Ceylan Özgün Özçelik’in ilk uzun metraj filmi olan Kaygı, dünya prömiyerini Şubat ayında Berlinale‘de yaptıktan sonra, South by Southwest Film Festivali yani kısaca SXSW‘da öne çıkan kadın yönetmenlere verilen LUNA Gamechanger Ödülü‘yle dönmüştü. Festival yolculuğu devam eden filmde Algı Eke, ailesinin ölümünü sorgulamaya başlayan Hasret karakterini canlandırıyor. Hasret’in bir anlamda gerçekliği sorgulayan bu girişimi, devlet politikaları ve medya kanalları aracılığıyla toplumsal olarak nasıl bir hafıza kaybı yaşıyor olabileceğimizin altını çiziyor. Ceylan Özgün Özçelik’in dünya prömiyerini Berlinale’de yapan ilk uzun metraj filmi Kaygı, 12 Mayıs’ta izleyiciyle buluşuyor. Filmi neden izlemeliyiz diye soranlar için 10 nedeni derledik!

Bu Hafta Sinemada Kaygı İzlemek İçin 10 Sebep!

Ceylan Özgün Özçelik

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-10-filmloverss

Sinema yazarı kimliğiyle tanıdığımız Ceylan Özgün Özçelik, uzun yıllar boyunca sinema alanında yaptığı çalışmaları ilk uzun metrajı Kaygı’da başarıyla yansıtmayı başarıyor. Tür sinemasına hakimiyeti ile bilinen Ceylan Özgün Özçelik, kamera arkasına geçtiği Kaygı’da usta yönetmenleri aratmayan bir performans sergiliyor diyebiliriz. Gerilimin arttığı bölümlerde, görüntü yönetmeninin de katkısıyla, sıkışmışlık hissini tam anlamıyla yansıtmayı başaran genç yönetmen, Türkiye sineması ve geleceği için çok önemli bir isim olma yolunda emin adımlarla ilerleyecektir diye düşünüyorum.

Son Yılların En İyi Psikolojik Gerilim Filmlerinden Babadook’un Görüntü Yönetmeni Radek Ladczuk

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-2-filmloverss

2014 yapımı Babadook (Karabasan) ülkemizde de önce festivallerde gösterilmiş ardından vizyona girmişti. Sinema yazarları tarafından yılın en iyi gerilim filmi olarak gösterilen film, senaryosunun yanı sıra görüntü yönetimi ile de öne çıkmayı başarmıştı. Neredeyse tamamı tek bir evin içerisinde geçen film, bu açıdan ele alındığında Kaygı ile benzer özellikler taşıyor. Tür sinemasına olan hakimiyetinden bahsettiğimiz Ceylan Özgün Özçelik’in, röportajlarında Radek ile çalışmayı çok istediğini söylemesi de aslında Babadook’ta yarattığı karanlık ve gerilim dolu evren sebebiyle denilebilir. En az Babadook’da olduğu kadar Kaygı’da da başarılı bir iş çıkaran Radek, özellikle filmin son bölümlerinde karakterin iyice çıldırdığı bölümlerde, duvarların seyircinin üstüne gelerek sıkışmışlık hissi yaratmakta başarılı sağlıyor.

Politik Alt Metin

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-8-filmloverss

Türkiye sinemasında hem geniş kitlelere hitap edebilecek bir tür filmi olarak değerlendirebileceğimiz aynı zamanda dolu bir alt metne de sahip filmlerin sayısı ne yazık ki oldukça az. Kaygı, bu noktada hem bir tür filmi olma özelliğini karşılıyor hem de izleyicisine dopdolu politik bir alt metin sunuyor. Elbette filmin bu politik tavrının hangi olaylara/durumlara bağlandığı konusunda ayrıntılı bir bilgi sunmak yazının spoiler – sürpriz bozan içermesine sebep olacaktır. Bu yüzden filmi izlemeden önce, çok güçlü bir politik alt metne sahip olduğunu ve ana karakter olan Hasret’in bireysel anlamda yaşadığı tüm psikolojik sorunların aslında kolektif hafızanın ve devlet politikalarının bir getirisi olduğunu bilmek yeterli olacaktır.

Psikolojik Gerilim

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-3-filmloverss

Sinemamızda daha ziyade komedi türünün hakim olduğu bir alanda başarılı tür filmleri çıkarmaya çalışmak gerçekten takdir edilmesi gereken bir durum. Bu noktada Kaygı’nın oldukça başarılı bir tür filmi olduğunu ve psikolojik-gerilim janrının bütün gerekliliklerini hakkıyla yerine getirdiğini söylemek mümkün. Karakterin filmin başından sonuna dek yaşadığı değişim ve hem fiziksel hem de psikolojik olarak yaşadığı bu değişimin filmin görüntü, müzik, kurgu gibi filmin bütün nosyonlarıyla desteklenmesi izleyiciyi Hasret’in yaşadığı süreçle birebir özdeşim kurar hale getiriyor. Algı Eke’nin canlandırdığı Hasret karakterinin unutma ve hatırlamanın gel gitlerinde yaşadığı psikolojik problemler Kaygı’nın sahip olduğu gerilimli tonun ön plana çıkmasını sağlıyor.

Sesin Güçlü Kullanımı

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-9-filmloverss

Bir filmin arka planda kalan kahramanlarından belki de en önemlisi ses olarak tanımlanabilir. Sesin kullanımı elbette yalnızca filmin müziklerine tekabül etmiyor yanı sıra filmde duyduğumuz yağmurdan kuş seslerine, ayak seslerinden herhangi bir kapı gıcırtısına kadar tüm seslerin üzerine çalışılıyor. Filmin janrına göre hangi tür seslerin ön plana çıkarılacağı da bu noktada büyük önem kazanıyor. Kaygı’da özellikle betonlaşmaya da bir eleştiri niteliğinde sık sık inşaat sesleri, tıkırtılar duyuyoruz ki bu sesler filmin gergin tonunu destekliyor. Bu bakımdan Kaygı izleyicisine bütün küçük ayrıntılarına kadar çalışılmış ve düşünülmüş bir ses kurgusu sunuyor.

Algı Eke

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-4-filmloverss

Dürüyenin Düğümleri’nin ardından Engin Günaydın ile birlikte rol aldığı Galip Derviş dizisindeki performansıyla televizyon seyircisinin beğenisini kazanan Algı Eke, kısa süre içerisinde beyazperdede de birçok filmde rol aldı.  Özellikle, komedi türünün aranan isimlerinden olan Eke’nin gerilim türünde başrol oynayacak olması kağıt üzerinde absürt dursa da perdedeki performansı, hakkında oluşan tüm olumsuz ön yargıları yıkıyor. Filmin oyunculuk anlamındaki yükünü tek başına taşıyan Eke, Kaygı sonrasında kariyer planını metot oyunculuğuna doğru kaydırırsa şaşırmamak gerekiyor.

Festival Yolculuğu

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-1-filmloverss

Bu yıl ülkemizi Berlinale’de temsil eden tek film olan Kaygı, Berlin’in ardından sırasıyla SXSW, İstanbul Uluslararası Film Festivali, Malmö, Ankara, Krakow ve Eskişehir’de gösterildi. SXSW ve Ankara’dan ödüllerle dönen film her ne kadar festival yolculuğu sebebiyle ülkemizde oluşan “festival filmi” algısını akıllara getirse de Kaygı, seyirci üzerinde oluşan bu algıyı yok edebilecek ender filmlerden.

Metaforların Etkili Kullanımı

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-6-filmloverss

Kaygı, işlediği gerilimli hikayenin ve bu gerilimin Hasret’in hayatına getirdiği psikolojik problemlerin sebebini, yani aradığı gerçeği filmin sonuna kadar saklıyor. Ancak bu gizleyiş oldukça başarılı bir şekilde çeşitli ipuçları halinde filmin geneline yayılmış durumda. Filmde kullanılan nesneler, şehrin sürekli bir yapılanma ve inşaat hali, filmin en başından beri sürekli gördüğümüz köpek imgesi aslında filmin sonunda kesin ve net bir noktaya bağlanıyor ve film boyunca gördüğümüz tüm nesneler aslında birer metafor olarak filmin sonuna hizmet ediyor.

Bellek ve Toplumsal Hafıza

bu-hafta-sinemada-kaygi-izlemek-icin-10-sebep-7-filmloverss

Kaygı, politik alt metnini destekleyen ve konusunun temelini oluşturan bellek ve toplumsal hafıza üzerine kıymetli tespitler yapabilen bir film. Belleğin özünde bireysel yapısını yine Hasret karakteri üzerinden vererek bireyselliğini koruyan ancak aynı zamanda bu belleği ve düşünce yapısını şekillendiren toplumsal hafızanın birey üzerindeki etkisini oldukça başarılı bir şekilde işlemeyi başaran Ceylan Özgün Özçelik, Althusser’in de ayrıntılı bir biçimde açıkladığı gibi devletin ideolojik aygıtlarının bireyin algısını ne denli şekillendirebileceği üzerine ayrıntılı bir analiz niteliğinde.

Heyecan Verici Klipler

Toplumsal bellek ve etki alanları temeline oturan psikolojik gerilim KAYGI, haber kanalında kurgucu olan bir kadının kabusuyla ilerliyor. Hasret, gerçekle sanrının paslaştığı tekinsiz bir ülkede yaşıyor. Geçmişini hafızasında arıyor.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi