Türk sinemasının en genç yönetmenlerinden Doğa Can Anafarta’nın yönettiği dördüncü uzun metrajlı film olan Biz Size Döneriz, yönetmenin korku türünden sonra gençlik filmine geri dönüşü niteliği taşıyor. İlk filmi Mezuniyet’te gençlerden oluşan amatör oyuncu kadrosunu Aykut Oray, Engin Altan Düzyatan, İlker Ayrık, Haldun Boysan gibi isimlerle birleştiren bir gençlik dramasına imza atan yönetmen, daha sonra Mihrez: Cin Padişahı ve Alamet-i Kıyamet: Tarikat filmleriyle korku türüne yönelmişti. Yerli korku filmleri furyasının izlediği yoldan ziyade Hollywood’un modelini temel alan Anafarta, Can Evrenol ve Özgür Bakar gibi türde kendi tarzlarını yaratmanın peşinde olan isimler arasında yer alıyordu. Anafarta, yeni filmi Biz Size Döneriz ile bu sefer bir gençlik komedisiyle geri dönerken hem kendisinin en iyi filmine hem de Ömer Faruk Sorak’un Sınav’ından bu yana en kalburüstü yerli gençlik filmine imza atıyor. 2000 sonrasında Türk sinemasında gençlik filmlerine baktığımızda pek iç açıcı bir tabloyla karşılaşmadığımız aşikar. Bu filmlerin çoğunda bel altı esprilerden, cinsiyetçilikten ve çıplaklıktan medet umma durumu revaçtaydı. 30’lu yaşlardaki oyuncuları lise öğrencisi diye izleyicinin karşısına çıkaran Hababam Sınıfı’nın yeniden çevrimleri, çıplaklık üzerinden prim yapmaya çalışan Çılgın Dersane serisi, Amerikan gençlik filmlerinin kötü birer özentileri 18’ler Takımı, Ayakta Kal, Avanak Kuzenler gibi filmler tarafından ele geçirilen türdeki en kalıcı ve iyi örnek Ömer Faruk Sorak’ın Sınav’ı olmuştu. Geçtiğimiz yıl sosyal medya çılgınlığını gençlik filmi şablonuyla birleştiren Gönenç Uyanık imzalı Hesapta Aşk ise Sınav’dan sonra türün öne çıkan diğer filmi olmayı başarmıştı. Biz Size Döneriz: Sınav’dan Bu Yana Çekilen En İyi Yerli Gençlik Filmi Biz Size Döneriz’i diğer yerli gençlik filmlerinden ayıran özelliklerinden ilki ülkedeki işsizlik sorununu odak noktasına alması. Üniversite mezunlarının kapı kapı iş aradığı, hayata bir yerinden tutunmaya çalıştığı, bunun aile hayatına ve ilişkilere olumsuz şekilde yansıdığı günümüzü gerçekçi gözlemler ekseninde irdeleyen film, zekice mizahıyla ve göndermeleriyle tonunu çok iyi ayarlıyor. Filmin samimi karakterleri, sıcak öyküsü ve keyifle izlenen olay örgüsü izleyici üzerindeki ilgisini bir an olsun kaybetmezken, Yetkin Dikinciler’in dış ses anlatısı eşliğinde ilerleyen dinamik ve yenilikçi kurgusu ikinci ayırıcı özelliği oluyor. Doğa Can Anafarta özenli rejisiyle ve Vedat Ergin’le birlikte biçimsel olarak sürekli farklı şeyler denediği kurgusuyla baştan sona canlı renklerle dolu enerjik bir film tasarlamış. Böylelikle filmin karakterleri tanıtırken yarattığı çizgi roman geçişleri, flashback - flashforward kullanımlarıyla yakaladığı dinamizmi, detaylıca tasarlanmış sanat yönetimi, neon ışıklarla örülü sinematografisi ve müzikal ögelerle içli dışlı oluşu ortaya teknik açıdan canlı ve sorunsuz bir iş çıkmasını sağlıyor. Ödül töreni sahnesi yakın zamanda Oscar’da La La Land - Moonlight arasında yaşanan yanlış ödül skandalını anımsatarak gülümsetirken, Merve Özbey’in popüler Helal Ettim şarkısı eşliğinde evde yalnız başına dans eden ya da çığlık atıp duran erkek karakterleri şaşkınlık ve kahkaha sebebi. Hande Soral, Çağlar Ertuğrul, Bestemsu Özdemir, Fırat Albayram, Ceyda Kasabalı ve Tarık Ündüz’den oluşan genç oyuncu kadrosu kendilerine has özelliklere sahip olan karakterleriyle birbirlerini tamamlayarak bir bütün oluşturmayı başarıyorlar. Filmin sadece finalde Hande Soral’ın karakteri üzerinden gerçekleştirdiği durumun sahnenin gidişatı içerisinde çok hızlı geliştiğini, bu yüzden vermek istediği duyguyu seyirciye tam geçiremediğini söylemek mümkün. Baştan sona renkli bir tonu ve enerjik bir kurguyu benimsemiş olan filmle bu sahne arasında sanki bir doku uyuşmazlığı var gibi.…

Yazar Puanı

puan - 70%

70%

Biz Size Döneriz, üniversiteden mezun olan bir grup gencin işsizlik sorununu yerli türdeşleri arasında fark yaratan kurgusu, samimi oyuncu kadrosu ve zekice mizahıyla öne çıkaran, biçimsel özeniyle keyifle izlenen bir gençlik filmi.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
70

Türk sinemasının en genç yönetmenlerinden Doğa Can Anafarta’nın yönettiği dördüncü uzun metrajlı film olan Biz Size Döneriz, yönetmenin korku türünden sonra gençlik filmine geri dönüşü niteliği taşıyor. İlk filmi Mezuniyet’te gençlerden oluşan amatör oyuncu kadrosunu Aykut Oray, Engin Altan Düzyatan, İlker Ayrık, Haldun Boysan gibi isimlerle birleştiren bir gençlik dramasına imza atan yönetmen, daha sonra Mihrez: Cin Padişahı ve Alamet-i Kıyamet: Tarikat filmleriyle korku türüne yönelmişti. Yerli korku filmleri furyasının izlediği yoldan ziyade Hollywood’un modelini temel alan Anafarta, Can Evrenol ve Özgür Bakar gibi türde kendi tarzlarını yaratmanın peşinde olan isimler arasında yer alıyordu. Anafarta, yeni filmi Biz Size Döneriz ile bu sefer bir gençlik komedisiyle geri dönerken hem kendisinin en iyi filmine hem de Ömer Faruk Sorak’un Sınav’ından bu yana en kalburüstü yerli gençlik filmine imza atıyor.

2000 sonrasında Türk sinemasında gençlik filmlerine baktığımızda pek iç açıcı bir tabloyla karşılaşmadığımız aşikar. Bu filmlerin çoğunda bel altı esprilerden, cinsiyetçilikten ve çıplaklıktan medet umma durumu revaçtaydı. 30’lu yaşlardaki oyuncuları lise öğrencisi diye izleyicinin karşısına çıkaran Hababam Sınıfı’nın yeniden çevrimleri, çıplaklık üzerinden prim yapmaya çalışan Çılgın Dersane serisi, Amerikan gençlik filmlerinin kötü birer özentileri 18’ler Takımı, Ayakta Kal, Avanak Kuzenler gibi filmler tarafından ele geçirilen türdeki en kalıcı ve iyi örnek Ömer Faruk Sorak’ın Sınav’ı olmuştu. Geçtiğimiz yıl sosyal medya çılgınlığını gençlik filmi şablonuyla birleştiren Gönenç Uyanık imzalı Hesapta Aşk ise Sınav’dan sonra türün öne çıkan diğer filmi olmayı başarmıştı.

Biz Size Döneriz: Sınav’dan Bu Yana Çekilen En İyi Yerli Gençlik Filmi

Biz Size Döneriz’i diğer yerli gençlik filmlerinden ayıran özelliklerinden ilki ülkedeki işsizlik sorununu odak noktasına alması. Üniversite mezunlarının kapı kapı iş aradığı, hayata bir yerinden tutunmaya çalıştığı, bunun aile hayatına ve ilişkilere olumsuz şekilde yansıdığı günümüzü gerçekçi gözlemler ekseninde irdeleyen film, zekice mizahıyla ve göndermeleriyle tonunu çok iyi ayarlıyor. Filmin samimi karakterleri, sıcak öyküsü ve keyifle izlenen olay örgüsü izleyici üzerindeki ilgisini bir an olsun kaybetmezken, Yetkin Dikinciler’in dış ses anlatısı eşliğinde ilerleyen dinamik ve yenilikçi kurgusu ikinci ayırıcı özelliği oluyor.

Doğa Can Anafarta özenli rejisiyle ve Vedat Ergin’le birlikte biçimsel olarak sürekli farklı şeyler denediği kurgusuyla baştan sona canlı renklerle dolu enerjik bir film tasarlamış. Böylelikle filmin karakterleri tanıtırken yarattığı çizgi roman geçişleri, flashback – flashforward kullanımlarıyla yakaladığı dinamizmi, detaylıca tasarlanmış sanat yönetimi, neon ışıklarla örülü sinematografisi ve müzikal ögelerle içli dışlı oluşu ortaya teknik açıdan canlı ve sorunsuz bir iş çıkmasını sağlıyor. Ödül töreni sahnesi yakın zamanda Oscar’da La La Land – Moonlight arasında yaşanan yanlış ödül skandalını anımsatarak gülümsetirken, Merve Özbey’in popüler Helal Ettim şarkısı eşliğinde evde yalnız başına dans eden ya da çığlık atıp duran erkek karakterleri şaşkınlık ve kahkaha sebebi. Hande Soral, Çağlar Ertuğrul, Bestemsu Özdemir, Fırat Albayram, Ceyda Kasabalı ve Tarık Ündüz’den oluşan genç oyuncu kadrosu kendilerine has özelliklere sahip olan karakterleriyle birbirlerini tamamlayarak bir bütün oluşturmayı başarıyorlar. Filmin sadece finalde Hande Soral’ın karakteri üzerinden gerçekleştirdiği durumun sahnenin gidişatı içerisinde çok hızlı geliştiğini, bu yüzden vermek istediği duyguyu seyirciye tam geçiremediğini söylemek mümkün. Baştan sona renkli bir tonu ve enerjik bir kurguyu benimsemiş olan filmle bu sahne arasında sanki bir doku uyuşmazlığı var gibi. O da filmin yerli türevleri arasında başardıklarının yanında bir nevi nazar boncuğu olsun.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi