Hepimizin hayal gücünde, ünlü bir isimle sevişmenin nasıl olabileceğine, küçük bir yer ayrılmış durumdadır. Peki, ya vücut dublörü olsaydınız ve işiniz bu olsaydı?

İşiniz bu derken kastımız sevişmek değil, sevişiyor olduğunu canlandırmak. Laura Grady, hayatını vücut dublörü olarak böyle hayatını kazanıyor. Genellikle bu canlandırmalar da iki hafta civarı sürüyorlar. Ve elbette karşısında kendisi gibi vücut dublörleri oluyor bunu yaparken. Ve Laura ismini ilk defa duymuş olsanız da, aslında kendisini, en azından vücudunun bir kısmını illa görmüşsünüzdür.

Vulture‘da yer alan bir haberde Laura Grady  Robin Wright, Patricia Arquette, Marisa Tomei ve Helena Bonham Carter gibi isimlerin bedenlerinin yerini almak nasıl bir deneyimdi, ve neden kendisinin yaptığı mesleğe ihtiyaç duyuruluyor gibi konularda hepimize yeni şeyler öğretecek bilgiler paylaşıyor.

Laura Grady ‘nin mesleği bir filmde seks sahnelerinin yer almasına ve canlandıracağı oyuncunun kendisini canlandırması için, onay vermesine bağlı. “Çok harika vücutları olmadığından değil, hepsinin harika fizikleri var. Ama bazen kameraların bütün gün tepelerinde dolaşmaları için vakitleri yok. Yani illa oyuncu rahat hissedemediği için devreye girmiyorum” diyor. Daha sonra da kariyerinin en kayda değer anılarını paylaşıyor.

Slums of Beverly Hills (1998)
Marisa Tomei’ye dublörlük yaptı

“Marisa Tomei herhalde tanıştığım en tatlı kadındır, ve muhteşem de bir vücuda sahip. Yanılmıyorsam bir sahnede Natasha Lyonne’la beraber sütyen deniyordu. Yani az bir şey çıplaklık vardı. Ha bir de havlulu bir sahne vardı, duştan çıkıyordu. Fakat çekimler oldukça eğlenceliydi. Ve de kolay.” 

Fight Club (1999)
Helena Bonham Carter’a dublörlük yaptı

“Favorim açık ara Fight Club. Gerçekten harikaydı. Sette yapılacak o kadar çok iş vardı ki, sırf o yataktaki sahne iki hafta sürdü. Utanıp sıkılmak ne mümkün. Brad Pitt’in de bir vücut dublörü vardı, ve biz iki haftamızı David Fincher’la beraber sette yeşil bir ekranın önünde, sadece seks sahnelerini baştan canlandırarak geçirdik. Brad Pitt ve Helena Bonham Carter’ı gün içerisinde gördüm ama haliyle benim sahnelerimd yer almadılar. Yani Brad’le birebir temasa geçmem maalesef mümkün olmadı. David Fincher gerçekten de olağanüstü bir zeka. Bizimle o kadar uzun zaman ilgilendi ki. Nasıl görünüyor olduğumuz onu oldukça alakadar ediyordu. Ve tüm o sahneler- sanırım hayatım boyunca canlandırdığım en karmakarışık seks sahnesiydi. Oldukça da sertti. Herkesin her şeyi her yerdeydi- ben ve diğer dublörü kastediyorum. Fincher, sanki bir dansmışçasına bir kareografi yapmamızı istedi. Bize fikir verip ne istediğini anlatmak için “Şeker şerbetindeymişsiniz gibi’ veya ‘Suyun içinde dolanıyormuşçasına’ tarzında cümleler kuruyordu. Ve filmi izleyince de gerçekten de tarif ettiği şeyi görüyorsunuz.”

Bu arada Fight Club’ın seks sahnelerinin ne kadar karmaşık olduğunu önceden zaten bir nebze daha teknik kısmıyla sizlerle paylaşmıştık.

State of Play (2009)
Robin Wright’ın dublörlüğünü yaptı

“O filmde, ben yokum. Sadece karavanımda, role hazır bir biçimde oturdum, fakar sonra (Robin Wright) kendi sahnelerini yapmaya karar verdi. Arada bir olur bu. Bazen sadece belki ihtiyaç duyarlarsa diye bir vücut dublörü isterler, derken oyuncu kendini rahat hissedip ‘Yok, ben hallederim’ der. Ya da filmi riske atmamak için bir sahneyi değiştiriverirler. Tek hatırladığım, karavanımda oturup da gerçekten de Russell Crowe’la bir sahnem olacak mı diye düşünüp durmam. Yani, kim Russell Crowe’la bir sahne paylaşmak istemez ki?”

Coyote Ugly (2000)
Piper Perabo’ya dublörlük yaptı

“Coyote Ugly’de, seks sahnelerini başrol oyuncusu Adam Garcia’yla çektik. Biraz genç ve utangaç olduğunu anımsıyorum ama çok nazik bir insandı. Sahnenin yarısı ondan(Piper Perabo) yarısı benden oluşuyor. O kadar iyi yapılmış ki, aynı Fight Club’daki gibi, hakikaten bilemiyorum. Ben miyim, Helena mı, ikimiz birden mi? En ufak bir fikrim yok.”

Supernova (2000)
Robin Tunney’ye dublörlük yaptı

“Eğer ki Supernova’daki gibi bir vücut makyajınız olursa, o zaman işin eğlencesi kaçıyor. Makyajı çıkartınca ancak güne hazır oluyordum. Yeşil renkli falan olmayı ya da başka abuklukları sevmiyorum çünkü havaya girmek epey zorlaşıyor. Spesifik olarak bir sahne hatırlayamıyorum, çok uzun zaman önceydi. Robin Tunney uzaylılarla falandı galiba  ve onların da yarış arabaları mı vardı? Sadece sette yarış arabaları olduğunu anımsıyorum. Çok uzun bir çekimdi, üç hafta falan sürdü, ve Lou Diamond Phillips’le bir sahne vardı -kendisi oldukça cana yakın ve iyi bir insandı. Ben de ortalıkta çıplak dolanıyordum. Sanırım yarış arabalarında çıplak uyuyorlardı? Öyle bir şey olsa gerek.”

Human Nature (2001)
Patricia Arquette’e dublörlük yaptı

“Filmde hem çıplak bir kızı canlandırmışlığım hem de Patricia Arquette’in vücut dublörlüğünü yapmışlığım var. Michel Gondry’nin bir nebze David Fincher gibi olduğunu anımsıyorum, oldukça sanatçı ruhlu. Neyse bu ikisi en hassas sahnelerdi. Rhys Ifans’in oldukça utangaç olduğunu anımsıyorum. Oldukça eğlenceliydi- ne zaman başka vücut dublörleriyle çalışsam hep bir şeylere güleriz, sanki garsonluk yapıyormuş gibi. Ama aktörlerle çalıştığınızda, o kadar utangaç oluyorlar ki. Ve sanıyorlar ki, vücut dublörü olduğum için ve bu işi sürekli yaptığım için ben hiç utangaç değilim- şey, ama tabii ki biraz öyleyim.”

Crank (2006)
Amy Smart’s body double

“En eğlenceli anım, Crank’in setindeydi. Jason Statham bana kendimi o kadar rahat hissettirdi ki. Ne dediğini bile hatırlamıyorum, ama daha sonra eşimle paylaşmıştık-  çok şeker bir şey ‘Merak etme güzelim, bu iş bende’ tadında. Ye-anında ne aptal ne de çıplak hissettim.Ki tümüyle üst kısmımda kıyafet olmaması gerekiyordu ve dış çekimde bir sürü figüranla falan çalışacaktık. Ama içimden ‘Kötü bir gün sayılmaz. Üstümdekileri Jason Statham için çıkartıyorum. Bugün gene iyiyim’diyordum. Sonra Crank 2 için de bir telefon aldım, Amy Smart beni önermiş ve bunu çok tatlı buldum. Ama o sıra hamileydim ve pek olası değildi işi almam, ve çok üzülmüştüm. Ama hamile bir vücut dublörü olamıyorsunuz. Bu bir engel”

EuroTrip (2004)
Jessica Boehrs’in dublörlüğünü yaptı

“Eurotrip’te eşimle birlikte çalıştım! Beraber soyunduk. Bir kilisede seviştik. Bu sayede kendisinin de Amerikan Oyuncu Sendikası kartı oldu.”

Hazırlayan: Hazan Özturan

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi