Osman Seden tarafından yazılan ve yönetilen 1963 yılı yapımı Beni Osman Öldürdü filmi, esrarengiz olayların ışığında ilerleyen gizem ve komedi dolu bir insan yapısı filmidir. Filmin başrollerinde Türkan Şoray ve İzzet Günay yer alırken ikiliye filmde Efkan Efekan, Ahmet Tarık Tekçe, Öztürk Serengil, Hulusi Kentmen, Hüseyin Peyda, Sadettin Erbil, Vahi Öz, Muhterem Nur, Atilla Yelkenci, Sunay Uslu ve Leman Akçatepe eşlik etmektedir. Filmde zengin bir babayı balığa yolcu eden aile fertlerinin aşırılığı ile izleyici karşılanmaktadır. Vahap Çokbey balık avına çıkmaktadır ve onu oğulları, kardeşleri, yeğenleri, iş arkadaşları daha doğrusu hayatına ve mirasına değen herkes uğurlamaktadır. Bu uğurlama sahnesinin parlaklığı içerisinde izleyici gözleri tam olarak kişileri seçemese de büyük bir kuru kalabalığın varlığını sezinler. Vahap Bey balık avına uğurlandıktan sonra bir anlatıcı bir daha konuşmamak üzere söz alır ve bu dış ses Vahap Bey’in direkt olarak öldüğünü dile getirmese de onun artık yok olduğunu, varlığının bir ispatının olmadığını söyler. Bu sahne ile filmin ana mekanı olacak olan konağa izleyici giriş yapar ve bu konak içerisinde filmin karakterlerini, kuru kalabalığını tanımaya başlar. Vahap Bey’in ölüm haberinden sonra onun vasiyetini okumak; varisleri bilgilendirmek için Vahap Bey’in avukatı ve avukatın yardımcısı konağa gelmiştir. Avukatın yardımcısı Türkan (Türkan Şoray) filme bir giriş kazandırmak için vasiyeti okumaya başlar ve vasiyet ile adım adım izleyici bir karakter tanıtımına dahil edilir. Bir cinayet romanı edası ile her bir karakterin özünün yansıtılması filmin ruhunu da oluşturmaktadır. Vahap Bey vasiyetini yazarken karakterlerin isimlerini, akrabalık derecesini ve onların iyi yönleri ile kötü yönlerini kaleme almıştır. Türkan’ın sesi ile hayat bulan bu sözcükler filmin ahalisini oluşturur ve kimsenin bilmediği Vahap Bey’in gizli oğlu Osman’ı (İzzet Günay) açığa çıkarır.

Vahap Bey’in oğlu olan Osman, babası ile yıllar sonra tanışmış olan ve Vahap Bey’in gizlice kendi nüfusuna geçirdiği oğludur. Osman kendi halinde yaşamını sürdürmeye çabalayan bir şofördür ancak Vahap Bey bütün mirasını ona bırakmıştır. Oğullarının ve bütün akrabalarının amaçlarını bilen Vahap Bey, onların birer hırsız mirasyedi olduğunu vasiyetinde beyan ederken Osman’ı da överek varisi olarak belirlediğini söyler. Osman her şeyi ile mükemmel olmaya yakın olsa da ‘tavukları beslemek’ diye nitelendirilen çapkınlığının kurbanı olmaya çok yakındır. Vahap Bey’in vasiyetinin okunması bitince konak içerisinde erkekler ve kadınlar üzerinden bir ayrım yaşanır. Erkekler yeni ‘aile reisini’ öldürmek üzere planlar yaparken; evin kadınları Osman’ın çapkınlığını kendi çıkarları için kullanmaya hazırlanırlar. Türkan, Osman’ın yaşadığı semte gidip zorlanarak da olsa Osman’ı konağa getirince filmin artık karakter şekillenmesi biter ve böylelikle giriş gelişmesinden sonra gelen asıl gelişme kısmı kendini gösterir. Konak ahalisi Osman için olan farklı farklı planlarını devreye sokmaya çabalarken bir anda ev içerisinde cinayetler baş göstermeye başlar ve ölen her genç kadının cesedinin yanında ‘beni Osman öldürdü’ yazan bir yazı filmin içerisinde bir gizem sisi olarak yayılmaya başlar.

Beni Osman Öldürdü: Muazzam Bir Asilik Örneği

beni-osman-oldurdu-afis

Osman Seden imzalı film ana hatları ile bu şekilde oluşturulmuş bir film olurken, sinema içerisinde çok farklı noktalardan yorumlanacak ve incelenecek olguları içerisinde barındırmaktadır. İlk olarak Beni Osman Öldürdü filminin başlangıcı bir boyut atlayışını içerisinde barındıran devrimci bir harekettir. Filmin başında Öztürk Serengil bir yıl sonra plağını çıkaracağı ‘Abidik Gubidik Twist’ şarkısını söyler ve dans eder. Bu performans ile Seden, filmin tüm gizemli havasının aslında bir komedi için olduğuna sanki izleyiciyi ikna etmeye çabalar ama aynı zamanda da Serengil’in performansından hareketle sinemanın izleyici ile arasında olan duvarını yıkmaya çabalar. Bu performanstan sonra Serengil’i izlemeye gelmiş gibi gözüken Türkan Şoray, İzzet Günay ve Efkan Efekan kamerada görünür. Efkan Efekan rol arkadaşlarını ve filmi tanıtmaya başlar ve daha sonra kamera filme çevrilir. Bir performans sonrası tanıtım ile başlayan film aslında bir performans ruhunu taşımaktadır. Daha önce de bahsettiğim gibi bir karakter tanıtımının yapılması ile bu filme giriş sekansının birlikteliği, filmin beyazperde soğukluğunu kırmaya çabalayan asiliği olarak görülebilir. Seden bu tiyatrovari giriş ile izleyiciyi filmin merkezine almıştır ve belki de filmi zamanının ötesinde konumlandırmıştır diyebiliriz.

Film izleyici ile arasında olan duvarı bugün algıladığımız perspektifte yıkıyor olmasa da filmin başındaki oyuncu gerçekliğinin temellendirilmiş olması ve bir performans seçkisinde yerini alıyor olması klasik sinema algısı içerisinde Beni Osman Öldürdü’yü 60’lardaki bir asilik yapı taşı olarak görebiliriz. Bu sinema dünyası ve realite algısı üzerinde oynanmasından sonra Seden senaryo bazlı bazı devrimsel hareketler içerisinde de yer alıyor. İlk başta, filmi ilk kez izleyen izleyicinin yakalamayacağı ancak belki tekrar izlemenin getirdiği hakimiyet ile görebileceği bir zaman algısı mevcut filmde. Filmde izleyicinin bildiği bir gerçek vardır ki o da katil Osman değildir. Osman Türkan’a aşık olmuş ama hala çapkınlığı ile kendi bedenindeki ateşin kulu olan bir adamdır. Ancak katil, maske ile dolaşan gizemli bir bireydir. Bu gizemli bireyin hareketleri, cinayetlerin işleniş anları ve zamansallıkları ilk başta düz bir akış içerisinde gibi gelebilir izleyiciye ancak zamansal bir düzlükte sahneler incelenirse çoğu yerde Seden’in bir oyuncağı olan çocuk olduğu; asiliğini var oluşun öznelerinde yücelttiği görülebilir. Var oluşun iki temel yapı taşı olan zaman ve mekan kavramlarını filminde değişken bir özne olarak kullanan yönetmen, filmin çoğunun geçtiği konağı bir labirent olarak izleyici karşısına çıkarıyor. Odaların birer kovalamaca alanı olduğu filmde konak büyük bir gizem atmosferi yaratmak için yönetmenin elinde biçilmiş kaftana dönüşmüş. Bununla beraber daha önce de bahsettiğim gibi cinayet sonrası konuşan tanıkların anlattıkları üzerinden bakıldığında filmin bazı sahnelerde bir adım geri bir adım ileri şeklinde ilerlediği göze çarpıyor. Bu varlığın iki düzlemi ile oynanan oyunla beraber Beni Osman Öldürdü komedi filminin katmanlı bir yapıda nasıl muazzamlaştırıldığını ispatlıyor.

Seden filmin yapısal olguları ile asi bir şekilde oynarken filmin öznelerin gözündeki yerini daha da kıymetli bir hale getiriyor ancak tüm bu asilik içerisinde aranan başka bir savaş alanı maalesef izleyici tarafından bulunamıyor. Yapısal alanda ve düşünsel kısımlarda devrimsel noktaları olan Beni Osman Öldürdü maalesef karakter tartısı içerisinde bir kıvılcım yaratamıyor. 60’lar toplumu içerisinde yaratmış olduğu düzen temsilinin ne kadar gerçekçi veya ne kadar devrimci olduğunu zamanın toplumsal değerleri üzerinden yorumlamak gerekiyor. Ancak sinemanın zamansızlığı içerisinde filme şu anın gözünden bakıldığında özellikle kadın cinselliği ve bedeni büyük bir sorun yaratıyor. Filmde Osman konağa geldiği anda evdeki bütün bekar kadınlar onu elde etmek için kolları sıvıyor. Bu elde etmenin tek yöntemi olarak ise kadınlar cinselliklerini kullanıyor. Kadınların Türkan karakteri ile başlayan femme fatale duruşu sadece kağıt üzerinde kalan bir temsile dönüşüyor ve maalesef toplumun cezbedilmesi üzerine gidilen çıplaklık ve ön sevişme filmin verilmeye çabalanan kadın duruşunu derinden ve kötü bir yönde etkiliyor. Ayrıca filmde çift olarak lanse edilen heteroseksüel birliktelikler bir ikili yapı halinde izleyici karşısına çıkıyor. Bu yapılardan bir taraf çiftlerin evli olmayışı. Evlilik üzerinden hiçbir birlikteliğin olmaması ama aynı zamanda aile denilen kurumun oluşturulmuş olması filmin asilik kısmında büyük bir yer alacak etmenlerden biri olduğu düşünülebilirken, kadınların her daim Osman ile miras için de olsa evlenmek istemesi yeniden başlangıç noktasına yani kadın üzerinden yapılandırılan aile kurumuna ve evlilik isteğinin kadının şeytani tarafının bir kelepçesi olduğuna gönderme yapıyor. Aile kavramını toplumsal normlardan çekip almaya çabalayan Seden, bir yandan maalesef bugünün gözleri ile bakıldığında cinsiyetçilik çığının altında uyuyakalıyor ve özellikle ‘tavukları beslemek’ söylemi ile eril düzen içerisindeki erkeklik kabusunu affedilmeyecek bir şekilde kullandıkça kullanıyor.

Bir Tiyatro Sahnesinde Koşuşturan Osman

beni-osman-oldurdu

Yukarıda da bahsettiğim gibi Osman Seden bir sinema filmi içerisinde duvarı yıkarak sanatlar arası bir köprü kurmanın devrimsel yaklaşımını ortaya çıkarıyor. John Cassavetes imzalı 1977 yılı yapımı Opening Night filminde izleyicinin gözleri önünde büyük bir duvarın yıkılması ve bu yıkıntılar içerisinde perdenin ve sahnenin şeffaflaşmasından önce Beni Osman Öldürdü adlı filmde bu karmaşanın ayak sesleri de bir bakıma duyuluyor. Açılış sekansındaki o inanılmaz kırılma ile beraber oyuncular kendilerini tanıtıyor ve filmin hayal dünyasındaki gerçeklik illüzyonunu yaratmasına engel oluyorlar. Bu engel ile beraber sanki tiyatro sonunda izleyicinin selam vermesi gibi filmde de oyuncular karakterlerinin dışına çıkıyor ve gerçekliklerini kazanıyorlar, ki filmde Türkan ve Efkan karakterlerinin oyuncular ile aynı ismi taşıması gerçekliği perçinliyor. Bu tiyatro esintisi ile başlayan film aynı zamanda yeniden mekan olgusuna dönecek olursak, çoğu zaman sadece tek bir açı ile çekilerek tiyatro sahnesine bakan izleyicinin görme alanını sinemaya taşıyor. Mekansal olarak bir noktadan gelen ışığın kullanıldığı ve sahnenin yaratacağı akışkanlık ile beraber sahnelerin birbirini takip ettiği film, gizemli bir yolculuk içerisinde komedi unsurlarını harmanlayarak muazzam bir bütünlük yakalıyor. Bu bütünlük içerisinde ise hem aykırılığı ile hem de görsel olarak kudreti ile diğer sahnelerden ayrılan bir sahne var. Türkan’ın evinde saklanmaya başlayan Osman’ı aramak için Türkan’ın evine komiser (Hulusi Kentmen) birkaç polis ile baskın yapar. Bu baskında yakalanmamak için Osman pencereden dışarı çıkar ve apartmanın pervazına tırmanır. Bu sahneyi takip eden sahnelerde ve en son olarak Osman ile Türkan’ın plan yaptığı sahnede kamera pencerenin dışarısında durarak havada süzülen bir bakış yaratır. Bu sahnenin perspektif olarak muazzamlığı ise yeniden filmi sinemanın dünyasından çıkararak tiyatronun dekoratif iki boyutluluğuna geçirir.

Oyunculukların zaman zaman Türk filmlerinin bunaltan tekrarları ile şekillenmesini göz ardı edersek, gayet zengin ve başarılı bir kadroya sahip olan 63 yapımı komedi filmi, büyük bir karmaşa içerisinde izleyicisinin dikkatini kaybetmeden başarılı bir şekilde yol alabiliyor. Siyah beyaz dünya içerisinde farklı duyguları yakalamaya çabalayan Seden, filmi yazının da odak noktasında olan performansvari bir atmosfer ile süslüyor. Oyuncuların aşırılı duyguları ve eylemlerinin içerisinde romantizminde bir kabare ritmi ile ilerliyor olması izleyiciyi bunaltan bir etmen olmasının dışında eğlendiren tınıyı yakalıyor. Repliklerin ve hareketlerin uç noktalarda yer alması ile beraber durum komedisi yaratmaya çabalamayan Seden, Beni Osman Öldürdü ile izleyicisini gizemli bir yolculukta hikaye komedisine davet ediyor. Sonunda izleyicinin zihinlerinde oluşturulan ters köşe ile beraber masalın mutlu sona ihtiyacı var fikri, Amerikanvari bir şekilde sadece ana karakterleri etkilemiyor ve komedi bir anda kendini perdenin kapanmasının kırmızı kollarına bırakıyor. Eğer siz de zaman yolculuğunda kendine has sesi olan filmleri keşfetmek isterseniz Beni Osman Öldürdü kesinlikle yapacağınız listenizde olmalı ama unutmadan filmi izlemek isteyenler için küçük bir uyarı yapmam gerekecek olursa; Serengil’in performansı günlerce zihninizden ve dilinizden çıkmayacak, hazırlıklı olun!

Yönetmen: Osman F. Seden

Senarist: Osman F. Seden

Yapımcı: Osman F. Seden

Müzik: Fecri Ebcioğlu

Görüntü Yönetmeni: Kenan Kurt

Stüdyo: Kemal Film

Yapım Yılı: 1963

Oyuncular: Türkan Şoray, İzzet Günay, Efkan Efekan, Ahmet Tarık Tekçe, Öztürk Serengil, Hulusi Kentmen, Hüseyin Peyda, Sadettin Erbil, Vahi Öz, Muhterem Nur, Atilla Yelkenci, Sunay Uslu, Leman Akçatepe

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi