Savaşlar her zaman insanlar için büyük yaralara sebebiyet vermiştir. Kazanan tarafta olmak ya da kaybeden tarafta olmaktan bağımsız psikolojik gerilemelere yol açan savaşlar günümüzde birçok sebepten – insan egosu olduğu sürece hiç bitmeyecek – devam etmekte.

Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte savaşların yol açtığı psikolojik sorunları inceleyen, irdeleyen filmler yerini izleyiciyi savaşın merkezine çeken filmlere bıraktı. Black Hawk Down, Saving Private Ryan, Pearl Harbor gibi başyapıtlar savaşı tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken duygusallığı da elden bırakmadı.

Savaş filmlerinin sonunda filmin kahramanlarının öldüğü ve büyük hüzünler bıraktığı filmlerin yanı sıra savaş kahramanlarının bütün dramatik olaylardan sonra, savaşın ardından evlerine döndüğünü ve ülkelerinde kahraman ilan edilişlerini de kapanış sahnesi olarak birçok kez izledik. Peki ya onca zaman arkasında bıraktıkları? Ailelerin savaş sırasında kendi içlerinde yaşadığı savaşlar, kavgalar, hüzünler? Ya da bir kahramanın savaştan sonra evine, ailesine döndüğünde yeniden hayata uyum sağlamaya çalışması. İşte genelde bu noktalar perdenin kapanması ile cevapsız kalan sorular olarak izleyicinin aklında kalır.

Brothers ise isminden de anlaşılacağı üzere 2 kardeşin ve onların ailesinin üzerinde duran bir savaş filmi. Yüzbaşı Sam (Tobey Maguire) hapisten yeni çıkan kardeşi Tommy (Jake Gyllenhall)’den tamamen zıt bir kişiliğe sahiptir. Sam evli ve iki küçük kız babasıdır. Kendine düzenli bir aile hayatı kurmuştur. Tommy ise hayatını bir düzene oturtturamamış, yakışıklı ve etkileyici bir mizaca sahiptir. (Sanki Kuzey Güney’i anlatıyormuşum gibi oldu.)

Tommy ve Sam kardeşlerin babası Hank’de eski bir askerdir. Aslında tam da bu sebepten Sam kendine meslek olarak askerliği seçerken Tommy bundan nefret etmektedir. Bunun farkında olan Hank her fırsatta Sam’in ne kadar başarılı olduğunu dillendirip henüz hapisten yeni çıkmış olmasına rağmen Tommy’i aylaklıkla suçlar.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan’a asker göndermesi ile birlikte Sam’de Afganistan’da görev almaya başlar. Ailesinden uzun süreler ayrı kalmaya başlayan Sam’in bir görev sırasında içinde olduğu helikopter vurulur ve yere çakılır. Ölüm haberi tüm aileyi sarsarken Tommy aileye sahiplenmeye başlar. Eksiklerini gidermeye çalışırken küçük kızlar için de bir ağabey bir baba olmaya başlar.

(Spoiler içerebilir) Peki ya Sam bu kazadan kurtulabilirse, kurtulsa bile ailesini bir kez daha görebilecek ya da ailesini bıraktığı gibi bulabilecek mi?

Özellikle Tobby Maguire’nin oyunculuğu muhteşem. Spiderman serisinin unutulmaz yıldızının bu performansı daha önce rol aldığı yapımların çok üstünde olduğunu bir saniye düşünmeden söyleyebilirim.  Jake Gyllenhall ve Sam’in karısı rolünde izlediğimiz Oscarlı Natalie Portman rollerinin hakkını veriyorlar. Kısacası oyunculuklar üzerine söylenecek tek bir kötü söz kesinlikle yok.

Savaşların insanlar üzerinde ki çöküntülerini birçok gönderme ile başarılı bir şekilde işleyen film düşündüren, yeri geldiğinde güldüren ve ağlatan bir 105 dakika sunuyor.

Filmden Birkaç Detay: Jake Gylenhall’ın Brokeback Mountain filminde başrolü paylaştığı, özel hayatında ise çok yakın arkadaşı olan Heath Ledger’in ölümünü Brothers filminin çekimleri sırasında öğrenmiştir. Çektiği sahneyi yarıda bırakıp setten ayrılan Jake Gylenhall sete 2 gün sonra geri dönüp yarım kalan sahnesini çeker ve mutsuzluğunu daha fazla saklayamayarak geri kalan sahneleri çekemeden uzun bir süre izin alır. Jake’in olduğu sahneler uzun bir aradan sonra çekilir.

İyi Seyirler…

Sam Cahill: I don’t know who said ‘only the dead have seen the end of war’. I have seen the end of war. The question is: Can I live again?

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi