyunu gerçek değildir belki ama, bu iki karakter de kurgu olamayacak kadar hayatın içindedir. İki karakteri birbirine öylesine farklı ve ayrılmaz bir bağla bağlayan kaçış hikayesi, bizi oldukça dokunaklı bir finale doğru sürüklese ve oldukça şiirsel bir kaçış betimlese de heyecanlanmamıza neden olacak, etkili bir tempoda ilerler.  Çılgınca inşa edilmiş diyebileceğimiz hikaye, aslına bakarsanız gerçek biyografik filmlere kıyasla daha fazla yaşam ile iç içedir.

Eşsiz Bir Sinematografi

neruda-10-filmloverss

Bir Pablo Larrain filminin olmazsa olmazı; eşsiz görüntülerle ve ışık kullanımıyla bizleri mest eden bir sinematografi! Larrain’in daha önce No ve El Club filmlerinde birlikte çalıştığı Sergio Armstrong, Neruda da görüntü yönetmeni olarak karşımızda. Larrain’in kendine has tarzı ile birlikte yakaladıkları uyumu daha önceki filmlerde de gördüğümüz Armstrong’un yetenekleri bir araya gelince; Neruda muazzam bir sinematografi örneği olarak karşımızda duruyor.

Kurgusal Hikayeye Paralel Tarihsel Gerçekler

neruda-7-filmloverss

Evet Neruda’nın oldukça kurgusal bir olay örgüsü sunan ve biyografik filmlerde görmeye alışık olduğumuz benzer hikayelerden olmadığını söylemiştik. Ancak, tabii ki tamamen kurgusal bir bütünden bahsedemeyiz. Hikayeyi daha etkili kılmak ve Neruda’nın hayatına dokunmak için, tarihi yansımaların filmde kendisine yer bulması kuşkusuzdu. Özellikle faşizmin sebep olduklarını ve bu doğrultuda yarattığı şiirleriyle birçok kişiye direnmenin en güzel yolunu gösteren Neruda’nın 1945’te Şili Komünist Partisi’ne girerek senatör olması ve Başkan Gonzalez Videla’nın grevdeki madencilere dönük baskıcı politikalarını protesto ettiği için hükümet tarafından 1948’de devlet düşmanı olarak ilan edilmesi gibi konular filmde kendisine epeyce yer buluyor.

Etkileyici Çekim Teknikleri

neruda-4-filmloverss

Neruda, sadece hikayesinin gücü, yarattığı metaforları yada oyuncularının performanslarıyla büyüleyen bir yapım değil. Film, aynı zamanda mükemmel bir kurgu örneği… Gerçek ile hayal arasında gidip gelmemizi sağlayan, belki de şiirde var olan o mistik gücü beyazperdede sahnelerle vermeyi tercih eden Larrain; diyalog esnasında sürekli olarak değişen mekan ve kamera açılarıyla muazzam sahnelere imza atıyor. Filmin genel yapısına hakim olan gerçek ve gerçek dışı harmanını, kamera hareketleriyle ve ani değişen mekanlarla etkili bir şekilde yansıyan Larrain, Neruda’da Oscar karakterini ilk olarak bizlere dış ses olarak tanıtarak da farklı bir anlatım deniyor.

Filme Dair Merakımızı Arttıran Klip!

neruda-3-filmloverss

Şilili şair Pablo Neruda’nın siyasette en çok aktif olduğu, kitleleri peşinden sürüklediği ve komünizm etkisinin güçlenmesinden korkanlar tarafından vatan haini olarak ilan edildiği dönemi konu alan film; Neruda’nın peşi sıra gelen ve onu yakalamaya çalışan Oscar Peluchonneau ile usta şairin kaçma-kovalama hikayesini konu alıyor. Bahsettiğimiz kurgu ve farklı çekim teknikleriyle yakalanan şiir gibi anlatımı en güzel tanımlayan sahnelerden biri olan; dedektif Oscar Peluchonneau ile Neruda’nın sevgilisi Delia del Carril’in diyalogunun yer aldığı klibe bir göz atabilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi