2005 Yapımı The Exorcism of Emily Rose filmiyle kariyerine korku filmi türünde iyi bir başlangıç yapan Scott Derrickson’ın son filmi Bizi Kötüden Koru (Deliver Us from Evil), yönetmenin ilk filminin ardından gerçekleştirdiği projelerde kendini gösteren başarısızlığın hala devam ettiğinin bir göstergesi olarak amaçladığı hiçbir şeye ulaşamayan bir yapım.

Polis memuru Sarchie (Eric Bana) her zamanki görevini yerine getirerek yollarda adaleti sağlamaktadır. Biz dizi ihbar ve baskından sonra yürüttüğü soruşturmadaki olaylar ilginçleşmeye başlar. Tamamen materyalist bir bakış açısına sahip olan Sarchie bu olayları çok da önemsemese de olaya dahil olan bir rahiple (Édgar Ramírez) birlikte yaşananların, sandığından çok daha büyük bir şeye hizmet ettiğini fark eder.

Oldukça başarılı ilk filminden sonra sürekli düşen bir grafik çizen Derrickson’ın bu son yapımı da maalesef hayal kırıklığı. Bunun en büyük sebebiyse belli bir konuya odaklanma cesaretini gösterememesi ve sırtını anlamsız bir şekilde anlık korkutma klişelerine yaslaması. Odaklanma cesaretinin gösterilemiyor olması film için öylesine büyük bir sorun ki kurguyu mahvetmenin ötesinde hikayeyi dahi zayıf bir konuma düşürüyor. Basit bir örnek vermek gerekirse film savaş sahneleriyle başlayıp polisiye ile devam edip sonunda çok alakasız bir şekilde şeytan çıkarmaya bağlanıyor. Ama en kötüsü, yönetmenin yaratıcılıktan zerre nasibini almamış sessiz bir sahnenin devamında gelen ani gürültü ile tüm filmi devam ettirme çabası içine girmesi.

Bizi Kötüden Koru, yönetmenin tercihlerinden dolayı hikayesinde bazı zayıflamalara uğruyor ama bu oldukça güzel bir hikayenin kötü hale getirildiği anlamına gelmesin. Daha baştan itibaren tahmin edilebilirliğin zirvesinde dolaşması bir yana bazı sahnelerde önemli konular üzerine, artık saçmalığına güleceğiniz derecede yüzeysel ve içi boş söylemler bulunması filmi çekilmez kılıyor.

Tüm olumsuzlukların arasından filmin ortalarında hikayeye dahil olan rahip yapımın ilk artısı. Édgar Ramírez’in oyunculuğuyla ve iyi irdelenmiş temeliyle rahip, filmi finaline kadar izlenebilir kılmayı başarıyor. Finaldeyse yönetmen tüm film boyunca devam eden başarısızlığının ardından bir anda beklenmedik bir şekilde en iyi yaptığı şeyi yapmaya karar veriyor ve  Bizi Kötüden Koru’nun içindeki tüm hikayelerin ötesinde inanılmaz başarılı yaklaşık 20 dakikalık çok çarpıcı bir şeytan çıkarma sahnesi sunuyor.

Film vasat başlayıp orta seviye devam edip güzel bitiyor diyebiliriz fakat söylemek gereken son bir şey daha var ki bu da Bizi Kötüden Koru’yu orta seviye değil de başarısız bir yapım olmasının en büyük sebebi. O da hikayenin temelini oluşturan muhafazakar dini temel. Filmde adaleti polisler değil rahipler sağlıyor. Eğer yanınızda bir rahip varsa güvendesiniz aksi takdirde şeytan her an sizi ele geçirebilir. Hele hele filmin başında Sarchie’nin aptala anlatır gibi anlatılan kiliseye gitmemesi ve sürekli mutsuz, huzursuz olmasının ardından rahiple birlikte huzurlu bir hayata geçmesi filmi gülünç derecesinde saçma sahneleri barındırmasına sebep oluyor.

Velhasıl Bizi Kötüden Koru kötü bir film, ama yönetmen çok kopuk da olsa gerçekten seyredilesi bir şeytan çıkarma sahnesi çekmeyi de başarmış. O yüzden eğer final sahnesine kadar olan yüzeyselliği, absürtlük derecesinde komik sahneleri ve inatla kullanılan anlık korkutma klişelerini görmezden gelebilirseniz oldukça iyi bir 20 dakika sizi bekliyor olacak.

2005 Yapımı The Exorcism of Emily Rose filmiyle kariyerine korku filmi türünde iyi bir başlangıç yapan Scott Derrickson’ın son filmi Bizi Kötüden Koru (Deliver Us from Evil), yönetmenin ilk filminin ardından gerçekleştirdiği projelerde kendini gösteren başarısızlığın hala devam ettiğinin bir göstergesi olarak amaçladığı hiçbir şeye ulaşamayan bir yapım. Polis memuru Sarchie (Eric Bana) her zamanki görevini yerine getirerek yollarda adaleti sağlamaktadır. Biz dizi ihbar ve baskından sonra yürüttüğü soruşturmadaki olaylar ilginçleşmeye başlar. Tamamen materyalist bir bakış açısına sahip olan Sarchie bu olayları çok da önemsemese de olaya dahil olan bir rahiple (Édgar Ramírez) birlikte yaşananların, sandığından çok daha büyük bir şeye hizmet ettiğini fark eder. Oldukça başarılı ilk filminden sonra sürekli düşen bir grafik çizen Derrickson’ın bu son yapımı da maalesef hayal kırıklığı. Bunun en büyük sebebiyse belli bir konuya odaklanma cesaretini gösterememesi ve sırtını anlamsız bir şekilde anlık korkutma klişelerine yaslaması. Odaklanma cesaretinin gösterilemiyor olması film için öylesine büyük bir sorun ki kurguyu mahvetmenin ötesinde hikayeyi dahi zayıf bir konuma düşürüyor. Basit bir örnek vermek gerekirse film savaş sahneleriyle başlayıp polisiye ile devam edip sonunda çok alakasız bir şekilde şeytan çıkarmaya bağlanıyor. Ama en kötüsü, yönetmenin yaratıcılıktan zerre nasibini almamış sessiz bir sahnenin devamında gelen ani gürültü ile tüm filmi devam ettirme çabası içine girmesi. Bizi Kötüden Koru, yönetmenin tercihlerinden dolayı hikayesinde bazı zayıflamalara uğruyor ama bu oldukça güzel bir hikayenin kötü hale getirildiği anlamına gelmesin. Daha baştan itibaren tahmin edilebilirliğin zirvesinde dolaşması bir yana bazı sahnelerde önemli konular üzerine, artık saçmalığına güleceğiniz derecede yüzeysel ve içi boş söylemler bulunması filmi çekilmez kılıyor. Tüm olumsuzlukların arasından filmin ortalarında hikayeye dahil olan rahip yapımın ilk artısı. Édgar Ramírez’in oyunculuğuyla ve iyi irdelenmiş temeliyle rahip, filmi finaline kadar izlenebilir kılmayı başarıyor. Finaldeyse yönetmen tüm film boyunca devam eden başarısızlığının ardından bir anda beklenmedik bir şekilde en iyi yaptığı şeyi yapmaya karar veriyor ve  Bizi Kötüden Koru’nun içindeki tüm hikayelerin ötesinde inanılmaz başarılı yaklaşık 20 dakikalık çok çarpıcı bir şeytan çıkarma sahnesi sunuyor. Film vasat başlayıp orta seviye devam edip güzel bitiyor diyebiliriz fakat söylemek gereken son bir şey daha var ki bu da Bizi Kötüden Koru’yu orta seviye değil de başarısız bir yapım olmasının en büyük sebebi. O da hikayenin temelini oluşturan muhafazakar dini temel. Filmde adaleti polisler değil rahipler sağlıyor. Eğer yanınızda bir rahip varsa güvendesiniz aksi takdirde şeytan her an sizi ele geçirebilir. Hele hele filmin başında Sarchie’nin aptala anlatır gibi anlatılan kiliseye gitmemesi ve sürekli mutsuz, huzursuz olmasının ardından rahiple birlikte huzurlu bir hayata geçmesi filmi gülünç derecesinde saçma sahneleri barındırmasına sebep oluyor. Velhasıl Bizi Kötüden Koru kötü bir film, ama yönetmen çok kopuk da olsa gerçekten seyredilesi bir şeytan çıkarma sahnesi çekmeyi de başarmış. O yüzden eğer final sahnesine kadar olan yüzeyselliği, absürtlük derecesinde komik sahneleri ve inatla kullanılan anlık korkutma klişelerini görmezden gelebilirseniz oldukça iyi bir 20 dakika sizi bekliyor olacak.
Puan - 47 / 100

4.7

Final sahnesine kadar olan yüzeyselliği, absürtlük derecesinde komik sahneleri ve inatla kullanılan anlık korkutma klişelerini görmezden gelebilirseniz oldukça iyi bir 20 dakika sizi bekliyor olacak.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
5
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi