Kime neye sitem ediyorum biliyor musunuz? Artık ben de bilmiyorum. Ne konuşsak boş kalıyor. İstanbul Film Festivali başlıyor “Herkes koşsun biletlerini alsın, hayata 15 günlüğüne ara veriyoruz.” diyoruz, aynı gün Emek Sineması’nı Ahmet’in deyimiyle “Demir parmakların arkasına hapsediyorlar”. Korunacak, üst kata taşınacak ve bir AVM sineması olacak. Ne meraklıymışız AVM’lere…

O kadar çok duygu var ki içimde dışa dökmek istediğim, hepsi birbirine giriyor aslında. Ama biz sinemayı seviyorsak, elimizden geldiğince destek olmaya çalışıp, iyiyi kötüyü ayırmaya çalışıyorsak Jîn filminin yalnızca 7 kopyayla vizyona giriyor olmasına sessiz kalmamalıyız, en azından ben kalamadım. Hangi yana sorsak bu konuyla ilgili mutlaka farklı cevaplar alacağız. Herkes suçu birbirine atacak. Olan Reha Erdem’in canım filmi Jîn’e olacak. Film politiktir, çok fazla siyasi kaygısı vardır bunların hepsi uzun uzun tartışılır, konuşulur ama böylesine görsel bir şöleni kaç Türk filminde görebildik biz? Muhtemelen sessiz sedasız vizyona girip, sınırlı sayıda seyircinin dikkatini çekecek. İstanbul dışındakiler ise film vizyona oralarda giremeyeceği için DVD’sinin çıkmasını beklemek zorunda kalacak. Ama fazla sevinmesinler şimdiden söyleyeyim Türkiye’nin bu konudaki en büyük kitap-film-müzik alışveriş mağazasına gidip sorun bakalım ellerinde hiç Reha Erdem filmi var mı? Ben birkaç hafta önce sordum. “Yok”. Neyse ki geçtiğimiz günlerde bir tane getirdiler. Özel siparişle. Tabii ki mutlaka özel sebepler vardır benim bilmediğim ama bu filmleri izlemek isteyen sinemaseverler ne yapsın? Doğru cevap “İnternetten izlemek” mi?

Geçtiğimiz günlerde Emrah Erdoğan (bilinen adıyla Emrah İpek)’ın filmi vizyona girdi. Yanlış anlaşılmasın Emrah Erdoğan neden film çekti demiyorum, eleştirmiyorum. Umarım daha başarılı işlere imza atar bizde bununla övünürüz. Bahsetmek istediğim detay, Emrah’ın ilk yönetmenlik deneyimi kaç kopyayla vizyona girdi? “141”. Gelmeyen Bahar’ı şimdiye kadar izleyen biletli seyirci sayısı ise yalnızca 8141. Peki, bunu neden anlatıyorum oraya gelelim. 2010 yılında Reha Erdem’in Kosmos’u toplamda kaç kopyayla vizyona girmişti biliyor musunuz? 14. Ben buradan şunu anlıyorum, Kosmos yeterince beğenilmemiş. Reha Erdem bu işi yapamıyor, seyirci bu filmleri izlemiyor diye düşünülmüş ki yeni filmi Jîn yarısı kadar kopyayla girebildi vizyona. Yoksa yeni bir yönetmenin ilk filmi 141 kopyayla giriyorken neden Reha Erdem gibi bir yönetmenin filmi 81 vilayetten yalnızca birine, o da yalnızca 7 kopyayla ulaşsın. Diyelim ki İstanbul için kopya sayısı yeterli. Filmi izlemek isteyenler sınırlı sayıdaki salonları doldursun. Peki, bu ülkenin diğer şehirlerinde yaşayan sinemaseverlerin bu filmi seyretme hakkı yok mu? İki yerli Türk filmi, Gelmeyen Bahar’la Jin arasında bir tercih yapabilme şansı yok mu?

Sonuç olarak, her ne kadar “Jîn zamanla diğer şehirlerde de vizyona girecek.” açıklaması yapılsa da bu hiçbir şeyi değiştirmiyor, değiştirmeyecek. Kısacası ben durumu özetleyeyim isteyen alsın, isteyen ortada bıraksın. Benim artık aklım pek almıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi