Çok özlediğimiz Kireçburnu’nu görme fırsatı bulduğumuz Beş Kardeş’in sekizinci bölümünde Başeğmez kardeşler, kaybolan anne yadigarı yüzüğün peşinde yine maceradan maceraya koştu. 

***Bu yazı Beş Kardeş’in 8. bölümüyle ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Beş Kardeş’in sekizinci bölümü, alışık olmadığımız şekilde saat 22.30’da başladı. İlk yedi bölümü prime time kabul edilen 20.00’da yayınlanmış olan dizideki bu saat değişikliği, akıllara hemen dizinin reytinglerde yaşadığı sıkıntıları getirdi. Malum dizilerin gününde ve saatinde değişiklik yapılması, işlerin pek iyi gitmediğinin göstergesidir.

Dizinin yedinci bölümü, AB’de 24. sırada yer alırken Total’de ise 36. olabildi. Bu reytingler, dizinin altıncı bölümüyle karşılaştırıldığında Total’de aynı sırada kalırken AB’de on sıra kadar gerilediğini gösteriyor. Yani saat değişikliğinin sebebi muhtemelen buna dayanıyor. Öte yandan şu anda dizinin iptali gibi bir durum söz konusu değil, kanalla yapılan 13 bölümlük bir anlaşma var, ancak yeni bir 13 bölüm için henüz herhangi bir anlaşma yapılmadığını da belirtelim. Bu arada dizinin sekizinci bölümü; AB’de 19, Total’de 31. sırada yer alarak geçen haftaya göre sıralamalarda ufak bir yükselme gösteriyor.

Beş Kardeş 8. Bölüm: Kardeşler, Anne Yadigarının Peşinde!

Yedinci bölümde en küçük kardeş Aziz’i hapisten kurtarmak için oradan oraya koşan ve sonuçta dolaylı yoldan da olsa Aziz’i kurtarmayı başaran Başeğmez kardeşleri sekizinci bölümde iftar masasında mutlu mesut oruçlarını açarken bulduk. Ancak Sait’in; yalancı şahitlik yapmayan Metin’e parayı, Canan’ın verdiğini fark etmesi ile birlikte bu mutluluk pek uzun sürmedi. Bu fark ediş, sanki biraz kolay oldu ve daha sonra aniden ortaya bir anne yadigarı yüzük çıkıverdi. Bu kısım bizlere, olayları hızlandırmak için senaryoya eklenmiş gibi göründü. Tabii burada, bir buçuk saatlik bir komedi dizisini hem yazıp hem de yöneten Onur Ünlü’yü de biraz mazur görmek gerekiyor. Sonuç olarak karşımızda, Başeğmez kardeşlerin anne yadigarının peşinde koştuğu ‘hırsızlık’ temalı bir bölüm vardı. Konu hırsızlık olunca yedi bölüm boyunca gördüğümüz hırsız göndermelerini bu bölümde de görmemiz kaçınılmazdı.

Kaybolan yüzüğün dönüp dolaşıp en sonunda Birol’a dönmesi de yine ilginç bir ayrıntıydı. Herhalde burada da tesadüf ve kader kelimelerinin öne çıktığını söyleyebiliriz. Bölüm boyunca acıların çocuğu modunda olan Birol, bu bölümün yıldızıydı ve bölümün sonunda yüzüğü bulmasıyla o da, biz de rahata erdik.

Öte yandan Orhan’ın huysuzlukları da artarak devam ediyor. İlk beş bölümde daha çok saflığıyla ön plana çıkan Orhan’ın son üç bölümdür daha çok salaklığı ve alınganlığı ön planda. Kendisini değersiz hisseden Orhan’ın itirazları da sanki bu yüzden. Neredeyse her bölümde Nazım ile bir tartışma içine giren Orhan’ın Nazım ile ilişkisi, Türkiye’deki aydın kesim ile halk arasındaki uçurumun da bir tezahürü gibi.

Dizinin son kısmında ise Başeğmez kardeşleri bir yerlere koşarken ya da bir şeylerden kaçarken gördük. Bu koşuşturma, bize dizinin gelecek bölümleri hakkında bazı ipuçları verirken bu sırada yol, Kireçburnu’na çıktı. Daha Aziz sokağın köşesini dönerken “acaba?” dedik ve daha sonra Erdal Bakkal’ı görünce burasının Kireçburnu olduğunundan emin olduk. O kısacık sahne bile bizlere Leyla ile Mecnun’u ne kadar çok özlediğimizi hatırlattı. Leyla ile Mecnun, bir yara olarak her zaman kalbimizde kalacak.

Gelecek hafta dokuzuncu bölümü yayınlanacak olan Beş Kardeş’in sekizinci bölümüne aşağıdan ulaşabilirsiniz, iyi seyirler.

*Paylaştığımız video (Beş Kardeş 8. Bölüm), Beş Kardeş’in resmi Youtube sayfasından alınmıştır. Beş Kardeş’in resmi Youtube sayfası için tıklayınız.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi