Fatih Akın’ın ‘hayat varılacak yer değil, yolculuğun kendisidir’ sözünü sinemayla buluşturduğu; keyifli bir yol hikayesi olan son filmi Elveda Berlin, 30 Eylül Cuma günü vizyonda olacak!

Zengin ama mutsuz bir ailenin çocuğu, pek arkadaşı olmayan, yalnız Maik ile sınıfa sonradan gelen ve herkesten oldukça farklı görünen, sıra dışı arkadaşı Tschick’in çalıntı bir arabayla Berlin’den daha güneye, Wallachia’ya çıktıkları yolculuğu anlatan Elveda Berlin; aşk, arkadaşlık, fedakarlık, cesaret, hatta korkaklık kavramlarıyla bezeli naif bir yol hikayesi. Gününü güzel geçirmek, ruhuna sakladığı çocuğu ortaya çıkarmak ve hayata dahil olmak adına yolculuğa çıkmak isteyenler için; bu hafta vizyonda Elveda Berlin’i izlemek için 10 sebep listesini hazırladık.

Fatih Akın

elveda-berlin-10-filmloverss

2002 yılında ilk uzun metrajıyla birlikte sinema dünyasına adım atmasıyla birlikte adından bahsettirmeyi başaran; yarattığı karakterlerle, izleyiciye sunduğu hikayelerle kendisine has bir dil yaratmış olan Fatih Akın’ın diğer ülkelerde tanınırlığını arttıran elbette ki yönetmenin ustalık eseri olarak anılan filmi Duvara Karşı’dır. Klasik göçmen filmlerinden daha farklı bir anlatım tarzıyla bizi buluşturan; gerçekçi anlatım tarzı ve karanlık atmosferiyle Akın’ın en önemli yapımları arasına adını yazdırmıştı. Filmlerinde hayatta kaybeden, yalnız ve göçmen karakterler üzerinden hikayelerini anlatmayı tercih eden Akın; farklı atmosferde veya farklı konularda da olsa bu yapıdaki karakterlerini bazen metafor olarak bazen ise gerçekten bir yolculuğa çıkarıyor… daha iyi bir hayat için, aşk için, umut için… Tıpkı bu filminde de olduğu gibi. In July’den beri bu tarz renkli ve naif bir yolculuk filmiyle karşımıza çıkmayan Akın, aradan geçen 16 yılın ardından bu kez de Berlin’den yola çıkıyor!

Hikaye Wolfgang Herrndorf’un Kaleme Aldığı Tschick’ten Uyarlama

elveda-berlin-filmloverss

Film hikayesini Wolfgang Herrndorf’un birçok dile çevrildiği ve yayınlandığı ülkelerde uzun zaman çok satanlar listesinde kalan romanı Tschick’ten alıyor. Adını oldukça farklı bir giyim tarzı ve saç stili olan, bu nedenle de sınıfa ilk girdiği andan itibaren dışlanan Tschick’den alan kitap birçok ülkede birbirinden güzel kitap kapaklarıyla okuyucuyla buluşmuş; hatta her kapakta yer alan imgenin filme ve kitaba dair önemli noktaları işaretlediğini söylemek de mümkün.

Etkileyici Bir Sinematografi / Yeşil-Mavi-Sarı Uyumu

elveda-berlin-1-filmloverss

Fatih Akın kendisine has bir dili olan ve filmografisinde imzasını net bir şekilde hissettiren bir yönetmen. Seçtiği karakterlerden, fonda çalan müziklere, renklere, açılara varıncaya kadar birçok açıdan yönetmen adını dahi görmesek Akın’ın yapımı olduğu anlaşılır. Genellikle bazı renklerin hakimiyetine aldığı filmiyle muazzam bir sinematografi örneği çıkarmayı başaran yönetmen; Elveda Berlin’de de mavi-sarı ve yeşil renklerini seçerek; doğanın hem en canlı hem de saf halini kadraja almayı tercih etmiş. Maik ile Tschick’in mavi çalıntı bir arabayla yaptığı yolculuklar; derin yeşilliklerin içinde yol aldıkları ve adlarını yazdıkları sahneden tut da Almanya’nın şehirleşmeden uzak kasabalarında doğanın pastel tonlarıyla buluştuğu her an bizi etkileyici fotoğraflar sunuyor…

Muazzam Bir Büyüme ve Dostluk Hikayesi

elveda-berlin-3-filmloverss

Özellikle 2000’li yıllarda büyümeyi, ilk aşkı ve dostluğu anlatan birçok başarılı filmle karşılaştık. Elveda Berlin de bu listemize girmeye aday! Sınıf arkadaşları tarafından farklı oldukları için dışlanan, aslında hiç birbirine benzemeyen Maik ile Tschick’in bir çalıntı arabayla birlikte gelişen dostluklarını, Maik’in umutsuz bir şekilde sınıfın en güzel kızına olan aşkını, yolda karşılarına çıkan gizemli Isa’yı izlerken; dostluk, fedakarlık, sevgi ve aşk kavramlarından oluşan bir çembere bizi davet eden Elveda Berlin; bu sebeple sadece naif bir yol filmi değil, bunların hepsi.

Genç Oyuncuların Muazzam Performansları

elveda-berlin-9-filmloverss

Maik’e hayat veren Tristan Göbel ile Isa’yı canlandıran Nicole Mercedes Müller; Elveda Berlin’den önce kısa ve uzun metraj birçok yapımda yer alırken; Tschick olarak karşımıza çıkan Anand Batbileg’in ilk oyunculuk tecrübesi olması ve bu kadar başarılı olması oldukça şaşırtıcı! Her üç oyuncu da yalın ve abartısız oyunculuklarıyla filmin ruhunu izleyiciye hissettirmeyi başarıyor. Genellikle filmlerinde belirli bazı isimlerle çalışan Akın, bu kez daha önce çalışmadığı genç oyuncularla çalışsa da cast seçiminde harikalar yaratmış!

Diyalogların Arasına Gizlenen İroniler

elveda-berlin-6-filmloverss

Akın’ın Kısa ve Acısız, Solino, Duvara Karşı, Yaşamın Kıyısında, The Cut, hatta New York I Love You’da yer alan kısa filmi; daha çok siyaset, tarih ve toplumsal meselenin odak noktası olduğu filmlerdi; In July, Soul Kitchen’da ise yönetmen bu konulardan çok uzak olsa da diyalogların arasına yerleştirdiği esprilerle, hikayeye kısa bir süreliğine dahil olan karakterlerle dolaylı yoldan bu meselelerle bağlantı kurmayı başarmıştır. Fatih Akın Elveda Berlin’i de In July ve Soul Kitchen’ın olduğu gruba dahil ederek; biraz ironik bir şekilde hazırladığı diyaloglarıyla Almanya toplumundan, Hitler’den, muhafazakar Alman köylerinden bahsetmeyi ihmal etmemiş. Mesela hikayenin birçok yerinde hatta filmin ardından yazılar akarken izleyiciyle buluşan sürpriz sahne de bile karşımıza çıkan domuzlar ise acaba sadece tesadüfi olarak mı seçilmiş yoksa bir metafor olarak mı karşımıza çıktı? Almanca’da genellikle türcü bir metafor olarak kullanılan domuzun sömürüyü, ayrımcılığı ve kötülüğü simgelediğini de ekleyelim.

Gizemli Yabancı: Isa

elveda-berlin-2-filmloverss

Genel olarak Maik ile Tschick’in yolculuk hikayesinin anlatıldığı filmde Maik de yaşanan kırılma noktasına neden olan sahnelerin ana karakteri ne bu ikiliden biri ne kat ettikleri yollar ne de sınıfta bıraktığı Tatjana’dır… kırılmayı sağlayan en önemli faktör; ikilinin benzinlerinin bitmesiyle, bir çare bulmak adına gittikleri çöplükte karşılarına çıkan Isa’dır. Prag’da üvey kız kardeşinin yanına gitmek isteyen Isa’nın da dahil olduğu yolculuk ve üçlünün birlikte geçirdikleri zamanları izlediğimiz sahneler belki de filmin en güzel dakikaları!

Hikayeyi Canlı Tutan Müzikler

elveda-berlin-4-filmloverss

Soundtrack! Müzik konusu da tıpkı yukarıda sinematografi maddesinde bahsettiğim gibi Fatih Akın’ın imzalarından biridir aslında. Maik ile Tschick’in yolculuk sırasında arabada buldukları bir kasetle bizi önce Richard Clayderman’ın ‘Ballade pour Adeline’ parçasıyla tanıştıran Elveda Berlin sonrasında Tom Tom Club’dan Genius of Love, Courney Barnett’ten Canned Tomatoes dinletmeyi ihmal etmiyor…

Sürpriz Sahne

elveda-berlin-2-filmloverss

Elveda Berlin’i sinemada izleyecek olanlar için küçük bir bilgilendirme; film biter bitmez salondan ayrılmayın! Film bittikten sonra jenerik akarken filmde izleyemediğimiz Tschick’li sahnelerin animasyon görüntüsü karşılıyor; bu sürpriz sahne hem oldukça keyifli hem de hikayenin eksik kalan yanını tamamlayan bir puzzle parçası adeta…

Yayınlanan Fragman ve TV Spotu

elveda-berlin-5-filmloverss

Filmden; karakterlerle bizi tanıştıran ve iki dakikada bile izlerken hem keyiflendiren hem de meraklandıran etkileyici bir fragman ve tv spotu yayınlandı. Red Hot Chili Peppers’ın Dark Necessities parçasıyla ve filmden seçilen en güzel sahnelerle harika bir bütünlük oluşturan fragmanı ve tv spotunu aşağıdan izleyebilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler!

https://www.youtube.com/playlist?list=PLLKAUPZIpjF6ADd_UIduJ8qe4Fi5gW35F

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi