Geçtiğimiz yılın en dikkat çekici yapımlarından biri olan ve Altın Küre’de dram dalında En İyi Film ödülünü kazanan Moonlight – Ay Işığı’nın vizyonla buluşması için geri sayım başladı. Birçok eleştirmen birliği tarafından olumlu yorumlar alan ve övgülerle söz edilen; Barry Jenkins imzalı filmin sekiz dalda adaylık aldığı Oscar gecesine de damga vurması bekleniyor. Andre Holland, Trevante Rhodes, Naomi Harris, Mahershala Ali gibi isimlerin bulunduğu oyuncu kadrosu ise canlandırdıkları karakterlerin içsel çekişmelerini ve arzularını seyirciyi kalbinden vuracak bir şekilde beyazperdeye yansıtıyor. Barry Jenkins, Moonlight ile kişiyi hayatı boyunca şekillendirecek insanları ve aşkları, hayatı değiştiren belirli anları anlatan daha yalın bir sinema dili ile seyirciye ulaşacak gibi görünüyor. Jenkins’in gözünden Chiron’un hayatına konuk olmak için sabırsızlananları daha da heyecanlandırmak, henüz duymayanları ise meraklandırmak için;  ‘neden bu hafta sinemada Moonlight’ı’ izleyelim sorusunun cevaplarını sizler için sıraladık.

Kimsin sen Chiron?

Bu Hafta Sinemada Moonlight İzlemek İçin 10 Sebep

Barry Jenkins!

barry-jenkins-moonlight-filmloverss

Florida doğumlu Barry Jenkins, ilk uzun metrajı Medicine for Melancholy ile 2008 yılında karşımıza çıkmıştı. Henüz daha ikinci uzun metrajını sinemaseverlerle buluşturan, Jenkins görünene bakılırsa erken kat ediyor yolları. 24 saati konu alan ilk uzun metrajın ardından, zamanı daha geniş ele aldığı bir büyüme hikayesiyle karşımızda. My Josephine, Little Brown Boy, A Young Couple, Tall Enough, Chlorophyl gibi kısa filmlere imza atan, A Contract with God adlı bir filmin hazırlık aşamasında olan Jenkins, kariyerinin yükselişini hızlı yapan isimlerden. Birçok festivalde ‘En İyi Yönetmen’ dalında aday olan, hatta birçok da ödül kazanan Jenkins, Moonlight’ta kendine has diliyle oldukça naif bir hikaye sunmayı başarmış. “Brother/Sister” üçlemesiyle tanınan, modern tiyatronun en parlak ve ödüllü oyun yazarlarından Tarell Alvin McCraney’nin hayatından otobiyografik izler taşıyan “In Moonlight Black Boys Look Blue” adlı oyunundan uyarlanan Moonlight ile Jenkins yılın en çok konuşulan yönetmenlerinden biri oldu diyebiliriz.

Etkileyici Bir Büyüme Hikayesi

moonlight-4-filmloverss

Büyüme hikayeleri sinemanın hep hassas noktası, hepimizin yaşadığı bir şey olduğu için belki de en çok etkilendiğimiz filmler olmuştur. Sinema tarihine uzandığımızda pek çok örneği ile karşılaştığımız bu hikayeler, yalın ve içten anlatımıyla gönülleri fethetmeyi başarıyor, kuşkusuz. Kendini, kimliğini ve hayallerini keşfetmek ve büyümek… Çocukluğun saf dünyasından sıyrıldığımız, bir tokat gibi çarpan gerçek hayatla yüzleşme anı! Belki de bu nedenle büyüme hikayeleri hem biraz masalsı hem de biraz acı. Kimi zaman cesaret veren kimi zaman ise hayal kırıklığı yaratan ‘büyüme’ kavramının ekseninde gelişen karakterler, söyledikleri ve etkileri… Barry Jenkins’in o büyülü atmosferinde yansıttığı şey de aslında tam olarak bu, kaybeden bir çevrede büyüyen yalnız ve savunmasız Chiron ve pek de kolay olmayan hayatı – kendisini keşfetme çabası.

Sevginin Gücü: Dostluk

moonlight-15-filmloverss

Filmin ilk sahnesinden itibaren; arkadaşları tarafından dışlanan, yalnızlık çeken ve sorunları olan bir çocuk olduğunu anladığımız Chiron’un neden böyle sessiz olduğunu sorgulamaya başlıyoruz. Ve bir anda konuşmayı tercih etmeyen ve aslında pek de kimseye güvenmeyen Chiron’un karşısına; sokak tabiriyle ‘pek tekin olmayan’ ve parasını torbacılıkla kazanan Juan çıkıyor. Chiron’u izbe bir harabede bulan, ondan kopamayan Juan, adeta bir ‘baba’ figürü gibi karşımıza çıkıyor ve tüm o kötü olarak tabir edilen işlerine rağmen, vicdanı ve sevgisiyle karşımızda duruyor. Hatta belki de Juan için Chiron’un dünyada var olma sorunlarıyla ilgilenen ilk kişidir diyebiliriz. Jenkins bir nevi Juan ile birlikte kalıplara soktuğumuz ve net bir şekilde ayırdığımız, iyi – kötü kavramını yıkar. Dostluğun ve sevginin, pek çok şeyi ve kişiyi değiştirebileceğini gösterir bize. Derin bir sessizliğin ardında saklanan küçük bir çocuğun arkadaşı olmak için sevgiden başka bir şeye gerek yoktur, değil mi?

“Bir noktadan sonra kim olacağına kendin karar vermen gerekecek. Buna senden başka kimsenin karar vermesine müsaade etme.” – Juan

Bitmeyen Çocukluk Kabusları

moonlight-7-filmloverss-jpg

Çocukken birçoğumuz eminim ki kabusların esiri olmuştur. Kapalı dolaplar, bizi rahat bırakmayan gölgeler ve dipsiz bir kuyu gibi sırıtan karyola altları… Birçok kişi eminim ki bu listeyi uzatabilir. Aslında Chiron da hepimiz gibi. Yaşamak zorunda kaldığı fakir bir hayat, bağımlı bir anne durumlarını bir kenara bırakalım; yalnızlıkla baş etmeye çalışan bir çocuk aslında o, pek çoğumuz gibi. Annesinin dengesiz çıkışları ve bağımlılığın getirdiği agresif tavırlar, tabii ki Chiron için çocukluğuna hapsolmuş bir şekilde kalmayacak; hatta hayatı boyunca hep onunla olacaktır. Görüntü yönetmeni James Laxton’un kullandığı renklerle bütünleşen sahnelerle, yaş almasına rağmen hala kabuslarında çocukluğunda şahit olduğu görüntülerle uyanmak zorunda kalan Chiron’un çocuk gözünden anılara yer eden anları görme imkanı yakalıyoruz.

Çocukluktan Yetişkinliğe: Keşif!

moonlight-5-filmloverss

Bir büyüme hikayesinin en vazgeçilmez hissidir bu ‘keşfetme’ arzusu. Cinsel kimliğini, isteklerini, arzularını, hayallerini keşfe çıktığın her noktada biraz daha büyürsün ve biraz daha kendini bulursun. Aşkın en saf halini bizlerle buluşturan Moonlight, siyahi bir erkeğin kendisini keşfetmesini ve bu keşif sırasında düştüğü gelgitleri oldukça yalın bir dille ele alıyor; Chiron’un birçok açıdan dışlandığı arkadaş grubunda tek yakın bulduğu Kevin ile olan arkadaşlığıyla başlayan ve yıllar sonra ‘ay ışığı’ altında deniz kenarında yaşadığı bir yakınlaşmayla değişen hayatı; sonunda kendi istekleri peşinden giden Chiron’un yaratılışı!

Zamanın Yok Edemediği Duygular

moonlight-1-filmloverss

Bir aşkı zaman ve mesafeler yok edebilir mi? Hele ki bu duygu, çocukluğundan beri seni hiç terk etmemişse. Aradan geçen yıllara, hayatın seni nereden nereye savurduğuna, kimlerin gelip gittiğine bakmadan sarılmaz mısın geçmişteki kendine ve o an hissettiğin duygulara? Kırgınlık, kızgınlık zamanın o telafi çarkına takılır, ve belki de zamanla o önemini yitirir; ama aşk öyle mi! Kaldığı yerden aynı kuvvetiyle devam etmeye yemin etmiş gibi, tüm değişimlere inat aynı şekilde durur. Chiron, büyümüştür artık; hayatın ona kurduğu düzeneklerden bir şekilde geçmiş; pek çok açıdan bambaşka biridirç Artık o küçük Chiron gibi zayıf ve savunmasız değildir; arkadaşları tarafından dışlanan, kovalanan o çocuk gitmiş yerine çok daha güçlü biri gelmiştir. Ama gelen bir telefonla ‘geçmiş olmayan’ anılarına dönen Chiron, bu görüntünün ardında yatan hala o kırılgan çocuğu sakladığını gösterir bize. Ne kadar büyüsek ve değişsek de, derinlerde bir yerde hep olan çocuk yanımız gibi…

Renk Paletiyle Büyüleyen Bir Sinematografi

moonlight-13-filmloverss

Moonlight’ta temposunun yavaş olmasına karşılık, bizi filmden bir an olsun koparmayan sebeplerden biri elbette ki sanki bir ressamın tablosunu izliyormuşuz gibi hissetmemize sebep olan sinematografi! James Laxton, Chiron’un o karmaşık dünyasını öyle güzel renklerle tasvir etmeyi seçmiş ki, ortaya eşsiz görüntüler çıkmış. Mavinin her tonuyla birçok sahnede karşılaşırken; Juan’ın Chiron’a çocukken ona ‘Blue’ diye yaşlı bir kadından duyduğu sözleri dile getirdiği sahneyle; ‘Ay ışığı’nın vurduğu Chrion’u maviyle tasvir etmeye başlıyoruz ki, Chrion büyüyor ve biz kendimiz renk paletinin başka bir kısmında buluyoruz. Yetişkin Chrion’la tanışmamızla birlikte, Laxton bizi sarı tonlarıyla buluştururken; diğer renklerin gücünden de fazlasıyla yararlanmayı ihmal etmiyor. Mavi bir ay ışığının denize vuran yansıması eşliğinde çocukluğumuzun en saf duygularını hatırlatan Moonlight; hikayesinin, kurgusunun veya karakterlerinin yanı sıra, sinematografisiyle muazzam bir seyirlik vaat ediyor.

Hayatın Üç Evresinde: Chiron

moonlight-11-filmloverss

Tarell Alvin McCraney’in ‘In Moonlight Black Boys Look Blue’ kitabından oldukça farklı bir kurguyla beyazperdeye aktarılan Moonlight; Chiron’un hayatının üç evresine odaklanıyor. Little, Chiron ve Black! Arkadaşlarının ‘Little’ diye seslendiği Chiron’un hayatı aslında ilk evresinden itibaren zor! Annesinden yeterli sevgiyi göremeyen ve arkadaşları tarafından da fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan Chiron, Juan ve Kevin’in hayatına girmesiyle bir değişimin adımlarını atmaya başlıyor. Hayatının geri kalanını etkileyecek olan ve öte yandan da kendisini keşfetmesini sağlayan 16 yaşındaki Chiron, yetişkin bir birey olduğunda artık o hassas görüntüsü ortadan kalkmış bir şekilde ‘Black’ olarak karşımıza çıkıyor. Keskin bir şekilde Chiron’un hayatını üç döneme bölen Jenkins; abartıya kaçmadan yazılan senaryosuyla romandan bağımsız bir kurgu sunuyor. Ayrı ayrı üç dönemden kesitlerle bizleri buluşturarak arada geçen olayları belirsiz olarak bırakmayı tercih eden Jenkins; hikayede bazı noktaları bize göstermeyerek bir bedende üç farklı dönemi keskin hatlarıyla birbirinden ayırmayı planlamış olsa gerek…

Farklı Tonları Bir Araya Getiren Muazzam Bir Soundtrack

moonlight-10-filmloverss

Hayaller, hayal kırıklıkları, ilk aşk, rüyalar, kabuslar… tüm karmaşık duyguların bir şekilde bir benlikte birleşmesi değil midir büyümek? Kendini keşfederken; neden buradayım, niye bunları yapmalıyım sorularıyla boğuşmak, bu sürecin ayrılmaz bir parçası olsa gerek. Bu sorgulamaların hepsini kapsayan ve tüm dilemmalara iyi gelen ender şeylerden biri ise, elbette ki müziktir! Zaman geçer, insanlar değişir; ama müzikle sabit kalmış anlar anılardan asla silinmez. Onunla bazı aşklar daha güzeldir, tıpkı bazı ayrılışların daha acı olduğu gibi… O nedenle belki de büyüme hikayelerini müziksiz düşünemiyorum. Oldukça başarılı bir ‘soundtrack’e sahip olan Moonlight, nefes almayı unuttuğumuz son sahnede çalan Barbara Lewis’in Hello Stranger’ından Chiron’un yüzmeyi öğrendiği anlarda fonda çalan, telli çalgıların muazzam sesiyle mest ettiği The Middle of the World’e farklı türlerde müzikleri en uygun anlarda izleyiciyle buluşturarak, onları mest etmeyi başarıyor.

Heyecanlanmamıza Sebep Olan Fragmanlar

moonlight-8-filmloverss

Bir insanın kendini keşfetmesi ve bağ kurabilmesi ile ilgili zamansız bir hikaye olan Moonlight, dünyada bir yer edinmeye çalışan, Miami’nin tekinsiz bir mahallesinde büyümüş genç, siyahi bir erkeğin çocukluktan başlayıp yetişkinliğine uzanan hikayesini ele alıyor. Barry Jenkins’in gözünden bağımlı bir anne ile yoksu bir mahallede yaşayan Chiron ve onun gerçek hayata uyum sağlarken savrulan yaşamı!

The Guardian’dan Indiewire’a dünyanın önde gelen yayın kuruluşlarından; ‘Baştan çıkarıcı’, ‘Büyüleyici’, ‘Kusursuz!’ gibi tüm beğeni dolu tanımlamaları alan; Jenkins imzalı Moonlight için sabırsızlanmamıza neden olan en önemli etken elbette ki yayınlanan fragmanlar! Görüntülerden fonda yer alan müziğe, her dakikasıyla bizi heyecanlandıran ve defalarca izlememize neden olan filmin fragmanları, bu büyüme hikayesinin göz alıcı sahnelerinden muazzam bir kolaj meydana getiriyor. Chiron’un hayatını beyazperdede görmeden önce, yayınlanan fragmanlara göz atmayı ihmal etmeyin.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi