Beetlejuice, Michael Keaton’lı Batman filmleri ve Edward Scissorhands gibi imzasını attığı yapımlar ile yedinci sanatta kendine bir alan açmayı başaran Tim Burton, 2001 yılındaki başarısız Planet of the Apes yeniden çevriminden sonra Big Fish ile Burtonvari sulara geri dönmüş, masalsı anlatımıyla film izleyiciler tarafından oldukça beğenilmişti. Gotik atmosferin sürücü koltuğuna oturduğu filmleri ile tanınan yönetmenin sinemasından izler taşısa da eşsiz hikâyesine eşlik eden muhteşem sinematografisi ve soundtrackleri ile Big Fish, Tim Burton’ın filmografisinde farklı bir yere konumlanıyordu.

Burton’ın Sleepy Hollow, The Corpse Bride gibi filmlerinden Zemeckis’in Forrest Gump’ına, David Fincher’ın yönettiği The Curious Case of Benjamin Button’dan Martin Scorsese’nin masalsı Georges Méliès hikâyesine, Big Fish’in anlatısı ile ortak noktalar bulunabilecek pek çok popüler film mevcut. “Big Fish’i Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film” listesiyle ise Big Fish filmini sevenlere bahsi geçen filmler gibi popüler filmler ve dünya sinemasından farklı yapımlardan oluşan bir nebze alternatif bir seçki sunalım istedik. 

Big Fish’i Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film

The Adventures of Baron Munchausen

baron-filmloverss

Yönetmen: Terry Gilliam

Yıl: 1988

Her ne kadar doğrudan benzeştiklerini söyleyemesek de, Monty Python ekibi ile sinemaya adım atan Terry Gilliam ile Tim Burton’ın sinemaları arasında kesişen noktalar bulmak mümkün. Erken dönem Gilliam filmi Time Bandits ve yönetmenin geç dönem yapıtlarından The Imaginarium of Doctor Parnassus’u da ekleyebileceğimiz bu listeye Gilliam’ın filmografisinden bir film alınacaksa bu, 1988 yapımı The Adventures of Baron Munchausen olur. Gilliam’ın absürt sinemasına oldukça yakışan, fantastik ögelerle bezeli 18. yüzyıl Alman hikâyelerinden uyarlanan film, Baron Munchausen’ın yaşadığı maceraları anlatıyor. Bükülmüş tarihin arka fonunda birbirinden ilginç karakterlerin adım attığı fantastik ve mizahi öykü, Big Fish sevenleri direkt olarak kendine çekmeyi başaracaktır.

Arizona Dream

arizona-dream-gorsel-filmloverss

Yönetmen: Emir Kusturica

Yıl: 1992

Dünya sinemasından Hollywood’a gelip kendi tarzından ödün vermeyen sinemacılar denildiğinde akla gelecek isimlerden biri de Sırp yönetmen Emir Kusturica’dır. Do You Remember Dolly Bell?, When Father was Away on Business ve Time of the Gypsies sonrası ilk İngilizce filmini çeken Kusturica; Johnny Depp, Faye Dunaway, Jerry Lewis, Vincent Gallo, Lili Taylor gibi oyunculardan oluşan kadrosundan destek aldığı Arizona Dream ile Yeni Dünya’nın çok da alışık olmadığı bir filme imza atar. Balık sembolü etrafında dönen masalsı hikâyesi ve Balkan müziğinin usta ismi Goran Bregović’in muhteşem soundtrackleri ile gerek Kusturica filmlerinin hayranlarının gerekse başka diyarlara konuk olmayı seven hayalperestlerin izlemesi gereken harikulade bir film.

Pleasantville

pleasantville-filmloverss

Yönetmen: Gary Ross

Yıl: 1998

Big, Dave ve Lassie gibi filmlerin senaryosuna imza attıktan sonra 1998 yılında yine kendisinin yazdığı Pleasantville ile ilk uzun metraj deneyimini yaşayan Gary Ross, fantastik ve bir o kadar naif öyküsüyle izleyiciyi etkilemeyi başarır. David ve Jennifer’ın, ilgiyle izledikleri siyah-beyaz televizyon sit-comu Pleasantville’e geçişlerini ve burada yaşadıklarını anlatan film; kardeşlerin, gıpta ile baktığı fakat kazıdıkça altından “renksiz” ve “sıradan” bir Pleasantville evreni buldukları diyardaki tecrübelerini izleyicilere mesajını eksik etmeden aktarıyor. Tobey Maguire, Reese Witherspoon, Jeff Daniels, Joan Allen, William H. Macy gibi isimlerden oluşan kadrosuyla da dikkat çeken film, sıcak bir fantastik film arayanlar için birebir.

Spirited Away

spirited-away-filmloverss

Yönetmen: Hayao Miyazaki

Yıl: 2001

Big Fish filminin büyülü dünyasına dâhil olmaktan keyif duyan sinemaseverlerin çekinmeden filmlerini izleyebileceği bir sinemacı varsa o, Hayao Miyazaki’dir. Studio Ghibli çatısı altında animasyon türünün pek çok kilometre taşına imzasını atan Miyazaki’nin en büyük başyapıtlarından biri hiç şüphesiz Spirited Away’dir. Hayaletlerin, perilerin, ruhların diyarında dolanan Chihiro Ogino’nun hikâyesini takip ettiğimiz film, Miyazaki’nin hayal gücünün sınırları zorlayan dünyasında hayranlıkla tecrübe edilecek bir maceraya davet ediyor bizleri. Miyazaki’nin alametifarikası olmuş, izleyeni mest eden görsel dünyası da cabası.

Finding Neverland

finding-neverland-filmloverss

Yönetmen: Marc Forster

Yıl: 2004

Big Fish gibi masalsı hikâyelerden bahsediliyorsa edebiyatın en büyüleyici öykülerinden Peter Pan’in ortaya çıkış sürecini yine masalsı bir şekilde anlatan Finding Neverland’i anmamak olmaz. Monster’s Ball filmini yönettikten sonra Finding Neverland’i kotaran Marc Forster, yanına Johnny Depp, Kate Winslet, Dustin Hoffman gibi alarak bu sihirli hikâyeyi anlatmaya soyunuyor. Hayatının eserini yazmak adına yaşayan ve günlük hayatında en ufak bir ilhamın peşinden koşan J. M. Barrie’yi odağına alan film, Barrie’nin aradığı ilhamı tanıştığı bir aileden alarak hiç büyümek istemeyen çocukları yazacağı öyküyü oluşturma sürecini gönülleri ısıtan bir anlatı ile sunuyor.

Everything is Illuminated

everything-is-illuminated-filmloverss

Yönetmen: Liev Schreiber

Yıl: 2005

Modern Amerikan edebiyatının en çok okunan yazarlarından biri olan Jonathan Safran Foer’in biyografik özellikler taşıyan aynı adlı ilk romanından sinemaya uyarlanan Everything is Illuminated, ailesiyle alakalı bulabildiği her türlü eşyayı toplayan koleksiyoner Jonathan Safran Foer’in 2. Dünya Savaşı sırasında dedesinin hayatta kalmasına yardım eden kadını bulmak için Ukrayna’ya yaptığı geziyi konu alıyor. Hollywood’un ünlü oyuncularından Liev Schreiber’ın yazıp yönettiği, başrollerinde Elijah Wood ve Gogol Bordello’nun solisti Eugene Hutz’un yer aldığı film, Ukrayna kırsalını arkasına alan muhteşem sinematografisi, birbirinden ilginç karakterleri ve 2. Dünya Savaşı’nda yaşananlara farklı bakışıyla keyifli bir seyirlik sunuyor.

The Fall

the-fall-2006-filmloverss

Yönetmen: Tarsem Singh

Yıl: 2006

Bulgar yönetmen Zako Heskija’nın Yo-Ho-Ho filminden esinlenen The Fall’da, 1915’te bir film çekimi esnasında yaralanan Roy Walker isimli bir dublör ile kolunu kırdığı için hastanede bulunan 5 yaşındaki Alexandria’nın, bir hikaye üzerinden gelişen dostluğu anlatılır. CGI’ın gerekli gereksiz kullanılmaya başlandığı bir dönemde pratik efektlere sırtını yaslayarak sinema tarihinin en görkemli görsel şölenlerinden birine dönüşen The Fall, bir edebiyat türü olarak masalın sinemadaki birebir karşılığı olmayı başarıyor. İki farklı hikâye üzerinden ana karakterlerini anlatan film, sadece Tarsem Singh’in muazzam kamerası için bile izlenebilecek bir yapım.

Pan’s Labyrinth

pans-labyrinth-filmloverss

Yönetmen: Guillermo Del Toro

Yıl: 2006

İspanya’nın geçirdiği en karanlık günlerin gerçekçi ortamı ile fantastik dünyanın birleşimini sunan Pan’s Labyrinth, İspanya İç Savaşı sırasında annesi ile yüzbaşı olan üvey babasının yanına taşınan Ofelia’nın hikâyesini anlatıyor. Karanlık günlerin acı gerçekliğinden kaçışı esrarengiz labirentteki fantastik dünyada bulan Ofelia ile birlikte gerçekliğin fantezi ile karıştığı bu büyülü dünyaya şahit olur izleyici de. Kendine has sineması ile son yılların en yenilikçi sinemacılarından olan Meksikalı yönetmen Guillermo Del Toro’nun görsel dünya olarak kariyerinin zirvesini yaptığı Pan’s Labyrinth, Ofelia’nın başka bir dünyaya geçtiği labirenti ile kendi Alice Harikalar Dünyasında’sını yaratıyor.

Mr. Nobody

mr-nobody-filmloverss

Yönetmen: Jaco Van Dormael

Yıl: 2009

“Sonsuz olasılıklar arasından seçim yapmak zorunda kalmazsan ne olur?” sorusuna bir cevap niteliğinde olan Mr. Nobody, izleyiciyi hafızanın farklı duraklarına sürükleyen kurgusu, farklı olasılıklar üzerinden yürüyen hikâyesi ve sonsuz tercihler etrafında savrulan anlatısına uygun sinematografisi ile izleyicinin gözünü kırpmasına bile fırsat vermeyen bir film. Jared Leto, Sarah Polley, Diane Kruger gibi isimlerin başarılı performanslar ile eşlik ettiği büyük bütçeli deneysel film, masalsı bir anlatının yanı sıra hayal gücünün yansıtabileceklerinin sınırlarını zorlayan olay örgüsüyle kafa yormayı seven sinemaseverlerin izlemesi gereken bir yapım.

Life of Pi

life-of-pi-gorsel-filmloverss

Yönetmen: Ang Lee

Yıl: 2012

Ailesi ile birlikte bindiği geminin batması ile sonsuz Pasifik Okyanusu’nda bir Bengal kaplanı ile bir salda mahsur kalan Pi’nin hikâyesini anlatır Life of Pi. Pi Patel’in yetişkin versiyonunun anlatıcılığını üstlendiği hikâyenin Big Fish ile benzerliği sadece muazzam sinematografisi değildir. İki filmde de anlatılan hikâyenin gerçekliği muğlakta bırakılır. Big Fish’te bu muğlaklık filmin sonunda çözüme kavuşurken Life of Pi’de Pi Patel’in anlattığı hikâyenin Pi’nin ailesinin ölümü üzerine bir kaçış olarak uydurduğu bir masal mı yoksa gerçekten Pi’nin başından geçenler mi olduğu ise izleyiciye bırakılır. Bu film ile En İyi Yönetmen Oscar’ına ikinci defa ulaşan Ang Lee, yarattığı muhteşem görsel dünya ile bu ödülü hak ettiğini söyleyebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi