2007 yılı yapımı La Zona filmi ile birçok sinefilin dikkatini ve ilgisini çeken yönetmen Rodrigo Plánın, 35. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale ödülü kazanan son filmi Bin Başlı Canavar – A Monster with a Thousand Heads 17 Haziran Cuma günü vizyona giriyor! Kanser olan kocasının tedavi masraflarını karşılamayı reddeden sigorta şirketi karışışında çaresiz kalan Sonia, eline bir silah alarak ödemeyi onaylaması gereken yetkilileri tek tek ziyaret etmeye başlar. Tek amacı ölümle boğuşan eşine ilaçları yetiştirmek olan kadının ikna etmesi gereken bencil yetkililerin her biri, bin başlı bir canavarın sadece görünen parçalarıdır. İlk gösterimini Venedik Film Festivali’nde yapan A Monster with a Thousand Heads – Bin Başlı Canavar, işlemeyen bir sağlık sistemi ve hantal bir bürokrasinin, masum insanların hayatlarını nasıl alt üst edebileceğini son derece evrensel bir hikaye üzerinden anlatıyor.

A Monster with a Thousand Heads filminde bir kadının tek başına kaldığı bir mücadeleyi izliyoruz. Bu mücadele içerisinde kadın kocası için, kocasının hayatını devam ettirmesi için gereken sağlık hizmetini almaya çabalıyor yalnız insan eliyle yaratılmış olan tanrıları geçemiyor. Bürokrasi gibi, insan egosu gibi, çarkların hep bir şekilde döndüğü kokuşmuş sistem kurumları gibi tanrılar ile kadının yoluna engeller konuyor ve kocası için yapması gereken mücadelede kadının yolculuğu başka bir hikayeye evriliyor. Bu hikayede A Monster with a Thousand Heads oluşuyor ve filmde bir kadının karşısına çıkan tüm tanrıcıklara olan isyanı izleyicinin gözleri, zihinleri ve yürekleri önüne seriliyor. Rodrigo Plá’nın yönetmen koltuğunda oturduğu ve başrollerinde Jana RaluySebastián Aguirre Boëda ve Emilio Echevarría’yı izlediğimiz bu başarılı yapımı vizyonda kaçırmak istemiyorsanız, vizyondan önce sizin için yaptığımız ‘Bu Hafta Sinemada A Monster with a Thousand Heads İzlemek için 10 Sebep!’ listesine bir göz atmalısınız!

Yönetmen Rodrigo Plá ile yaptığımız söyleyişiye de buradan ulaşabilirsiniz!

Bu Hafta Sinemada A Monster with a Thousand Heads İzlemek için 10 Sebep!

1- Yönetmen Rodrigo Plá

rodrigo-pla-filmloverss

Meksika Sineması’nın en önemli yönetmenlerini yetiştiren el Centro de Capacitación Cinematográfica’dan mezun olan Rodrigo Plà, Un Embrujo ve La Mujer de Benjamín filmlerinde Carlos Carrera’nın asistanı olarak yer aldı. Sinema tarihindeki kendi macerasına bu şekilde başlayan yönetmen Rodrigo Plà daha sonra Meksika Sineması’nın son yıllardaki en önemli temsilcilerinden biri haline dönüştü. İtalyan Yeni Gerçekçiliği’ni kendine yakın hisseden yönetmenin ilk filmi La Zona ile başlayan kariyeri her gün daha da ileriye gidiyor. Yönetmenin sosyal konularla beraber insanın duygularını harmanlaması yönetmenin sinemasını mutlaka yakından takip edilmesi gereken sinemalardan biri yapıyor.

2- Başrol Oyuncusu Jana Raluy

jana-raluy-filmloverss

A Monster with a Thousand Heads filminde ana karakter olarak karşımıza Jana Raluy tarafından canlandırılan Sonia çıkıyor. Sonia sigorta şirketine yalnız başına bir savaş başlatıyor ve bu savaşı kazanıp kazanması artık sadece ölüm kalım meselesine dönüşüyor. Filmin başrolünde izlediğimiz Jana Raluy filmde unutulmaz bir performansa imza atıyor. Sonia kocasına olan sevgisinden dolayı onu kaybetmeyi göze alamaz. Kocasının geçirdiği büyük bir atak Sonia’nın hayatını derinden etkiler ve kocası için her şeyi yapacağını ona gösterir. Artık o sadece kocasının iyileşmesini bekleyen bir kadın değildir, bunun için mücadele eden ve bu mücadeleden korkmayan bir kadındır.

3- Senaryonun Heyecanı Düşürmemesi

a-monster-with-a-thousand-heads-4-filmloverss

Filmin konusu kısaca şu şekilde: kanser olan kocasının tedavi masraflarını karşılamayı reddeden sigorta şirketi karışışında çaresiz kalan Sonia, eline bir silah alarak ödemeyi onaylaması gereken yetkilileri tek tek ziyaret etmeye başlar. Fakat film bir Hollywoodvari aksiyon filmi değil o yüzden aksiyonun önünde insani duygular ve seçimlerle beraber gelen kararlar var. Ancak ne olursa olsun senaryonun gücüyle beraber filmde izleyicinin heyacanı her zaman yüksek bir dozda ilerliyor. Filmde her zaman bir kovalamaca havası hakim her zaman izleyici tetikte olması gerektiğini hissediyor, biliyor. Ancak bunlar yapay efektlerle değil insani duyguların yansıması ve diyaloglarla izleyiciye yansıtılıyor.

4- Filmin Sistem Eleştirisi

a-monster-with-thousand-heads-7-filmloverss

Filmin senaryosunu yazan, yönetmenin partneri Laura Santullo senaryoyu yazma aşamasından bahsederken sistemin gerçek yüzünü gördüğünden bahsediyor. Kanada yapımı belgesel The Corporation’ı izledikten sonra senarist kendi ‘bin başlı canavarını’ ortaya çıkarmak istemiş ve bunun üzerine bu senaryonun ilk temelleri atılmış. Bu temeller elbette büyük bir sistem eleştirisinin üzerinden kurgulanıyor ve şekilleniyor. Ana karakter Sonia kocasının tedavisini karşılaması gereken ama karşılamayan sigorta şirketinin başındakileri tek tek avlayarak onlardan ‘yardım istiyor’. Bu yardım arayışında da sistemin çarkları Sonia tarafından bir bir yıkılıyor ve seyirci buna tanıklık ediyor.

5- Sevginin Oluşturduğu Mücadele Gücü

a-monster-with-a-thousand-heads-5-filmloverss

Filmde büyük bir mücadeleden bahsediyoruz ve bununla yüzleşiyoruz. Sonia hayat arkadaşına duyduğu sevgiyle beraber hayatının yönünü değiştiriyor. Hayatın hiçbir zaman olması gerektiği gibi ilerlemediğini bilen insan her zaman bunu kafasından çıkardığı için hep yeni bir olayla bocalayan bir canlıdır. Sonia da eşinin hastalığıyla beraber hayatının eksenini buna göre şekillendiriyor ve hayatının yeni şeklini eşinin hastalığı üzerinden kurguluyor. Ancak kocasının hastalığının ilerlemesi ve sigorta şirketinin bu tedaviyi karşılamaması Sonia için yeni bir hayat ekseni ortaya çıkarıyor. Sonia eline aldığı silah ile sevdiği için yeni bir mücadeleye başlıyor. Aynı zamanda başka bir sevdiği için bu mücadeleyi değiştiriyor.

6- Filmdeki Feminizm

a-monster-with-a-thousand-heads-3-filmloverss

Filmde bir kadının bütün bir sisteme karşı nasıl ayakta durduğunu ve nasıl mücadele ettiğini görüyoruz. Eşinin hastalığıyla beraber hayatın içerisinde kendini yeniden yaratan bu kadın birey, Sonia sistemin çarklarında dönmenin ne demek olduğunu ve bunun bilincinde değilken hayatın nasıl devam ettiğini görüyor ve bunun bir anda farkına varıyor. Bu farkındalık ile beraber elinde olanlara üzülmek yerine eril bir şekilde kurulmuş olan düzenin içinden kendini dışarıya atıyor ve ayağa kalkıyor. Bu ayağa kalkış ile beraber sesini duyurmaya çabalıyor. Kurgulanmış eril sistem içerisinde bir birey olarak ve bir kadın olarak haklarını arıyor sisteme karşı direnip; bir okumayla feminist bir mücadele gösteriyor.

7- Filmin Kamera Tekniği

a-monster-with-a-thousand-heads-6-filmloverss

Filmde Sonia kocasının hayatını kurtarmak için olmasa da en azından bunun çabasını vermek için eline bir silah alıyor ve sigorta şirketinin yöneticilerini bir bir ‘avlamaya’ başlıyor. Onlara önce tehdit etmek amaçlı ve kendisini dinlemelerini sağlamak için silahını gösteriyor. Daha sonra da yanındaki oğlu ile beraber bu insanları tek tek kocasına yardım etmeleri için ‘ikna’ etmeye başlıyor. Bu koşturmaca arasında kamera her zaman sizi içine alıp götürüyor. A Monster with a Thousand Heads filminin kamera tekniğiyle beraber asla tam olarak neler olduğunu görmüyorsunuz ve bununla beraber her zaman bir gizem perdesi sizin üstünüzde hakim oluyor ancak bununla beraber duyguların gözlerdeki parıltısına her zaman tanık oluyorsunuz.

8- Meksika Sineması’nın Gelişimi

a-monster-with-a-thousand-heads-2-filmloverss

Meksika Sineması ortaya çıkardığı muazzam yönetmenler ile son yıllarda özellikle kendinden çokça söz ettiren bir sinema oldu. Dünyaya hakim olan Hollywood sinemasının karşısında duran ülke sinemaları kendi mitoslarıyla beraber uluslararası direnişlerin resimlerini ve perspektiflerini göstererek sinemada başka bir boyutun izleyici ile buluşmasını sağladı. Özellikle Meksika Sineması, sayılabilecek birçok konuda üstün sinema örnekleri yaratırken bunu gizlice yapmayı ve niş bir kitleye ulaşmayı başardı. Bu başarılardan en iyi örnek olabilecek isim de Rodrigo Plà oldu. Rodrigo Plà ile Meksika Sineması’nı tanımak veya tanışıklığını arttırmak isteyenler için Bin Başlı Canavar kaçırılmaması gereken bir yapım.

9- Altın Lale

a-monster-with-thousand-heads-filmloverss

Rodrigo Plà imzalı A Monster with a Thousand Heads bu sene 35.’si düzenlenen İstanbul Uluslararası Film Festivali’nin yarışma filmlerinden biriydi. Uluslararası kategoride en iyi film için yarışan A Monster with a Thousand Heads festivalde En İyi Film olarak seçilmiş olan filme verilen Altın Lale Ödülü’ne bu sene layık görüldü. Birçok festivalde kendini gösteren ve çok ses getirmiş olan film, 35. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nden ödül ile dönerek kendi ödül ağına bir yenisini daha ekledi. Eğer İstanbul Film Festivali’nde A Monster with a Thousand Heads filmini görme şansınız olmadıysa vizyonda kaçırmamanız gereken bir yapım olduğunu unutmamanız gerekiyor.

10- Filmi Tamamlayan Dış Sesler

a-monster-with-a-thousand-heads-filmloverss

Filmin açılış sekansıyla beraber filmde her zaman bir dış ses izleyicinin kulağına çalınıyor. Bu dış ses tek bir ses ve tanrısal bakış açısıyla konuşan bir ses değil. Filmde hiçbir zaman görmediğimiz bir alanda konuşan insanların sesleri bunlar ve aynı zamanda bu konuşan sesler filmde karşılaştığımız insanlar. Her yeni biriyle karşılaştığımız anda filmin dış sesi o kişinin sesine dönüşüyor ve bize görmediğimiz bir alandan sesleniyor. Filmin sonuna işaret eden bu sesler ile beraber tüm film boyunca ilerliyoruz ve filmin sonunda bu sesler ile beraber gördüğümüz olayları birleştiriyoruz. Görüntünün ve sesin iki ayrı yerden ilerleyip, filmin sonunda birleştiği bu kurgu filme olan bakışımızı derinden etkiliyor.

A Monster with a Thousand Heads 17 Haziran’da vizyonda, kaçırmayın!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi