Gallagherlar’la bahara tekrar hoşgeldiniz! Her sezon bizi yerden yere vuran, yeri geldiğinde gülmekten koltuklardan düşüren, yeri geldiğinde bilek kestiren bu şahane dizinin orijinalinden daha popüler olan Amerikan yapımı yeniden çevrim olan Shameless beşinci sezonuna ulaştı, nihayet. Artık aile üyelerini çok iyi tanıdığımız dizide eğlence ve dertler bitmiyor.

***Dikkat: Bu yazı, ciddi sayıda sürprizbozan içermektedir.***

Shameless genelde cüretkar ve eğlenceli sahneleriyle anılsa da şimdiye kadar geçen dört sezonda kalbimizi sökmeyi de ihmal etmedi. Dördüncü sezon da dram dozajının arttığı sezonlardan bir tanesiydi. Bu sezon; şimdiye kadar emniyet sübabı gibi herkes bir yerlere dağılsa onları toplayan, evin bütün sorumluluğunu taşıyan Fiona’nın odağında geçmişti. Fiona’nın dağılmasıyla ailenin sorumluluğunu üstlenme gereği duyan Lip’in yeni üniversite hayatıyla, büyüdüğü hayatın gerçekleri arasında sıkışıp kalmasına şahit olduk. İkisinin de geçirdiği değişimler sezonun temasını oluşturuyordu. Tabii ki Carl’ın büyük değişimi de birkaç sözü hak ediyor. En büyük gelişmeyi onun kaydettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Deb ve Carl’ın kendilerini keşfetmelerine de tanık olurken, sezonun sonuna doğru Ian’ın da garip dönüşü aileyi tekrar bir araya getirmişti. Son olarak Frank’in efsanevi tiradıyla sezona noktayı koymuştuk.

Beşinci sezon Gallagherlar için yeni bir bahar gibi başladı demek oldukça doğru olur. Yaz tatiliyle birlikte okuldan evine dönen Lip, şartlı tahliyesini minimum sorunla geçiren Fiona, büyümekten oldukça memnun Carl, ergenliğinin en sarsıcı dönemlerini yaşayan Deb ve tabii ki yepyeni karaciğeriyle Frank, Şikago yazında karşıladı bizi. Fiona’nın artık toparlanma sürecinde olduğu ve Lip’in de ayrı yaşamasına alışmış ailemiz, günlük hayatlarını da bir düzene oturtma çabası içerisindeler. Şimdiye kadar beş bölümü gösterilmiş olan beşinci sezonda, şartlı tahliyesini bitirmiş ve kendi hayatını sorgulamaya başlayan bir Fiona görüyoruz. Yüzüne karşı yapılan sert eleştirilerden sonra özeleştiri yapmaya başlamak üzere olduğunu tahmin etmek zor değil. Deb’in geçirdiği hızlı değişim, takıntılarıyla birleşince sert bir düşüşe sebep oluyor. Onun Fiona ile arasındaki gerginlik ise sonunda biraz yumuşuyor, tam da ihtiyacı olan anda. Kendisini dinleyecek birini bulan Deb, biraz olsun rahatlayabilecek gibi oluyor ama elbette o kadar kolay değil. Ama bu sezonda ortama en çok yabancılaşacak olan kişi, Lip gibi duruyor. Her dönüşünde yaşadığı soğuk duş etkisi kısa sürüyordu, fakat şimdi üniversiteye alışmış ve sevmeye başlamış, geleceğinin umudunu hissetmiş biri olarak büyüdüğü mahalle ona çok zor geliyor. Dizinin ilk bölümünden beri tanıdığımız Lip’ten eser yok artık. Mahallenin alışılmış hali ona yük gibi geliyor. Bir de üstüne yıkım işinde çalışması, somut ve bel ağrıtan bir yük oluyor. Shameless’ın sezon finaline doğru işlerin nasıl bir hale gireceği ve Lip’in duruma vereceği reaksiyon en merak uyandıran soruyu oluşturuyor bence.

Frank için ayrı bir paragraf açmak en doğrusu olacaktır. Yepyeni karaciğeriyle mutlu mesut yaşayan Frank, bu sezon girişimci yönünü ortaya koyuyor. Geçtiğimiz sezon Sheila ile evlenen Frank’in peşine, Monica’dan olmayan kızı Sammi’nin takılmasıyla ikinci bir aile çatışması çıkıyor. Sammi’nin kötü kız tavırlarıyla Sheila’yı çıldırtması, aralarındaki üvey anne-kız ilişkisini sert bir hale sokuyor. Tabii en çok çıldıran tarafın Frank olması hem Sammi’nin, hem de Sheila’nın yüzünde patlıyor. Bunun sonucunda Sheila muhteşem bir çıkış yapıyor!

Amerika’yı ve sistemini bazen laf arasında, bazense konuyu temelleştirerek eleştiren ve tiye alan Shameless, aslında her sezon bir konuya parmak basıyor. Geçtiğimiz sezon sağlık ve sigorta hakları üstüne sözlerini söyleyen dizide, bu sezon bir kelime üstüne inşa ediliyormuş gibi duruyor: Gentrification, diğer bir deyişle soylulaştırma. Dizide kentsel dönüşümün farklı bir versiyonuna tanık oluyoruz aslında. Emlak şirketleri tarafından ederinden çok fazlasına alınan evler yıkılıyor ve yerlerine “üst sınıf” insanların yaşayacağı “üst sınıf” konutlar inşa ediliyor. Sisteme karşı bir duruş olarak yaşayan Gallagher ailesinin devleti dolandırması, rutin gelirlerini oluşturuyor zaten. Dizide soylulaştırma kavramına dokunuyor olmaları; hem bakış açısı olarak, hem de tavır olarak nasıl bir yol izleneceği konusunda büyük merak uyandırıyor.

Shameless’ın beşinci sezonunun gidişatı konusunda fikir yürütmek zor. Şimdiye kadar hem eğlenceli olabilen hem de bizi hüzünlendirmeyi başarabilen bir halde ilerliyor. Ama sezon finalini düşünmeye hala zaman var, beşinci sezonu yarılamadık bile. Mevzu Gallagherlar olduğu zaman tamamen teslim olmaktan daha iyi bir seçenek olduğunu sanmıyorum. Artık birer ferdiymişiz gibi hissettiğimiz bu ailenin hayatına şahit olmaya her zaman devam etmek ümidiyle.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi