Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi, hangimiz sansür yemedik çılgınlar gibi ?

Onur Ünlü, Leyla ile Mecnun ve Ben de Özledim dizilerinin ardından kendisinin yazıp yönettiği Beş Kardeş ile ekranlara geri döndü fakat dizi yayınlanan 5 bölümünün ardından Haziran’da yayınlanmak üzere rafa kaldırıldı. Kanalın neden böyle bir karar verdiğini sorgulamadan önce gelin dizinin ilk 5 bölümünün genel havasına bir göz atalım.

Öncelikle Beş Kardeş, Leyla ile Mecnun ya da Ben de Özledim dizileri gibi absürt bir iş değil, bir mahalle dizisi. Leyla ile Mecnun’da da olduğu gibi mahallenin kokusunu, havasını hissedebiliyoruz. Onlarla beraber gülüp onlarla beraber hüzünlenebiliyoruz.

Beş Kardeş’in başlaması gayet uzun sürmüştü. Ben dizinin şahsen Ocak ayının başlarında başlamasını bekliyordum fakat bölüm sürelerinin uzatılması nedeniyle dizi Şubat ayının ortalarında başlayabildi. Sonuç olarak 2.5 saate yakın süren ilk bölümün ardından 1 saat 50 dakika civarlarında dolaşan bir 4 bölüm izledik. (‘Yerli diziler yersiz uzun’ denilirken bu kast edilmemişti galiba.) Bölümlerin bu denli uzun tutulmak zorunda olunması Leyla ile Mecnun’da bolca değinilen ‘klişe’ olayının az da olsa dizinin içinde yer almasına neden olmuş.

Dizinin konusunu özetleyecek olursak; anne ve babasını depremde kaybetmiş ve en büyük kardeş Sait’in diğer kardeşlerine hem annelik hem de babalık yaptığı 5 kardeşin dünyasını görüyoruz. Güne, bir Başeğmez ailesi ritüeli olarak Müslüm Baba’dan ‘Hangimiz Sevmedik Çılgınlar Gibi’ şarkısıyla uyanıyorlar. Ailede balıkçı, gazeteci, imam, güvenlik görevlisi ve de Aziz(!) var. Aziz’in mesleğini ben anlayamadım, o dayak yemekte bayağı bir usta. Bu kardeşlerin ortak bir özelliği var: Hiçbiri birbirine benzemiyor ve hepsi ufaktan çatlak!

Gelelim dizinin oyuncu kadrosuna. Dizinin oyuncu kadrosu bir festival filmi kadrosu gibi gerçekten, uzun zamandır bu kadar kaliteli oyunculardan oluşan bir dizi görmemiştik. Serkan Keskin, Fatih Artman, Nadir Sarıbacak, Tansu Biçer, Osman Sonant, Nihal Yalçın, Melisa Sözen, Serdar Orçin ve Ece Dizdar. Tabii ki böyle bir oyuncu kadrosuna sahip bir diziden çok başarılı oyunculuklar çıkacağını kestirmek güç değil. İlk dizi başrolünü oynayan Serkan Keskin, İsmail Abi’den sonra Başeğmez ailesinin abisi Sait karakterini yine hakkını vererek canlandırmış. Arada sırada İsmail Abi’yi hatırlatan çıkışları da insanın yüzünde buruk bir gülümseme bırakıyor. Ayrıca Sait’in Serdar Orçin’in canlandırdığı Kudret karakteriyle ilişkisi de gerçekten harika. Aynı kadına aşık iki adamın hem dert ortağı, hem de birbiriyle çekişme içinde olması ortaya Fahriye’nin ölüm haberi sonrası gördüğümüz sarılma sahnesi gibi çok güzel sahneler ortaya çıkarıyor.

Beş Kardeş’in en orijinal karakteri ise kesinlikle Nadir Sarıbacak’ın canlandırdığı Nazım karakteri. Saflığı, şaşkın anlarında donup kalması (gerçekten donup kalması), naifliği, duygusallığı… Her şeyiyle oldukça sevimli bir karakter ve Nadir Sarıbacak’tan şapka çıkarılacak bir performans. Bunların yanında Tansu Biçer’in imam rolündeki performansı, Köksal Engür’ün zaman zaman Aksakallı Dedevari çıkışları ve onun şantajcı bonus torunu da diziye tat katıyor. Osman Sonant’ın dizideki doğal komikliği ve ‘Yoo’ları insanı bolca güldürüyor. Son olarak dizide de geçtiği üzere Sait, Nazım, Turgut, Orhan, Aziz isimlerinin de edebiyatımızdaki büyük şair ve yazarların isimleri olması da senaryonun inceliğini gösterir nitelikte.

Peki senaryosuyla, havasıyla, oyuncularıyla başarılı bir grafik çizen Beş Kardeş’e neden ara verildi ? Öncelikle dizi, AB’ye seslenip, Total’e göz kırpıyor! İlk bölümü AB’de 5., Total’de 17. olurken bu grafik gittikçe aşağılara indi. Dizinin 5.bölümü AB’de 17, Total’de ise 31.ydi. Bunun sebeplerinden biri pazartesi günü Prime Time’da çok izlenen  Paramparça, Survivor ve Karadayı gibi programlar. Bu programlar uzun süredir yayında ve pazartesi günkü reyting pastasının büyük kısmını yiyor. Beş Kardeş’in sezon ortasında başlaması ise dizi için bir diğer eksiydi. Ancak Onur Ünlü’yü seven, takip eden benim de dahil olduğum genç kesimin diziyi genellikle internetten takip ettiği gerçeği de var. Leyla ile Mecnun gibi bir dizi bile fenomen olduğu zamanlarda reyting sırasında önlerde yer almıyordu.

Kanal, güçlü rakipleri olan Beş Kardeş’in gününü değiştirmek yerine ilginç bir strateji izleyerek dizinin haziran ayına ertelendiğini kara kuru bir posterle duyurdu ve nedeni hakkında bir açıklama yapmadı. Tabii bu durumda akla hemen dizinin sansür yemiş olma ihtimali geliyor. Dizide üstü kapalı ya da alenen yapılmış olan birçok gönderme var ve bunların adresi belli. Ayakkabı kutusunda gelen paralar, kaçak yapılmış çok katlı binalar ve bunları araştıran Nazım’ın haberinin patronlar tarafından sansür yemesi, evdekilerin ‘%50’sinin’ zor tutulması ve Aziz’in söylediği ‘kara para mı yoksa daha kötüsü AK para mı ?’ sözleri bu göndermelerden birkaçı. Bu göndermeler birilerinin dikkatini mi çekti yoksa daha da kötüsü oto sansür mü yedi, bunu bilmiyoruz. Tek bildiğimiz dizinin ertelendiği ve bizim Beş Kardeş’ten mahrum bırakıldığımız.

Açıkçası dizinin devam etmesi zor bir ihtimal gibi duruyor. Haziran ayında dizinin muhtemelen hazır olan birkaç bölümünün yayınlanmasının ardından ekranlara veda etmesi daha olası bir durum gibi görünüyor. Hem Serkan Keskin’in bir röportajında söylediği üzere Onur Ünlü’nün yaz aylarında hayata geçirmeyi düşündüğü bir film projesi olması, hem seçim sonrası oluşacak havanın ne olacağının belli olmaması, son olarak da 5 bölüm süren bir işin aylar süren ara sonrasında unutulma ihtimali dizinin devam etmesini zorlaştıran etmenler. Bakalım dizi, Haziran ayında kaldığı yerden devam edebilecek mi ?

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi